Türkiye’de, özellikle sol dünya ve siyaset görüşüne sahip olanların örnek gösterdiği Eskişehir’e, ‘Türkiye’deki Avrupa’ yakıştırması yapılıyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa Gastronomi Festivali, yarım milyonu konuk ederken, aynı günlerde merkeziyle 600 bin nüfuslu Eskişehir’deydik.

Bursa’ya da örnek olarak…

Sıklıkla söz edilen;

Eskişehir’in algısının güçlü, ama olgusunun zayıf bir kent olduğunu özellikle ifade edelim.

Vaktiyle;

‘Açık Öğretim’ yöntemine dayalı üniversitesine 81 ilden para yağmasaydı, Anadolu Üniversitesi de bugünkü gibi olamazdı.

Dahası…

Üniversite olmasaydı;

Sosyal hayat ve kente şekil veren bir dönüşüm de olmazdı, tüm bunlarla beraber, bugünlerin düzeyine gelindi.

Bursa’da;

Tarihi, doğal ve kültürel bir Osmanlı kentinden dönüştürülen 3 milyonluk bir kent merkezinde, trafikten yakınılıyor.

Velakin…

Eskişehir’de;

Trafik büyük sorun ve çarpık yapılaşmış bir kent gibi de, dikey yollar, yatay yollar nedeniyle kesiliyor.

Yüksek Hızlı Tren’le Ankara’ya aktarma meselesi olmasa, zaten sınırlı bir otopark rezervi de olmayacak.

Çarşı denilince…

Yayalaştırılan;

Hamamyolu Caddesi’nin özel bir yeri vardı, ama son gittiğimizde, Mahmutpaşa’ya döndüğünü gördük.

Elbette ki…

O yol boyunca;

Belediye tarafından sağlanan imkanla 3 TL’ye çay içiliyor olması, yerelde hoşnutluk yaratıyor.

Üniversitenin rektörlüğünden anakent belediyesinin başına gelen ve şimdilerde 85 yaşında olan Yılmaz Büyükerşen, yine aday bekleniyor.

Uzun yıllardır…

Büyükerşen, işbaşında bulunuyor, ama kent gerçeğiyle trafik sorunu ve bir diğer başlıkla altyapı sorunu ve zafiyeti, çok tartışılıyor.

Kısıtlı caddelerde;

Tramvay;

Trafik sorununu körüklemekle eleştiriliyor.

Bisiklete uygun kent olan Eskişehir’de, böyle alışkanlığı ve yaygınlığı görebilmek de mümkün olmuyor.

Kartpostal gibi;

Bilim, Sanat ve Kültürpark’ın, peyzajla iyi düzenlendiğini belirtelim, Disneyland’ın uyarlaması; Masal Şatosu dikkati çekiyor.

Kule tepelerine, minare ve kubbelerdeki gibi ‘hilal’ konulan şato, içerisinden çok, dış mimarisiyle yerli turisti çekiyor.

Böyesine bir panoramik park fotoğrafında görülmeyen ise, bulunduğu Sazova ve çevresindeki altyapı sorunudur.

Gençliğin, bilincin kenti olarak geçiyor, ama tramvayda yaşlıların fazlalığına tepki gösteren gençlik de var.

Böyle tepki var, ama…

Milli bayramlarda;

‘Cumhuriyet’ ve ‘Vatan’ denilirken, diğer yanda toplum büyüklerini toplu ulaşım sisteminde fazlalık gören anlayış, kabul edilemez.

Bu arada…

CHP’nin kalesinde;

İYİ Parti’li milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu’nun yerel seçimde CHP’yle ittifaka karşı olduğunu, ama AK Parti ve MHP’yle işbirliği yapılabileceğini söylemesi, epey yankı buldu.

Eskişehir’in kent merkezini soluduğunuzda dahi, geçmişe turistik olgusu çok zayıf olduğu bariz anlaşılıyor.

Bursa’nın kendisi müze!

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Tarihi Hanlar Bölgesi’ni açığa çıkaran projesi dahi, tek başına pekçok kentin turistik değerine bedeldir.

Deprem gerçeğinde de;

Bursa’daki örnek politika ve uygulamalara karşılık, Eskişehir’de trafik sorunu kadar, kentsel dönüşüm zafiyeti de halkı tarafından konuşuluyor.

Elbette ki…

Bursa’dan Başkent’e gitmek için;

Duble yolla 90 kilometre gidilen Eskişehir’den 250 kilometrelik hıza sahip trene binmek zorunda kalmamız, Bursa için acı bir gerçektir.