Ana muhalefet, iktidarın ‘Türkiye’nin Yüzyılı’ vizyon açıklamasına karşılık olarak, Cumhuriyet’in 100.yıldönümüne atıfla ‘2.Yüzyıla Çağrı’ denilen; ama ekonomi temelleri üzerine kurulmuş ‘Vizyon’u gündeme taşıdı.

Türkiye’de, pandemi ve ardından Avrupa’yı tedirgin eden savaşla travma yaşayan ekonominin soluklanması gerekiyor.

CHP olarak;

Türkiye’nin gündemi ve geleceği için dün ilan ettiği eylemsel yaklaşım ve başlıklar, ne getirir ve ne götürür?

Ülke ve insanı için…

Bir şeyler yapılabileceğinden söz etmek güzeldir, ama kavramsal ve çözüm bakış olsa da, siyasi olgu ve yaklaşımın önemi sürüyor.

Ana muhalefet;

Çözümsel adım, istikrar ve başarı iddiası, vaadiden söz ediyor, ama 6’lı Masa için önce birbirlerini idare etmek yerine güçlü, uzun soluklu birliğini tesis edebilmesi gerekiyor.

Velevki;

6’lı Masa, iktidara geldi, aralarındaki bağın varlığı ve güçlü devamlılığının önemi olacak ve beklenecek.

Muhalefeten…

Hangi alan ve başlıkta vizyon ve eylem planı konulursa konulsun, ülkenin başını ağrıtan, hükümetleri sallayan ve bitiren hassasiyetlerde, kırmızı çizgilerde; nasıl verimlik ve süreklilik olacağı önemlidir.

En başta;

Hem ekonomiyi ayakta tutacak sermayeyle barışık olmak ve istikrarını sağlamak, hem de geçinebilme ve alım gücü gündemindeki emeğin huzurunu, birleştirmek gerekiyor.

…Ve!
Elbette ki…
‘Kürt’ meselesi, özel başlık taşıyor.

Yürütülmek istenen politika ve adımlar, art niyetli düşünce refleksi ve girişimi açısından, demokrasi ve güveni bağlıyor.

Yanısıra…
Hukuk kavramı, mevzuatı vee sisteminin, ana muhalefetin gözü ve düşüncesiyle tartışmaya çekildiğini görüyoruz.

Bu durumla;

Türkiye’nin hassasiyetleri açısından, toplum tarafından benimsemesi ve kabul etmesi gereken söylem ve sınırlar, gündeme geliyor.

Tüm bunlarla…

Ana muhalefet CHP ve biçimlendirmeye çalışılan gözüken 6’lı Masa’nın, ‘olası iktidarıyla ortak görüş birliği ve ortak yolun istikrarını sağlayabilmesi’, temel husus oluşturuyor.

Bu arada…
CHP’nin dünkü beyanında, yabancı finans çevrelerinden, yabancı fonlardan para, yatırım elde edilebilmesi vurgulanıyor.
Mevcut iktidarı, parasal dışa bağımlılıkla eleştiren CHP’nin önünde, ilkeselliğinden söz etse dahi yok sayamadığı, öne sürülen vizyona yansıyor.

Üstelik…

Yabancı ülkelerle Türkiye’nin çıkarlarını gözardı etmeyen diplomatik bir ilişki mimarisi ve Arap sermayesinin yok sayılamayacağı gerçeği, dünkü açıklamada yoktu, ama yok sayılamaz anlamına geliyor.

Bunları konuşurken…

CHP’nin ‘2.Yüzyıla Çağrı’ denilen ve ekonomi temelli vizyonunda, her başlığın, alanına göre, olumlu, olumsuz ve çelişkili tespit ve yorumlara varılabileceğini belirtelim.

Seçim süreci işlerken…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 6’lı Masa’da belirleyicilikte kendi ağırlığını koymak isteyen ve adaylıkta kendisini ortaya atan bir politikayı, saha siyasetine, stratejiyle taşıdığını düşünüyoruz.

Velakin…

Çok kez seçim kaybeden Kılıçdaroğlu’nun CHP’si, böyle mazisinde her defasında muhakame ve sosyolojik sorgulamadan söz ediyordu.
Piyasa koşulları ve hayat pahalılığı tartışmalarından oluşan bir ekonomi gündemi, vizyon ve eylem planı var veya yok, CHP’yi kendi ulaşmak istediği ‘Bu kez tamam’ hırsına, ben merkezliliğine taşıdı.

Bu tabloya karşılık…

Toplum içerisinde, “CHP, ülkeyi yönetebilir mi?” ve “Güven duyulabilir mi?” diye sorulduğunu ve tartışıldığını da, zaten herkes biliyor.
Bu arada…

Dün…

CHP’nin buluşmasında;
İlginç görüntü ve izlenimlerin, farklı yorumlarla sosyal medyada yer bulduğunu belirtelim.
En önemlisi;
CHP’nin yürüteceği ve yer alacağı olası hükümete taşıyacağı ekonomi politikası olarak, yerli ve yabancı danışmanlar en öne çıktı.

Üstelik…

Danışmanlar arasında;

Buluşmaya katılımcı olunmayıp…

Videokonferansla uzaktan erişimle konuşma ve üniversite amfisi gibi görüntü, buluşmadan tartışmalara konu edilenler arasındaydı.
Almanya’nın eski başbakanı Angela Merkel’e o dönem danışmanlığı nedeniyle daha öne çıkan Jeremy Rifkin de, Kemal Derviş’i anımsattı.
ABD’li ekonomistin, “Türkiye, iki kıta arasında bir köprü ve harekete geçirici bir lider aslında. Bu liderliği yapıp havzasındaki diğer ülkeleri harekete geçirebilirse hem üçüncü sanayi devrimine geçer, hem Avrupa Birliği'ne yakınlaşır.” demesi de, ABD’nin öne çıkan isimlerinin klasik övgüsünün aynısıydı.

Böyle dünle;

Türkiye’yi yönetmeye talip ana muhalefet lideri ve siyasi partisinin üzerinde, bir üst akıl işlev görüntüsü oluşurken, eleştirel tartışmalara katılıyoruz.
AK Parti ve seçmenleri arasında, CHP’ye kayyum atandığına ilişkin benzetme ve eleştiriler de, dikkati çekiyodu.

Dünle;
Memnuniyetin zirvesinde ise, CHP’nin kurmayları vardı, ama partilileriin arasında da, olumsuz izlenim ve düşünceler, sosyal medyada da görülüyordu.
Salona ilk gelişte;

CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu tokalaşmadan geçmesi, hayli yankı buldu.
İl başkanı ile belediye başkanı arasında soğukluk olduğu ve düne yansıdığından sözediliyordu.

Geçtiğimiz günlerde;

Kaftancıoğlu tarafından, ağır yakıştırmalarla eleştirildiği iddia edilen İmamoğlu, gazeteciler tarafından sorulunca, ‘İl Başkanı’nın öyle konuşmadığı’ düşüncesini paylaştı ve aradaki soğukluğu yüz ifadesiyle de teyit ediyordu.