Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, dün seçime giden Bursaspor’un kongresinde konuştu. Yeni yönetimle oluşan süreç için hem reçete çıkardı hem de hakkındaki tartışmaları ve beklentileri, kürsüden cevapladı.
Aylardır;
Kaygılar, sorunlar, sıkıntılar konuşuluyor, ama kongreye katılımın; üyelerin onda biri kadar olması; çelişen yalnızlık fotoğrafını veriyordu.
Yerel yönetimin şirketinin başındaki genç ismin aday çıkması, Aktaş’ın, Bursa’nın gücünü Bursaspor’a kanalize edecek ve kendisinin de destek olacağı bir yönetim oluşumu ve modeli için koridor açması demektir.
Bursaspor’a dün başkan seçilen Ömer Furkan Banaz’ın adaylığı, sosyal medyada bazı çevreler tarafından siyaset ve siyasi irade yorumlarına çekilmişti.
Daima…
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, yöneteniyle beraber Bursaspor’u sahiplenmesi, imkanlarıyla seferberliği istenirken, kongrede sırıtan boş tribünleri anlayabilme güçlülüğü oluşuyor.
Banaz’ın rakipsiz kalması, Aktaş’ın artık kendisini ortaya atması ve nihayetinde akan suların durması gerektiğiyle izah edilebilir.
Süper Lig’e çıkmak bir yana…
Daha alt lige düşme tehlikesini, 800 milyon lirayı aşan borçla da birleştirirsek, Aktaş’ın pozisyonunu, siyaset üstü değerlendirmek de gerekiyor.
…Ve!
Kentliler, taraftar arasında, “Bursaspor’u, ancak Bursa Büyükşehir Belediyesi kurtarır!” düşüncesi, Bursaspor’un dünkü idari yeniden yapılanmasıyla hayata geçirilmiş oluyor.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın kongredeki konuşmasında, Bursaspor’un sürdürülebilirliği, istikrarı ve hedefleri için ‘tarihe not düşülen’ mesajlar vardı.
Aktaş, öncelikle ve özellikle “Ben belediye başkanıyım!” diyerek, Bursaspor’a neler yapılabileceğine açıklık getirmek istiyordu.
Bursaspor’a sağlanan bazı destekler nedeniyle idari teftişlerde karşılaştıkları itirazlardan söz ediliyordu.
Üzerlerine düşeni yapmaya gayret edeceklerini anlatan Aktaş, yönetilen devlet kurumunda da, ‘tüyü bitmemiş yetim hakkı’ bulunduğunu anımsatmasıyla da dikkati çekiyordu.
Böyle derken…
Bursaspor’un sürdürülebilirliği için güçlü, büyük Bursa’nın potansiyeliyle sahip çıkması çıkılması gerektiğinin altını çiziyordu.
Aktaş, önceki yönetimlere dayanan, Bursaspor’dan 300 milyon liraya yaklaşan alacak ve gelirlerine el konulmasını da gündeme taşıdı.
…Ve!
Yeni dönemle;
Bursaspor’a, ‘asla geriye alınmak üzere, paranın verilmeyeceği; verenin; hibe vereceği’ sahiplenme ve destek çağrısında, uyarısında bulundu.
Kentlilere, taraftarlara seslenen Aktaş, Bursaspor gibi, bir büyük, önemli kentin takımının, 30 binlerle ifade edilebilecek tribünlere oynaması gerektiğini ifade ediyordu.
Böyle bir tribün, motivasyon ihtiyacına rağmen, kongrenin yapıldığı salondaki tribünler de, stadyum gibi epeyce boş kaldı.
Aktaş, tartışılmayacak kadar Bursasporlu olduğunu belirtirken, Bursaspor’un aleyhine olacak hiçbir kararın ve teklifin içerisinde bulunmadığını da önemle vurguluyordu.
Hakkındaki;
Siyasi tartışmalara da değindi.
Bursaspor’la siyaset devşirmeye hiç niyeti olmadığını anlatan Aktaş, “Ama bu şehirde siyaset devşirmeye çalışan bazı isimlerin olduğunu, çok net bir şekilde biliyorum.” diyordu.
Bursaspor Başkanı Ömer Furkan Banaz da, Bursa Büyükşehir Belediyesi’yle en güçlü bağların kurulacağı bir dönemle göreve başladı.
Bursaspor’u, kendilerine bir ‘Emanet’ olarak niteleyen Banaz, Süper Lig’de elde edilen şampiyonluğa, geçmişe takılı kalmadan, ama geçmişten bir deneyimle de geleceğe bakacaklarını söylüyordu.