İstanbul’un adliyesinden dün çıkan karar, Türkiye’nin kendisinin yansıra, küresel siyaset, koşul ve rekabeti de bağlıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu, siyaset yasaklısı durumuna düşüren hapis cezası ve neden olduğu gündem, ülkede ‘düşünce’ fırtınası oluşturdu.
Gelişme karşısında…
Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilleri seçimleri için ‘Kararsızlar’ topluluğuna etki yapacaktır, bir tercihe yönelimi tetikleyecektir.
Öncelikle…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın okuduğu şiirle başına gelenler, ama 2002’de öyküsü yazılmaya başlanan iktidar öyküsü ile İmamoğlu’nun arasında ortak bağ, ortak kader düşüncesi, öne çıkıyor.
Dün itibariyle;
Siyasetin mecrası, AK Parti için iktidarını sürdürme ve muhalefet için hükümet olabilme beklentileri ve öngörüler de, farklı kurgu ve öngörülerle hayli hareket kazanacaktır.
Dünkü gelişme…
6’lı Masa’da;
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, kendi üzerinden kurmaya çalıştığı oyunu, bozacak nitelikte görülüyor.
Açıkçası…
Cumhurbaşkanlığı adaylığında;
Bireysellen saha siyaseti ve propagandasına yönelen Kılıçdaroğlu için artık böyle mutlak gidişat sona ermiştir.
Yansıra…
Şahsında;
CHP’li seçmenin özellikle siyasal sol tabanından ve Kürt kökenli seçmenden oy alabilmesi zor gözüken Mansur Yavaş’ın, ihtimali dahi ortadan kalktı.
Kılıçdaroğlu’nun, nihayetinde CHP için de önem taşıyan dünkü duruşma günü, Almanya’ya programa gitmesi hataydı ve Saraçhane’deki topluluktan da tonu düşük olsa da, tepkisel ses duyuldu.
Velakin…
İstanbul’un yönetildiği makamda;
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, İmamoğlu’yla kucaklaşması ise, 6’lı Masa’nın karar geleceği açısından, yankılanan fotoğraf oldu.
İmamoğlu’nun popülerliğini ezen ve perde ardına konumlamak isteyen görüntü veren Kılıçdaroğlu’nun adaylığı, şimdi tartışmaya açıldı.
Zaten…
Akşener’in gönlünde, kamuoyunda olumlu izlenim ve talep gören İmamoğlu ile Yavaş’tan birisinin adaylığı durumunda, karşı çıkılmayacağını söylemişti.
Ayrıca…
6’lı Masa’da;
Akşener’in, toplumsal karşılık zafiyeti açısından, CHP’nin genel başkanının aday olmak istemesine biat eden olmadığını, özellikle not düşelim.
Yargı kararıyla;
Tıpkı…
Erdoğan’ın bugünlere gelmesinin eşiğindeki gibi, ‘Mağdur’ görüntüsüne düşen İmamoğlu, muhalif seçmende, adaylığı istenen ve ilan edilen düşünce akımına çekildi.
Aleyhteki yargı kararı;
Cumhurbaşkanlığı ve genel seçim takvimine sayılı günler kala, aniden siyasetin, sürecin mecrasına, belirleyici olabilecek etki yarattı.
İmamoğlu’na siyaset yasağı getiren yargı kararı hakkında pek çok tahmin ortaya atılırken, hükümet yanlılığı iddiası öne çıkarılıyordu.
AK Parti’ye odaklanırsak…
Hem iktidardaki siyaset kurumu olarak hem de seçmeninde, İmamoğlu’na set çeken karara, eleştiriler dikkati çekiyordu.
Özellikle…
Mağdur yaratma ve siyasete tahvil gerekçesiyle muhalefetin önüne açabilecek karara, suçlayıcı, kuşkucu düşünceler de ortaya konuluyordu.
Öncelikle belirtelim;
İmamoğlu, hemen siyaset yasaklı olmuyor, yerel mahkemenin kararına itirazın yapılması ve sonucu için geçmesi gereken olağan süre, yerel seçimleri de aşan zaman olarak öngörülüyor.
Yargıya ait;
Aleyhteki kararın itirazda onanması durumunda, Anayasa Mahkemesi’ne itiraz gündeme gelecek.
