Bursa’nın Nilüfer ilçesi, çarpık büyümeye karşı, şans ve umut olarak görülüyordu., ama gayrimenkul piyasasını ve imarı besleyen ucu belirsiz sanayileşmeyle artan yeni fabrikalar, apartmanlara, sitelere artık manzara oluyor.

Kentsel büyüme;

Bursa’nın yaşam kalitesine yönelik mevcut koşulları iyileştiren ve artıran, kentsel niteliği öne çıkaran anlayışın karşılığı olmalıdır.

Zira…

Sanayi sektörü ve otoriterliğiyle;

Yeni fabrikalara, yeni sanayi bölgelerine dayandırılan büyüme anlayışının bedelini, kentsel sorunlar ve çözümüne uğraşmakla ödüyoruz.

Katma değeri yüksek, yükte hafif ama pahada ağır sanayi ve ihracatının ihtiyacına rağmen, farklı ölçeklerdeki  geleneksel sanayi büyümesinin sonucu, ekonomiye ait veriyen ve kent dokusuyla anlaşılıyor.

Sanayiyi kentten izole eden bir planlama ve uygulama olmalı, ama bakir Nilüfer’in fiziki büyümesinde, dalga dalga yayılan sanayi bölgelerini ve fabrikalarını görmeye başladık.

Nilüfer’in batısında, İzmir Karayolu’nun kuzeyi ile güneyi arasında, sanayi bölgeleri ve kümeleri oluşmaya başladı.
Yaşanabilir koşullar gerekçesiyle…
Yeni yerleşimler için;

Konut odaklı ve ticaretin de işlendiği yeni imar planları yürürlüğe giriyordu, ama yeni kurulan fabrikalarla komşuluk, içiçelik oluştu.

…Ve!

Bursa adına…

Son durum, gidişatla;

Ürküten, tedirgin eden yeni sanayi alanları adımları, girişimlerini duyuyoruz ve Bursa’nın yakın tarihinden ders çıkarılmadığına tanıklık ediyoruz.
Bölgesel…

Bir sanayi otoritesi;

Hasanağa Sanayi Bölgesi’nin genişleme hedefiyle Özlüce-Altınşehir’in kuzeyinde, Doğanköy’e sanayi talebini ortaya koyuyor.

Bursa Şehir Hastanesi’nin yakınında;

Bursa Çevre Otoyolu’nun sınırına dayanmayı gündeme getiren taleple yeni fabrikalar kurulması hedefi bulunuyor.

Sözkonusu otorite;

Doğanköy’deki bölgede, fabrikaların yerine konutların yapılması durumunda, aksine daha yüksek nüfus yoğunluğu olacağını iddia ediyor.

Büyüme talebi için;

Yurt dışından ürün talebinin arttığı ve yetişilemediği, sanayide yeni kapasite artışına ihtiyaç olduğu, gerekçe gösteriliyor.

Böyle yaklaşım…

Kabul edilemez!

Farklı ülkelerin beslenme tarlasına dönen Türkiye,  fabrikaların artırılması için kentlerini, Bursa’yı mı gözden çıkaracak?

Geniş perpektifle;

Bursa Çevre Otoyolu’nu doğal sınır görecek ve Uluabat Gölü’ne dayanacak bir sanayi ve gidişatından uzak durulması gerekiyor.

Nilüfer’de;

Bursa’nın planlı, yaşam standartlarının yüksek olduğu Özlüce, Ertuğrul, 29 Ekim, Altınşehir ve 23 Nisan’dan oluşan Ertuğrulkent’e bakalım.
TIR’lar, normal araçların trafiğine karışıyorlar ve servis araçlarıyla da beraber, bulvarlar, kavşaklar kullanılıyor.
Konut talebi oluyor, büyüyor!

Maalesef…

Sanayi bölgelerine ilişkin uygulama mevzuatı, yerel yönetimlerin özerlik şartına tezatlık oluşturuyor.

Bursa’nın sanayi ve bölgesel faaliyet örgütleri, sanayi odaklı fiziki bir büyümeye karşı, kendi ölçekleri ve kente etkenleriyle doğru orantılı olarak, finansal desteği vermesi gerekiyor.

Çünkü…

Bursa;

Fabrikalarla fiziken büyüyor, yükü artıyor!
Sonuç;
Nilüfer’de de;
Yaşam, trafik keşmekeşi!
Sanayileşmeyi böyle konuşurken…
Nilüfer’de;

Merkezi yönetime ait planlama ve otopark yönetmelikleri değişiklikleri öncesiyle yapılaşma artışı ve kentsel dönüşüme fazla imar dönemi de, umut, şans görülen ilçe ayrı tartışmalı etkenler oldu.

Dün…

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın, ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ nedeniyle düzenlediği davetteydik.

Konuşmasında;

Bursa’ya hizmeti gündeme taşırken, niteliği yüksek ve kontrollü sanayileşmenin önemini vurguladı.

Aktaş, yeni sanayi düşünceleri ve adımlarında, ‘Dikkatle düşünmek gerektiği’ mesajını veriyordu.
Aktaş, Bursa’nın gelişim geleceğine yönelik ilkesel ve niteliksel bakışın anlattığı bir toplantıya dikkati çekerek, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi tarafından ilgiyle dinlendiğini de not düşüyordu.
…Ve!

Artık…
Bursa’da;

Yatırımcı, sanayici girişimi olarak…
Mevcut bölgesel varlığı büyütme ve yeni bölgeler ilan edilmesi için Ankara’ya yapılan bazı girişimlerin geri çevrilmesi de, anlam yüklüdür.

Zira…

Bursa’nın tarımsal niteliği ve kentsel dokusu açısından,  meseleye artık böyle bakıldığını gösteriyor.

Nilüfer Belediyesi de, fabrikalaşan ilçede, ruhsatsız yapılanların yıkımına uğraş veriyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, mülkiyetindeki sanayi arsalarına alıcı ararken, kaçak fabrikaların yapılması da, yeni af umudunu da çağrıştırıyor.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, dağınık ve bağımsız durumdaki fabrikaların yeni organize alanlara taşınabilmesini gündeme getirdi.

Düşünce ve hedef güzel, ama gerçekleşir mi? Velakin ‘gayrimenkul’ piyasasını heyecanlandırdığını söyleyelim.