Asgari ücrete yüksek zamla oluşan tartışmaların ardından, şimdi de emeklilerin maaşlarına yönelik sınırlı düzenleme de eleştirilere çekiliyor. Adaletin terazinde, bozukluk büyüdü.

Türkiye’de emeğin hakkıyla ilgili, ciddi sorunlar yaşanıyor ve iş mahkemeleri de, aynasını oluşturuyor.

Asgari ücrete yüksek oranlı zamlar, elbette karşı çıkılmayacak ve desteklenecek olumlu gelişmedir.

Şu sıralarda;

Finlandiya’nın en mutlu yaşanabilecek ülke olduğuna dair veri, sosyal medyada popülerleşti.

Söz konusu İskandinav ülkesinde terör yok, terörün neden olduğu endişeler ve devletten mücadele ve savunmaya büyük harcama da yapılmıyor.

Devlet de, kafa da rahat!

Velakin…

Avrupa’da, asgari ücretle çalışma oranının hayli düşük olduğunu ve bu nedenle emeğin hakkı ve geçimde, ciddi sorun olmadığı biliniyor.

Türkiye’ye bakarsak…

Vasıfsız emeğe yönelik asgari ücret, mesleki eğitimli ve deneyimli olanlarda da, çok yaygın görülüyor.

Hatta…

Özel sektörde;

Mesleki eğitim ve deneyime sahip olanların arasında, asgari ücretten gösterilip, üzeri kayıt dışı verilenler de bulunuyor.
Türk Belediyeciliği’nde;
Yerel yönetime bağlı şirketlerde çalışan mühendis ve mimarlar da, memuriyette olanlardan düşük maaşlarla da görevlerini yapmaya çalışıyorlar.

Özel sektör bir yana, belediyelerin şirketlerinde asgari ücret ve dolayında maaş alan teknik personel var.
İş barışı bozuluyor!

Aslında;

Merkezi ve yerel yönetim kurumlarında, özel şirketler üzerinden nitelikli personel alımı kaldırılmalı, alınacaksa, sadece memuriyet haklarına sahip sözleşmeli olarak veya memuriyetle alınmalıdır.

Emeklilik geldiğinde…

Haliyle;

Maaşlar düşük kalıyor, aslında eleştirilmesi gereken devletin değil, işverenlerin olması gerekiyor.

Çünkü…

Ne kadar yüksek maaş ve sigorta primi, o kadar yüksek emekli maaşı anlamına geliyor.

Böyle diyoruz, ama…

Son 1 yılda;

Emeğin ve emekliğinin hakkında, adalet terazisinin bozulduğu ve bu bozulmanın giderek büyüdüğünü yaşıyoruz.

Zaten…

Emekli maaşları, günlük hayatın zorluğundan, raflardaki etiketlerin gerçeğinden uzak kalıyor.

Üstelik…

Sendikalar arasında, umut verilen üyelerin sendikalararası rekabetin bir unsuru, kozu durumuna getirilmemeleri de gerekiyor.

Zira…

Asgari ücrete yüksek oranlı zam yapılıyor, ama çalışan ve emekli maaşlarına aynı oranda uygulanmaması ve daha düşük tutulması, haksızlık oluyor.

Böyle uygulamada;

Mesleki eğitimli veya belirli mesleği kazanmış deneyim ve konumları elde etmiş çalışanlar, mağdur ediliyor.

Böyle uygulamada;
Yıllarca çalışmış…

Vasıflı ve deneyim sahibi, üstelik sigorta primlerini de uzun süreli, ortalama ve yüksek tutarlı ödenen emeklilerin maaşları eridi.

Maalesef…
Vasıfsız insan gücünün karşılığı olması gereken asgari ücretin aşağısı, ortalaması ve biraz üzerisi, emeklilerin kaderine dönüştü.

Maalesef…

Asgari ücrete yüksek oranlı kadar zam alamayan emeklilerde, şimdi de en düşük aylığın 7 bin 500 TL yapılmasıyla aradaki makas iyice kapandı.

Elbette ki…

Asgari ücret daha da zamlansın ve emekli temel aylığı daha da artsın, ama nitelikli emek sahibi, üstelik ortalama ve yüksek oranlı sigorta primi ödeyenlerin emekli maaşlarının, aynı oranda artırılması gerekiyor.

Belirli bir süreyle dışarıdan sigorta primi ödeyenler bile,  onlarca yıl çalışanlar gibi emekli maaşları alıyorlar, bu sistem de gözden geçirilmelidir.

Açıkça…

Emeğin ve emeklinin hakkında, adalet terazi bozuk!

Ne yazık ki…

Emeklilerimiz;

Hayata tutanmaya çalışırlarken, başka ülkelerin emeklileri, dünyayı geziyorlar ve ülkemizde de tatil yapıyorlar.
Devlet
olarak…
Emeklilik sisteminde; emekli olanların öğrenimi, mesleki eğitimi, prim ve süresine göre zamların belirleneceği kodlama sistemi getirilebilir.

‘Dış güçler’ denilen;
Yabancı ülkelerin insanları, sahillerimize akın ettikleri için içimizde sevinenler var ve toprağın bereketini de yine onların sofralarına ihraç ediyoruz.

Atalarımız;

Yurdumuzu, bizler için kurtardı ve şehit oldular, ama günümüzde nasıl bir trajedi içerisinde yaşıyoruz, yaşamaya çalışıyoruz.

Emekliler derken…

Bankaların promosyon parası uygulamalarında da, emeklilere haksız uygulama var, kredi veya diğer tür kredili ürün kullanımında, maaşlara bloke konuluyor.
Böyle dayatmada;

Promosyon parasını yüksek veren bir başka bankaya ara kararla geçilemiyor, borca dayalı tüm ödemelerin kapatılması isteniyor.
Halbuki…

Emekli maaşlarına haciz, bloke konulamıyor, devletin de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun da (BBDK) karşı önlemi, müdahalesi yok.