Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı yeni kararnameyle Bursa’nın üniversitesine bugün yeni rektör ataması yapıldı. Görevlendirme, ülkenin başlıca gündemiyle ortak özellik taşıyan kentten oldu.
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin rektör yardımcılarından Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Teknik Üniversitesi’nin Rektör’lük görevine getirildi.
Kendisine ulaştığımızda;
Çağlar, 26 Aralık’ta saat 11:00’de düzenlenecek bir buluşmayla yeni görevini devralacağını ve nezaketen bu programdan sonra açıklama yapacağını ifade ediyordu.
Bursa’nın medyası ve sivil toplum örgütlenmeleriyle dinamik bir kent olduğunu dikkate alırsak, Çağlar’ın sağlayacağı sinerji, önem taşıyor.
İnşaat mühendisliği ve akademisyenliğiyle;
Çağlar’ın, betonarme yapılar, yapı mekaniği, deprem ve depreme dayanıklı yapı tasarımı ve mevcut yapıların deprem performansına odaklandığı ve ihtisaslaştığı dikkati çekiyor.
Marmara Depremi’nin üzüntüsünün yaşandığı ve sonrasına yönelik deneyime sahip Sakarya’da, bilimin eğitimsel kurumunda akademik yöneticilikte bulunan Çağlar, çalışmaları ve makaleleriyle de biliniyor.
Sakarya’da;
Deprem olasılığı ve riskine karşı, yapı stoku ve güvencesi açısından tespitler ve uyarılara yer veren açıklamalarıyla öne çıktığı görülüyor.
Bursa için…
Deprem riski ve önlemi, öncelik taşıyor ve bu doğrultuda imar ve planlama ile kentsel dönüşüm gündemi işliyor.
Böyle derken…
Farklı tartışmaların ortaya atıldığını ve farklı beklentilerin sürdüğünü belirtelim, ama belediyecilikte son yıllarda gerçekçi dönüşüm projelerinin uygulamalarına not düşelim.
Elbette ki…
Yeni Rektör’ün ajandasında;
Her açıdan…
Bursa Teknik Üniversitesi’nce, isminin ve konumunun hakkını verebilecek yeni adımların sürebilmesi, koşulların sağlanması, yeni yönetim dönemiyle de önem taşıyacaktır, izlenecektir.
Bazı çevreler tarafından;
Üniversitenin, farklı tartışma mecralarına çekildiğini ve haricen dizayn edilmek istendiği, çok konuşuluyordu.
Çağlar’ın, kampüsün iyileştirilmesi ve geliştirilmesi açısından, eski rektörden belirli bir altyapı, proje envanteri devralmış olacaktır.
Ayrıca…
Yıldırım Belediyesi’nin, ilçenin kimliği ve niteliği açısından üniversiteyle doğrudan etkileşim içerisinde olduğunu, çevresel doku iyileştirmesi ve gelişimi açısından da, çalışmaları sürdürüğünü ifade edelim.
Kentsel sanayi kimliği ve kentsel toplumla farklı etkileşim açısından, Bursa Teknik Üniversitesi’nin kendisine münhasır özel durumu var.
Bu nedenle;
Bursa Uludağ Üniversitesi’yle yarış ve rekabet içerisine itebilecek bir düşünce de, salt doğru olmayacaktır.
Beklenti büyük!
Bursa Teknik Üniversitesi’nde rektörlük görevi biten Prof. Dr. Arif Karademir’in, son ayları farklı mücadele ve dik duruşlarla geçirdiğini de anımsatalım.
Parantez açarsak…
Üniversitelerin ‘Bacasız Sanayi’ gibi görülme anlayışı, Bursa Teknik Üniversitesi için merkez dışına kampüs düşüncesiyle gündemde tutulmaya çalışıldı.
Kurum dışı olarak;
Kestel ortaya atıldı.
…Ve!
Bursa Teknik Üniversitesi’nce, onmilyonlarla ifade edilen kamulaştırma gideri sağlandı.
Vazgeçilince;
Üniversite, paraları verdiğiyle kaldı.
Bursa olarak;
Deprem ve farklı alanlarda, hem yerel gündem hem ulusal gündemle bir ‘Teknik’ üniversiteye sahip olduğunu hissetmesi ve hissettirmesi gerektiğini de, özellikle vurgulayalım.
Geçen yıl…
Bursa Teknik Üniversitesi’nde;
Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Beyhan Bayhan’ın, Cumhurbaşkanlığı Bilim Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu’nun himayesinde, ‘Deprem Teknolojileri Çalışma Grubu Başkanı’ olarak atanmasıyla gündeme gelmişti.
Böyle derken…
Deprem ve deprem riski gündeminin, daha teknik ve derin, bilimsel yeni çalışma uygulamalarıyla Bursa’da iyice öne çıkması gerektiğini düşünüyoruz.
Zira…
Akademik meslek odalarının açıklamaları ve ortaya konulan fotoğraf, ‘üniversite’ ve ‘bilim’ odaklı bir tamamlayıcığın gerektiğini gösteriyor.
Son sözümüz…
Bursa Uludağ Üniversitesi de, Bursa Teknik Üniversitesi de, kendilerine münhasır konumlarıyla önemli, özel yer tuyor ve kentsel refleksle güçlü bir şekilde de sahip çıkılması gerekiyor.