Bursa’da, ‘Bakanlık’ tarafından yapımı ilk kez üstletilen ve yürütülmesi sağlanan ‘Metro’ projesinin yapımında, ‘Belediye’nin ‘kendisi yürütülmüş’ gibi; takip ve gözetim içerisinde olması gerektiğini düşünüyoruz.

Bursa Şehir Hastanesi’ni raylı ulaşıma bağlayacak iddialı projede, ‘yapımı devam eden’ görüntü var, İnşallah; işler ‘rayında gider’.

Açıkçası…

İstanbul Caddesi’ndeki tramvay projesi; ‘T2 Hattı’ gibi, inşaat; yavaş mı seyreder, hatta durur mu?

Şu günlerde…

Emek-Bursa Şehir Hastanesi’ne ilişkin metro projesinde, Geçit’te; yer altından 2  istasyonlu geçişin yer üstüne alınmak istenmesiyle ilgili tartışmalar var.
Bu mesele bir yana;
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan, bu büyük projeyi iddialı bir süreçle üstlenen konsorsiyumun istikrarlı gidişatı ve sonuca gitmesi, halkın bir büyük beklentisini de gerçekleştirmiş olacak.

Bu nedenle…
Konsorsiyumu oluşturan firmaların canlılığı, birbirleriyle uyumu ve öngörülen koşullar, gidişat için önem taşıyor.
Böyle projeleri üstlenmek kadar, yürütmek de zordur. Konsorsiyumlarda, farklı veya ilginç durumlar, diyaloglar, adımlar, refleksler olabiliyor.
Mesela;

Jeneratör ihtiyacı varsa, temini için konsorsiyumu oluşturanlar topu birbirlerine atabilir, başka elden temin edilebilir.

Mesela…

Uygulama sahasındaki geçici trafik düzeninde, 1 kilometre mesafeye sıcak asfalt uygunken, beton asfalt tercihi dikkati çekebilir.

Mesela…
Geçici trafik düzenine, yükleniciler tarafından istenen zamanında aydınlatma direkleri konulmayabilir, karanlık geceler yaşanabilir?

Mesela…

Büyük hacimli projelerin teknik ana özelliğine rağmen, mesleğin baharındakiler, tercih edilebilir mi?

Mesela…

‘Proje müdürü’ görevi çok önemlidir, şantiye sorumluluğu gibi değildir, yoksa, teknik idare sorunudur.

Mesela…

Raylı sistemin geçirilmek istendiği, ama ‘özel orman alanı’ tanımındaki bir yere, mülkiyet sahibinin süren davası varsa, fiziken üzerinde bir çalışmaya girilmesi, hukuken sıkıntı olabilir.

Konsorsiyumla üstlenilen projelerde, alt yüklenicilerin önemi, en az ana yüklenici kadar önemlidir.
Mesela…
Alt yükleniciler, sözleşmesiz işe başlatılamaz, velev ki, başlatıldı; ödeme istikrarı yoksa, bu da sıkıntıdır.
Mesela;

Teknik koşulların yeterliliği de, makine, teknik ekipman parkı da çok önemlidir, çünkü büyük iş yapılmaktadır.

BursaRay’da neler gördük…

Konsorsiyumun iki ortağı, birbirleriyle ihtilafa düşmüştü, yerli olanı da, bir mali tartışma odağındaydı.
Şantiyedeki belediye yetkilisi, Alman yüklenicinin devam ettirdiği ikramlık ihtiyaç jestine karşılık, oluşan gerilimli süreçle “Onların çayına, şekerine ihtiyacımız yok!” denilmişti.
Emek-Bursa Şehir Hastanesi arasına yönelik metro hattı ve yapımına dönersek, belediyenin, ‘kendi projesiymiş’ gibi bilgilendirilme ve sahada olabilme refleksi taşıması gerektiğini düşünüyoruz.
Proje, Bakanlık’a ait ve ihaleyi de Bakanlık yapmıştır, ama siyasi bedeli; Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne, tahammülsüzlüğü halka kalıyor.

Söz açılmışken…

Geçit’teki aşamanın yer üstüne alınmak istenmesini tasvip etmiyoruz, Bursa’da varolan örnekler, gerekçe olamaz.
Zira…
İstanbul’u metrolarla ören Bakanlık, Bursa’daki uygulama yöntemi için mazeret üretemez, üretmemelidir.

Son söz…

Sözleşmeye göre…

Emek-Bursa Şehir Hastanesi arasındaki projenin bitim süresi, Haziran 2023 olarak konuşuluyor.
Hukuki 2.itirazın ortadan kalktığı sürece kadar ki kaybedilen zaman, yapıma esas takvime, ek süre etkisi yapacak mı?

Yeni düzenlemeyle göre…
Devletten proje üstlenen yüklenicilere, kura dayalı maliyet farkı nedeniyle tanınan ek maliyet ödemesi, Bursa’daki metroya sağlanacak mı, Geçit’teki aşamayı yerin altından çıkarmak, ara çözüm mü oldu?
Zira…

Raylı toplu ulaşımı ‘metro’ olarak yerin altından geçirmek yerine, yerin üstünü kullanmak, önce bütçe tasarrufunu akıllara getiriyor.