Ana muhalefetin Bursa’daki Osmangazi örgütü, dün sandık başına gitti. Öncesi ve sonrasıyla çok şeylerin yaşandığı kongrenin sonucu da hayli ses getirdi.

En iddialı gördüğü;

Çifte seçimi kaybeden ve büyük hayal kırıklığı yaşayan CHP’nin Bursa’nın yereliyle ‘kapalı devre’ siyaseti ve verdiği tezat fotoğraflar, zaten en başta seçmeni ve halk arasında tartışıldı.

Önümüzde;

Yerel seçimler var.

Öncesiyle;

‘Değişim’ talebi ve psikolojisi içerisine düşülen CHP’de, tarafların yeni kongrelerle hesaplaşma ve yol tayin etme sürecine girilmişti.

Bu doğrultuda…

CHP Osmangazi’nin örgütünde de dün sandık başına gidilirken, beklendiği gibi de, ortalık toz duman oldu.

Haftalardır…

İçi ve dışıyla;

Osmangazi’nin örgütünde rahatsızlık yaratan, seçmeni de huzursuz eden; kişi ve durum nedenli söylemler, olumsuzluklar ve tartışmalar yaşandı.

Sol siyaset, dünya görüşü ve savunulan değerlerle bağdaşmadığı tepkisine neden olan yakın tarihlerle düne gelindi.

Kongre hesapları olarak;

Detaylara girmeyelim…

Nihayetinde;

Milletvekili seçilemeyen il eski başkanı İsmet Karaca’nın gücünü sürdürebilmesine ihtiyaç olan Osmangazi’de Baran Güneş’in kazanması isteniyordu, kaybeden ise en başta kendisiydi.

Cengiz Çelikten’in kazanması;

CHP’de talep edilen ‘Değişim’in nihayetinde yeni dönemin il yönetimine taşınması için önemliydi ve gerçekleşti.

Kazanılmasıyla;

‘Zil Takıp Oynama’ tabiriyle özetleyebileceğimiz etki yarattığını, üstelik dakikalar itibariyle sosyal medya mecrasıyla da gördük.
Kongre öncesine dönelim…

CHP, demokrasi, özgürlük ve adalet kavramları en başta olmak üzere, iktidara karşı güçlü şekilde savunan, talep eden ve topluma vaat eden görünüyor.

Velakin…

Kongrenin yapıldığı yerde tartaklama ve bazı söylemlere tahammülsüzlük ile salon dışında darp olayı, seçmene kötü referans oldu.

AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a;

Her fırsatta en ağır ithamları, suçlamaları kamuoyu önüne getiren CHP, demokrasi açısından en büyük ilçe kongresiyle sınavı değerlendiremedi.

Atatürkçü Düşünce Derneği’nin eski başkanlarından Nedred Yayla, delege olarak kürsüdeydi, ama tepkiyle karşılaştı.
HDP’yle ittifak ve seçimin kaybedilmesinde etken olduğu gerekçesiyle tepkisini ortaya koyan Yayla, kürsüden ifade ettiği bakış açısıyla seçim kazanılamayacağını savunuyordu.

Bu sözlere;

Yayla, karşı tepki gördü.
…Ve!
Salonun dışı gösterildi.

Yayla’nın HDP iddiası, aslında seçim döneminde kendi seçmeni arasında da bizzat CHP’ye yöneltilen eleştiriydi, tereddüt ve soru işaretiydi.

Nitekim…

Seçim için yürütülen saha çalışmalarında, partililerin karşılaştıkları genel durum, kürsüye taşınmıştı.

Osmangazi’deki sonuçla;

Türkiye’nin geneliyle yerel örgütler ve seçmende artık yer eden ‘Değişim’ amaçlı talep ve beklenti, karşılığı bulmuş görülüyor.
Olguyu, zaman gösterecek!

En büyük ilçede;

CHP’nin Osmangazi’deki kurumsal siyaseti ve muhalefet anlayışı, İYİ Parti’nin ve ilçe meclisindeki Büşra Şahin’in fersah kadar gerisinde kaldı.

Türkiye ve Bursa’da;

Kutuplaştırıcı ve ötekileştirici siyaset istenmiyor ise, en başta CHP’nin kendisinin örnek olması ve yansıtması gerekiyor.

Velakin…

Bazı milletvekillerinin muhalefetliği, çözüme yaklaştıran ve götüren, yakınlaştırıcı değil, aksine hükümeti ve devleti uzaklaştırıyor, siyasi saflaşmaya itiyor.

Geçen hafta…

CHP’de ‘Yıldırım’ ve ‘Büyükşehir’ meclisinden milletvekili adaylığı için ayrılan, ama CHP’nin hatalarıyla seçilemeyenlerden olan işinsanı Şahin Sevinç’e uğramıştık.

O da muhalefetti, ama…

Yapıcı, çözüm odaklı oldu ve böyle sürdürüyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Yıldırım’daki örnek kentsel dönüşüm töreninden dönüşte, kahve sohbetimiz oldu.

Şahin, “Kentsel dönüşümün, Nilüfer’de değil, asıl ve önce Yıldırım’da olması gerektiğini mecliste de söylemiştim!” diyerek, muhalefetlik tarzına çarpıcı bir örnekte bulunmuştu.

Siyasetten, kentten, belediyeden kopmayan Şahin, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 2.’si düzenlenecek Bursa Gastronomi Festivali’ne de çarpıcı önerileri anlatıyor, notumuzu alıyorduk.
CHP’nin, kurucusunun Atatürk olması, topluma vaatlerindeki değer ve olguları, önce uygulayan olması gerektiğini ifade edelim.

Dipnot…

CHP’de ‘Değişim’le anılan;

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun içerisinde bulunduğu durum, hiç kolay değil…

Cumhurbaşkanı adayı olsaydı İstanbul’un yönetimi AK Parti’ye geçiyordu, CHP’nin başına geçtiğinde de, ‘siyaseten yasaklı’ duruma düşme olasılığı, yine an meselesi olacak.