Olağan koşullarda…
İmamoğlu’nun önünde;
Cumhurbaşkanlığı ve büyükşehir belediye başkan adaylıkları açısından, engel gözükmüyor.
Bu açıdan…
Cumhur İttifakı’nın çoğunluğuyla;
AK Parti’nin, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, AK Parti’li bir adayın seçilmesini sağlayabilme ve yönetimi geri alma arzusu ve planını uygulaması, kritik çifte seçim kavşağında gözükmüyor.
Şayet…
Yargı işleyişinin hızlandırılması gerçekleşir ise, elbette ki siyasal anlam iddiası gelecektir.
Ekonomi gündemiyle;
Hükümetteki AK Parti, hayli sıkıntılı ve zor dönemden geçiyor, yanı sıra adalet kavramı da, tartışmalarıyla önüne konulmak isteniyor.
Üzerine gelinmesine karşılık…
‘Sosyal Devlet’ gerekçesiyle bireysel ve toplumsal mali destekler ile dolaylı affı olarak ‘İmar Barışı’ ve şimdilerde ‘EYT’ çözümü, elini güçlendirmeyi amaçlayan adımlar olarak öne çıkıyor.
AK Parti için;
Pahalılık, siyasal muhalefetin önüne geçen en büyük rakibi durumuna gelirken, dünkü gelişmeyle adalet kavramı üzerinde de durması gerekiyor.
1 yıl sonra;
Yerel seçim dönemine geçiliyor.
Gelecek yıl yapılacak genel seçimler de, kentlerin siyasi iradelerini ve belediye başkanlarının geleceğini ilgilendiriyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimi…
Siyasete, seçmene referans olacak.
Siyasal muhalefet açısından;
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı nasıl geçer?
Avrupa’nın bazı ülkeleri gibi;
Türkiye’nin kendi merkezli, yaşamına, koşullarına odaklı, ‘Kapalı Devre’ bir ülke olabileceği düşüncesi taşıyoruz.
Öncesiyle…
Türkiye’yi yönetmeye talip;
6’lı Masa’nın, jöle gibi yumuşak, riskli bir zemine sahip olduğunu düşünüyoruz, CHP’nin bakışı ve HDP meselesi düşündürüyor.
CHP’nin önemli konumlardaki isimleri tarafından, demokrasi ve hukukla ilgili bazı değerlendirmelerin, iktidar tarafından ‘ulusal güvenlik ve endişe meselesi’ olarak gösterildiğini ve seçmenini de tetiklediğini anımsatalım.
CHP’nin güven olgusu oluşturması gerekirken, beraberinde HDP’ye olan mesafesi, 6’lı Masa ve cumhurbaşkanı adayını bağlıyor.
Böyle konuşurken…
AK Parti’nin, yeni genel seçim sürecinde, ekonomiye odaklı, ama ekonomiyle sınırlı kalmayan restorasyon yürütmesi gerektiği görülüyor.
Tartışmaya, beklentiye çekilen…
Öncelikle;
Pahalılığa çözüm, adalete güven!
Hükümete böyle odaklanırken…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’nin bölgesel ve küresel aktör konumu vermek isteyen yeni politika ve adımları duyuluyor.
Küçük yaşta evlilikle çocuk istismarına konu edilenlere sonradan gözaltı kararının çıktığı aynı günde, Baykar’ın ‘Kızılma’ projesi olarak bilinen ilk insansız hava uçağı da, ilk kez gökyüzüyle buluştu.
Türk Siyaseti’ne geneli itibariyle bakarsak, her siyasi partide, Türkiye’nin bugünü ve geleceği için sorumluluğu yüksek dönemden geçiliyor.
Cumhurbaşkanı adayı yapılmaz ise;
İmamoğlu, 6’lı Masa’nın sandığa tahvil etmek isteyeceği ön sıradaki güçlü isim olacaktır.
Dünle;
İktidar tedirgin olmalı mı, aslında fırsat getirdi!
İstarbul Büyükşehir Belediye Başktanı Ekrem İmamoğlu’nun AK Parti tarafından ‘ne derece siyasi tehdit ve risk taşıdığı’ da, test edilmeye başlanacak ve iktidarın seçim dönemi stratejisine belirleyici etkisi olacaktır.