Ali Babacan CB adayı için "İstişare ediyoruz sonunda 6'lı masada bir beyaz duman tütecek. Beyaz duman tüttüğünde de diyeceğiz ki hayırlı olsun” demişti.

Beyaz duman Vatikan’da Papa seçiminde uzlaşma sağlanıp Papa seçilince; Katolik Hıristiyanlara Sistina Şapeli’nin (küçük kilise) bacasından beyaz bir duman çıkarılıp müjde verilir. Bu konuda 29 Kasım 2015 tarihinde Facebook hesabımda “Kadın Papa Joan’ın hikâyesi” diye bir video paylaşmıştım. Hala sayfamda duruyor.. Bu bilgiyi vermemin sebebi: Gazeteci Murat Bardakçı konuyla ilgili çok güzel bir yazı yazmış, Yazdıklarım oradan intihal sanılmasın. Alıntı yaptığım zaman da mutlaka belirtirim

Bilindiği gibi Papa baba demektir. Uyanık ve zeki bir kadın olan Juan kardinallerin arasında kendisini erkek diye yutturup bulunmuş. Papa ölünce de onun yerine papa seçilmiş. Rahat durmamış ve bir kardinalden hamile kalmış. Hulasa uygunsuz bir yerde sancıları tutup çocuğu doğurunca; hem çocuğu hem de kendisi öldürülür. .

Bu olay Katolik dünyasının unutturmaya çalıştığı bir olay olsa da tarihe kazındığı için unutulmuyor. Bu olaydan sonra Papa seçimi oylanıp bitirilince; ikinci bir elemeyi de geçmek gerekiyor. O da erkeklik kontrolüdür. Papa cüppe giyer, oturma kısmında delik olan bir sandalyeye oturtulur. En yaşlı kardinal eliyle sandalyenin altından Papa’nın testisleri var mı? Yok mu?   Kontrol eder. Latincesi “Testiculos habet et bene pendentes Türkçesi testisleri var iyi sarkıyorlar” Burada Bardakçı’dan bir alıntı yapayım. Çeviriyi mizahi bir üslupla “Maşallah takım taklavat yerinde” diye yapıyor. Bu müjde cümlesinden sonra kardinaller Papa’nın yüzüğünü öper ve bağlılıklarını (biat) bildirirler.

Anlaşılsın diye bu kadar açık yazdım. Şakayı uzatıp kontrol yapıldı mı? Hanginiz yaptı? Diye sormayıp burada keselim ve okuyucudan açıklık için özür dileyelim.

Altılı masa, altılı maşa diyenler var, kendi içlerinden birini aday gösterebilmek için yaşanan süreci Papa seçimine benzeten Ali Babacan, Cumhur ittifakına çok ciddi bir koz verdi. ABD öncülüğünde NATO, batı bloğu kısaca Ehli Salip (haçlılar) Erdoğan karşıtıdır. Altılı bileşenleri ise Ehli Salip ile karşıtlıkta aynı çizgide sıralanıyor. Millet diline geleni söylemeye başladı. Altılı Maşa’da der, Batı uşağı da der.

Eşyanın tabiatına aykırı bir birliktelik yaşanıyor.

Dikkatinizi çekmiştir. Meral Akşener biraz naz yapınca HDP hemen harekete geçti eleştirdi. Niçin? Çünkü masanın CHP’den sonra gelen büyük ortağı HDP’dir. Sadece hisseleri CHP’nin üzerinde olduğu için gizli ortaktır.

Bu iki partinin ortaklığı olağandır, olabilir. Zaten Kandilin uzantısını TBMM çatısı altına getiren Erdal İnönü döneminde kendileridir.

Ali Babacan CHP-HDP ile nasıl iç içe olur? Gerçi Ak Parti’de iken, geçen seçimde Erdoğan’ın adaylığı için imza atıp Abdullah Gül’ün çatı adaylığı konusunda yapılan çalışmaların tam göbeğindeydim diyen biri için; çok güzel bir söz var ama hakaret olarak algılanır endişesi ile yazmıyorum.

Ahmet Davutoğlu CHP-HDP ile nasıl kaynaşabilir. “Hayatım CHP zihniyetiyle mücadele etmekle geçti” diyen biri, bu gün CHP lokomotifine vagon oluyor.

