Ana muhalefetin geçen hafta Bursa’ya gelen önemli bir ismi tarafından verilen bir bir bilgi ve yapılan değerlendirme, satır aralarındaydı ve pek öne çıkmadı. Velakin dikkatimizden kaçmadı.

TBMM Grup Başkanvekili Özgür Özel, Mudanya Mütarekesi’nin ‘100. Yıldönümü’ nedeniyle düzenlenen programa katılmıştı.
Bu gelişiyle;

CHP Bursa İl Başkanlığı da ziyaret edilirken, yerel ve ülke gündemine binaen basın toplantısında konuşmuştu.
Özel, Bursa’nın devlet bütçesine katkısıyla ters orantılı hizmet aldığını iddia ediyor, vergi uygulamasına ilişkin bir saptamada bulunuyordu.
Büyük kuruluşların ödedikleri vergiden, büyükşehir belediyelerine yasal pay katkısı açısından, Bursa için mağduriyet olduğunu iddia ediyordu.

Özel, “Bursa'daki bütün büyük firmalar, zaten vergilerini İstanbul'daki büyük vergi dairesine ödüyorlar.” diyordu.

Sözlerinin devamıyla;
Açıklık getirdiğini düşünen Özel, Bursa’daki büyük kuruluşların ödedikleri vergiler için “Kurumsal vergi dairesine, eski adıyla Boğaziçi Vergi Dairesi, şimdiki büyük kurumlar vergi dairesine ödüyorlar.” ifadesini kullanıyordu.
Mağduriyet iddiasıyla;

Bursa’nın yerel basınına sorumluluk yükleyen Özel, “Bursa basını hangi görüş, hangi siyasi yönetimde olursa olsun bu meseleyi ana gündem yapmak lazım.” şeklinde konuşuyor.
Açıkçası…
Değinilen konuya, hem mevzuat hem yereldeki uygulama ve durum açısından, şaşırdık.
Gelir İdaresi Başkanlığı’na bağlı olarak başlatılmış bulunan ‘Büyük Mükellefler Dairesi’ uygulaması var.
Bu yöntemle;

Ülke geneliyle…
Sayıları 1500’e yakın büyük mükellefin izlenmesi ve bürokratik bağlarının güçlü şekilde sağlanması amaçlanmıştı.

Şayet…
Türkiye’de;
Tüm büyük kuruluşlar, sözü edilen bu yeni büyük vergi idare kurumuna ödeme yapsalardı, diğer 29 büyükşehir belediyesine hiç yasal pay kalmazdı ve büyük haksızlık yapılmış, büyük gelir kaybı olurdu.
Bu hususta;
CHP’nin Bursa yanılgısı olduğunu düşünüyoruz ve yanılıyorsak, ana muhalefet ve ilgili resmi kurumdan bilgi gelirse, aktarırız.
Bursa’ya baktığımızda;

Kentimizde kurulu…
Türkiye’nin sanayi devleri arasında, Bursa’daki vergi dairelerinin mükellefleri olanları görüyoruz.
Mesela…
Borsa İstanbul’da işlem gören;

Osmangazi’deki TOFAŞ, Nilüfer’deki Karsan, Bosch ve Korteks, Mudanya’daki Türk Prysmian ve Orhangazi’deki Döktaş, Bursa’da bulunan Ertuğrulgazi Vergi Dairesi’ne kayıtlı bulunuyorlar.
Tanınan, öne çıkan…
Bursa Çimento, Özdilek ve SÜTAŞ gibi;
Yerel sermayeli diğer grup büyük firmaların vergi mükellefiyetlerinde de, geneli itibariyle Bursa’nın yerel vergi dairelerine kayıtlı olduklarını belirtelim.

Muhalef olarak;

Bursa’nın hizmette hakkını alabilmesinin ifade edilebilmesinde, elbette bir sorun yok.
Hatta…
Farklı hükümet dönemleriyle;

Bursa’nın iktidara mensup milletvekilleri de, Bursa’nın hakkını almaya çalıştığı görülmektedir.
Mevcut dönemle;

Önemli mesafeler alındığını düşünüyoruz; en başta sağlık olmak üzere, hizmete alınan, devam eden ve planlanan projeler var.
Mesele…

Bursa’nın hakkı ise;

CHP, yönettiği İstanbul’u, AK Parti’nin elindeki en büyük kent Bursa’yla kıyasında, objektif olmalıdır.
Merkezi yönetimden metro yatırımına henüz yeni kavuşma sürecindeki Bursa için CHP ve İstanbul’un seçmenlerinden, “Hükümet, Bursa’ya kıyak yapıyor!” deniyor ise, ortada bir haksızlık var demektir.  
İstanbul ve Ankara
Demir ağlarla örülürken;
CHP’nin genel merkezi ve yereldeki siyaseti, ‘Bursa’nın hakkı ve beklentisi’ için ne diyebildi, ne yapabildi?
Hatırlatalım;
Bursaspor; Diyarbakır’da Amedspor’la can pazarına düştüğünde, CHP’den ne işitildi?
Acaba…
Farklı;
Siyasi, popülist çekince mi vardı?
‘Sahip çıkma’
demişken;
Dahası…
Yerel seçim gecesi…
CHP’de;
İstanbul’daki adayı gibi; Bursa’daki ‘Büyükşehir’ belediye başkan adayına da sahip çıkılabildi mi?