Savaşlar geçer de acıları ve yıkımları kalır ateşlerinin düştüğü yerde!

21. yy.da medeniyetin yağlı göbeğinde, canavarın çürümüş dişlerinin arasındaki et kırıntılarını konuşuyoruz.

Hemde bütün insanlık hep beraber! Hem çekirdek çitliyoruz hem seyrediyoruz.

Geçenlerde Ukrayna Afganistan’ı seyrediyordu. Daha öncesinde hepimiz Suriye’yi, daha da öncesinde diğerlerini… Yine hep beraber! Çünkü biz artık ‘Televizyon izlemeyi topluca seven bir toplumuz’. Hatta yeni ‘uyuşturucular’ bulabileceğimiz platformlar da arıyoruz.

Sinemanın... Sanatın, medyanın ilk gayesi toplumu bilinçlendirmek, iyiye güzele yönlendirmek bunuda eğlendirerek yapmaktır. Bunu ne, ne kadar yapıyor? Bu yine başka bir yazının konusu!

İşin kötüsü sanırım artık her şeyi ‘dizi, film’ sanıyoruz. Hanemizin ortasına bırakılmış olan ‘şeytanlar ordusunun penceresi’ mi uyuşturuyor bizi? Yoksa dedikleri gibi orjinali değiştirilmiş olan yiyip içip yaşadıklarımız mı? Bilmiyorum. Ama sıra fatura ödemeye geldiğinde hepimizin ödeyeceği hususunda sizi temin ederim.

Düşünün ki… Şu bazı sitelerdeki ‘Merkezi sistem doğalgaz’ gibi! Fatura herkese eşit miktarda bölüştürülecek. Kalabalık aileler daha şanslı çünkü malum hane hane bölüştürülüyor bu fatura. Hane hane, ülke ülke eriyecek miyiz bizde ‘güzelim Kiev’ gibi…

Ne güzelmişsin Kiev, kaldı senden geri kara dumanlar ve yarık topraklar… Yere düşen kanlar ve acılar görünmez olur üç beş güne… Ha bizde yaşarsak bir gün bunları, bizde görünmez oluruz üç beş güne! Bilmem anlatabildim mi?

Korona gibi işte bu olaylarda! Korona nasıl tek kişilik bir hastalıksa, savaşlarda tek başına bırakılmış ülkelerin yangını artık… Ne zaman bu kadar yalnızlaşıp duyarsızlaştık dersek, bitmez bu yazı…

Putin’in bir stratejisi olduğuna hepimiz eminiz. Boşuna atmaz bu adımı ama neden attı? Ne kadar umurumuzda peki bu; insanlar ölürken, vatanlarını terk etmek zorunda kalırken, cephede savaşırken…

Aslında herkesin sadece bu umurunda, ben size söyleyeyim! Putin’in amacı ne? Orada ölmüş ya da ölecek olan insanlar kimin umurunda! Nasılsa milyarlarca var. Üstelik korona da beklenen etkiyi göstermedi hala yaşıyor ‘bu çılgın tür’.

Ah şu çılgın tür! Bu arada bence bütün dünyaya kıyasla ‘korona’dan da pek etkilenmiyor ‘şu çılgın Türkler’!

Sıradaki film biz olmayalım da başka bir şey istemiyorum. Diyorum. Derken utanıyorum. Şundan emin olun bizi de bizim gibi seyrederler.

Kader nedir? Kader mi şimdi bu? Kader gibi bir şey, olacak olan oluyor. Dışardaki güçler ve stratejiler ve yönetimler ve ve ve… Hepsi bizi bir yerlere doğru götürüyor. Bir sıkımlık canımız var tabi! Ülkecek zaman denizinin hangi dalgasının arasındaki bir baloncuğuz kim bilir? Kimse bilemez. Onu bunu bırakında ne oldu öyle güzelim Kiev’e!

Dağıtıyorlar dünyayı! Milletler milletlere karıştı. Osmanlı gibiyiz bugünlerde. Sokakta her milletten insan var mübarek! Ben bolca çıkıp soru soruyorum da… Yüzde kırk, elli yabancıya rastlıyorum desem uykum kaçmaz.

Ne 3. Dünya Savaşı mı olacak? Sen bu yaşadığını ne sanıyorsun!