Çalışan Gazeteciler’in günüydü, dün… Bursa’yı yöneten belediye başkanının davetiyle kent medyası buluşurken, gündüz vaktiyle CHP’nin yönetimine ait açıklamayla da, bir o kadar şaşırdık.

Dijitalleşen, motorize hayattan etkilenen ve basın toplantılarıyla birbirlerini görmeye başlayan Bursa’nın gazetecileri, ince düşünceye dayalı bir davetle buluştu.

‘Gazeteciler Günü’ nedeniyle;

Dün, akşam…

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın, Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki davetindeydik.

Açıkçası…
Gazeteciliğin, internetle herkesin kolay yapabildiği ve sanıldığı günümüzde, mesleğin resmi usul ve esaslarına göre çalışan gazetecilere önem, saygı ve vurgulamanın yapıldığı konuşma dinledik.

Elbette ki…

Basınla iletişimde;

Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak…

Genel Sekreter yardımcısı Ahmet Bayhan ve Şube Müdürü Fatih Ören’in ekibiyle  planlı,  programlı ve süregelen solukla çalıştıklarını belirtelim.

Akşamki davette:

Basın Bürosu’nun emekçilerinden Bahar Özgün rahatsızlandı ve bir kenardaki serum uygulamasından sonrası, görevi başındaydı.

Böyle derken…

Siyasal muhalefet ve etkilenen bazı kesimlerin, ‘Medyanın iktidarın peşinden koştuğu’ düşüncesinin mantık dışı olduğunu da ifade edelim.

İktidar…

Kentleri, ülkeyi yönetendir.

Aktaş’ın yeniden adaylığının açıklanmasıyla beraber, muhalefeti arayan gözler olduğu, gazetecilere gelen mesajlarla anlaşılıyor.

Adres yanlış!

Muhalefete, “Adayınız nerede?” ve “Adayımız nerede?” diyerek sorulması, gerekiyor.

Bursa’da;

Medyayla planlı, programlı, sanal ve sözlü iletişim kurabilen tek siyasi parti, AK Parti’dir.

Dolayısıyla;

Ana muhalefette;

‘Büyükşehir’ adayı Mustafa Bozbey adına, CHP’de kurumsal olarak sürdürülen, soluklu ‘seçim özel’ kapsamlı basın uygulaması henüz yok.

Yeniden adaylığıyla;

Kent girişinde karşılanan Alinur Aktaş’ın haber ve yorumlarına bir ‘taraflılık’la bakmak yerine, CHP’nin kendisini gözden geçirmesi gerekiyor.

Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle;

Basın açıklaması yapan CHP, olgusal olarak ne yapabildi ve yıllardır bu soruya kendileri arasında da yanıt arayanlar, bekleyenler var.

Hiç kusura bakmasınlar…

Medya ziyaretlerinde dahi belirli yerleri kıble gibi görenler, ‘Tarafsız Basın’ ve ‘Ayrıştırıcısız Siyaset’ demesin.
Taraf yaratmak, asıl sorun!

Dün…

CHP’nin il başkanı tarafından sosyal medyada yapılan paylaşımda, BUSKİ’deki zimmet iddiasını gündemde tutulmak isteniyor.

Başkan Aktaş’ı öne çıkaran sözlerle…

Deniliyor ki;

“Kameralar kapandıktan sonra  basın görevlilerine "Başkanımız bu bölümde sizlerle sohbet edecek" diyerek, neyi engellemeye çalıştı?”

…Ve!

Soruluyor!

“Neden şeffaf değilsin?

Nelerden korkuyorsun?”

Bursa Medyası’nı buluşturan ve 24 mikrofon konulan basın toplantısı, sosyal medya hesabıyla yayınlandı ve kaydı duruyor.

Kamera dışı…

Sohbet bölümünde;

Gazeteciler, istediği soruları da sordu yanıtlarını da aldı ve haberlerde, köşe yazılarında da yayınlandı.

Belediye olarak;

“Off the Record” denilmedi, “Yazmayın” da demedi.

Gazeteciler’in gününde;

O basın toplantısını izleyenler, ‘Çalışan Gazeteciler’ olmanın gereğini yerine getirirken, Başkan’da da sansür ve ve korku nerede?

Dahası…

18 dakikalık yayında;

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, siyasi otokontrol ve bürokrat diliyle konuşmadığı gibi, polisiye ve adli dil ve bilgi kullandı.
Siyasal muhalefet önemlidir, gereklidir, çünkü denetimdir, ama velakin BUSKİ örneğindeki zimmet meselesinin algısı, olgusundan güçlü tabi…

Bursa Şehir Hastanesi’ni raylı ulaşıma entegre edecek olan proje gecikti ve siyasal muhalefetin yapamadığı takip ve baskıyı, milletvekillerinden belediye başkanı ve siyasi kadrolara AK Parti yapıyor.

CHP, yine Mustafa Bozbey’le rekabete girdi, ama mevcut siyaset ve politikasıyla yarar mı, zarar mı gelecek, yine sandık gösterecek.