CHP’li bir milletvekili, Ermeni soykırımında bulunduğu iddiasıyla Türkiye’nin tarihle yüzleşmesini istiyor, Bursa’nın AK Parti’li milletvekili tarafından ‘Başkanlık’ edilen ‘İnsan Hakları’ komisyonuna, ‘Başkanvekilliği’ yapıyor.

Bilindiği üzere..
24 Nisan’lar;

Türkiye’nin tarihine kara bir lekenin sürülmeye çalışıldığı, soykırımcılık suçlandığı tarihtir, yine böyle sesler duyuldu.

Önceleriyle;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, meselenin; siyaset ve siyasetçilerin değil, tarihçiler ve arşivlerin meselesi olduğunu söylüyor.

…Ve!
Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin arşivlerinin, neyin doğru neyin yanlış olduğunun anlaşılması için “Arşivlerimiz açık!” diyor.

Fransa, güçlü bir Ermeni politikasıyla biliyor ve bu toplum diasporasına hamilik de yapıyor.

3 yıl önce…

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Fransız bir milletvekilinin soykırım suçlamasına karşı, sert karşılık vermişti.
Çavuşoğlu, "Soykırım ve tarih konusunda Türkiye'ye ders verebilecek en son ülke Fransa'dır. Çünkü Ruanda'da, Cezayir'de olanları unutmadık. Fransa kendi karanlık tarihine baksın." demişti.

Velakin…

Bu yılın;

24 Nisan’ıyla;

Ana muhalefete mensup…

İstanbul’un milletvekillerinden Sezgin Tanrıkulu tarafından yapılan açıklamada, “Kötülüğün miladı ile olan bu tarihle yüzleşmeden gerçek adalet sağlanamaz.” deniliyor.
Sosyal medya paylaşımında, “107 yıl önce 24 Nisan1915’te yüzlerce Ermeni aydını İstanbul’da gözaltına alınıp, Çankırı, Ayaş, Ankara’ya sürüldü ve zorla kaybedildi.” İfadesi bulunuyor.

‘24 Nisan’ denilen…

Osmanlı Devleti’nce, 1915’te Ermeni şer düşünceleri ve eylemleri açısından, toplu gözaltı operasyonu tarihi olarak geçiyor.

Aslında;
Osmanlı Devleti’nin 1860’lı yılları itibariyle 1915’e kadar da, 40 dolayında Ermeni yanlısı terör eylemlerinin olduğu, tarihte belirtiliyor.
Osmanlı Devleti’ndeki Ermeni nüfusa göç kararı için Mayıs 1915 ve uygulanması için Haziran 1915 tarihleri bulunuyor.

Gündeme işlenen;

24 Nisan 1915 oluyor!
Türkiye’nin ısrarla soykırımla suçlanmasına karşılık, köylerine saldırılarla yaşlı ve kadınlardan çocuklara, Türk ve Kürt’lerin karşılaştığı katlamlar var.
‘Dış güçler’,

Doğu’nun bölünmesi ve Türk varlığının silinmesine yönelik emelleri için taşeron yöntemini, her zaman kullanmışlardır.
23 Nisan
’da;
Türkiye Cumhuriyeti’nin Ermeni kökenli vatandaşı; HDP’li milletvekili Garo Paylan da, soykırımın tanınması için yasa tekifi verdi, ama usule aykırılık gerekçesiyle ret edildi.

Soykırım iddiası ısıtılınca;

Türkiye’de demokrasi ve özgürlükleri tartışmaya iten düşünceler ortaya atılıyordu, ama CHP’li milletvekili tarihle yüzleşme ve HDP’li milletvekili de soykırımı tanıyan yasa teklifini konuşabiliyordu.
Ermenistan’ın parlamentosunda, Türkler’in lehine bir adımı atabilmek bir yana, düşüncesine tahammül edilebilir mi?

CHP, olası hükümetiyle Tanrıkulu’nun düşüncesini yasal bir zemine taşıyabilmenin refleksini gösterecek mi, test edecek mi?
Merak uyandırıyor!
Ana muhalefetten, ‘kişisel görüştür’ diye adım gelmezken, siyasetini milli değerler kurmaktan söz eden İYİ Parti’den de ittifakına karşılık gelmedi.

İYİ Parti, Bursa’da Mustafa Bozbey’in CHP tarafından ‘Büyükşehir’ adaylığı ilanını, ittifaken tanımazken, Tanrıkulu’nun sözleri de dokunmuyor mu?
Bu arada…
Diyarbakır doğumlu;

Tanrıkulu, Diyarbakır Barosu’na 1986-2002 yılları arasında genel sekreterlik ve başkan yardımcılığı, 2002-2008 yılları arasında da başkanlık yaptı.
İstanbul’dan milletvekilliğinde, Diyarbakır’dan seçilememe olasılığı mı, en büyük kentin demografik yapısı mı etkili olmuştur?