Temel Karamollaoğlu yıllarca sana Madımak katili diyenlerle nasıl aynileştin? Erbakan hocamızın hapis cezası almaması için düzenleme yapıldı.  Anayasa Mahkemesinde CHP iptal davası açtı. Bu davaya Bay Kemal’in imzası olduğunu 

bilmiyor musun? Allah seni ne hale düşürdü farkında mısın? Saadet Partisi önünde Adayımız Bay Kemal’dir açıklamasını sana yaptırdı Bundan utanç duymuyor musun?

Hepsi bir yana Türkiye’de Laiklik, Laikçilik olarak uygulandı. Öyle dönemler oldu ki din ile diyanetle ilgisi olmayan bir parti, yeter ki savcı dava açsın; laiklik karşıtı olarak kapatılırdı. Refah Partisini kapatmak için Siyasi partiler kanunda bir madde hesapları bozuyordu. AYM önce o maddeyi iptal etti sonra partiyi kapattı. Bunları unuttun mu?

Şimdi, Milli Görüş denince akla gelen isim Erbakan hocamızın. Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah partisi, Fazilet Partisi Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmaktan kapatılmadı mı? .Allah seni ne duruma düşürdü diyorum ya; siz partinizin önünde CB adayımız Bay KK diye açıklama yaparken, toplanan kalabalık “Türkiye laiktir laik kalacak” diye slogan atıyordu. “kıyamet alametimi demeli” Bu sloganı atanlar Laiklik nedir bilmez. Onları kukla gibi oynatan Laikçi faşistler vardır.

Belden aşağı vurmamak için gazetelere konu olan çocuklarına değinmiyorum.

Hulasa-i kelam yakışmadı Temel Bey hem de hiç yakışmadı.

Gültekin Uysal, başkanı olduğun Demokrat Parti CHP’nin tek parti iktidarına son vermiş, milletin büyük teveccühüne mazhar olmuştur. Üç seçim üst üste CHP tuş olunca İsmet Paşa 18 Nisan 1960 “Şartlar tamam olduğu zaman milletler için ihtilal (darbe) meşru bir haktır” dedi ve ordu 39 gün sonra 27 Mayısta darbe yaptı Menderes, Zorlu ve Polatkan idam edildi. Celal Bayar ise yaşı geçtiği için idamdan kurtulmuştu. Demokrat Parti ismi nasıl olur da CHP’nin kuyruğuna takılır?

Meral Akşener size bir şey söylemiyorum. Geç aynanın karşısına elini kalbinin üzerine koy ve “ben ne yaptım”  diye kendi kendine sor ve cevapla.

Doğru olan birliktelik nedir? Sağ, Muhafazakâr, milliyetçi, mütedeyyin partiler Ak Parti

MHP, BBP, İYİ Parti, Deva, Gelecek, Saadet ve Demokrat parti bir yana, Sol, Sosyal Demokrat, Sosyalist Partiler CHP, HDP, TİP vb partiler bir yana olursa bu doğru birlikteliktir.

Ehli Salibin (Haçlıların) hilesi desisesi (oyunu aldatması) bitmez. Asıl mesele bir şeyler karşılığında olunmaması gerekenlerle beraber olmaktır. Sana şu kadar vekil vereyim benimle ol diyenle olmak; en kibarından “siyasi jigololuktur.”

Birileri önce ayar bozuyor sonra kendince ayar veriyor.

İstikrarsız, kendi içinde enerjisini harcayan Irak gibi, Suriye gibi hazır lokma bir Türkiye istiyorlar. 1071 Malazgirt zaferimizden bu yana Haçlı saldırıları hiç bitmedi. Yetmedi birde İstanbul ve Ayasofya’ya ağlıyorlar. Tarihçi merhum Prof Halil İnalcık hocanın dediği gibi “ Batı hiçbir zaman İstanbul’un Fethini ve Ayasofya’yı unutmadı” Onlar devamlı gelecekler, ya kaçarak gidecekler ya da denize dökülecekler.

Bunun için önümüzdeki seçim bir var oluş oylamasıdır. Amerika’nın Avrupa’nın kısaca Ehli Salibin destek verdiği davasını satanlarla,  Ayasofya’yı yeniden açanların mücadelesidir.   .