Bursaspor, tüm kentin sorumluluğundadır, ama resmi kurumun parçası da değildir, siyaseten sandığa tahvil edeceği araç da değildir. Güçlü Bursaspor için topyekün bir aidiyete, bir sağduyuya ihtiyaç var.
Bugün…
Youtube’da;
Canlı yayınla…
Bursaspor’un yönetimk kurulu üyelerinden, Asbaşkan Rıdvan Gültekin ile Sözcü Ramazan Çetin Kaya’nın medyayla buluşması vardı.
Şu günlerde;
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve Bursaspor Başkanı Ömer Faruk Banaz; çok ağır ifadelere varan şekilde hedef tahtasına alınıyor.
Öncelikle…
İfade edelim;
Siyasetin, sandığa tahvil etmek isteyen bir planamacı ve kaygısı olsaydı, belediye başkanlarının kulüplere başkanlığı yasaklanmazdı.
Bursaspor’un gidişatı için…
Bursaspor Asbaşkan Rıdvan Gültekin’in konuşması, neyin nasıl olması gerektiğini ortaya koyuyor.
…Ve!
Bilinmesi, fark edilmesi gereken bazı hususları ve gerçekleri de, muhataplarıyla başbaşa bırakıyordu.
Gültekin, sorumluluk ve sonuç içerisine çekilen siyaset ile süregelen “Bursaspor’a siyaset sokmayın!” yaklaşımına söyledikleri, not düşüyor.
Vurguladığı üzere…
Bursaspor’un farklı sorun ve çözümleri için belediye tarafından bir şey yapmanın ve milletvekillerinin de bakanlıklarla görüşmesinin, ‘Bursaspor’a siyaset sokmak’ anlamı taşımadığını söylüyordu.
Böyle derken…
Gültekin, sözlerinin devamıyla da, “Bursaspor; Bursa’da, siyasetin üstündedir!” demesi, ‘aidiyet’ hatırlatması anlamına da geliyor.
Bir haklılığı da;
Sanayi kenti kimliğinin, kentsel aidiyetle Bursaspor’a yansıtılabilmesi ihtiyacı ve gerçeğidir.
Bursa’nın karşılığı;
On, yüz, bin, 10 bin formanın ederi kadar değildir.
…Ve!
Bursaspor, forma sayısı hesabına muhtaç olacak kadar olmadığı gibi, hayrına bağış düşüncesi taşınacak kadar da görülemez.
Tekrar ifade edelim…
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), “Bursa büyürse, Türkiye büyür” diyor, ama sanayisiyle Bursa büyüse de, Bursaspor daha da düşüyor.
Sözü;
Getirelim siyasete!
2000’lerin başında;
Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursaspor’a Nilüfer’de muazzam bir tesis kazandırdı, küme düşmekten de kurtarıldı.
Velakin…
O dönemin yerel siyasi iradesi, Bursaspor’a iyiliklerine ‘rağmen seçilmediği’ gibi, hükümetinin başındaki aynı siyasi parti iradesi de, ekonomi politikası nedeniyle sandıkta dip yaptı.
Sonraları…
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nce yapılan yeni stadyum ise, ‘uğurlu gelen eski stadyumun yıkıldığı’ gerekçesiyle başarısızlığın manevi nedeni görüldü.
Trabzonspor’un yeni stadyumda başarılı olması ve yıllar sonrasıyla ‘Şampiyonluk’ yaşaması, iyi değerlendirilmelidir.
Stadyumu yeni veya eski, imkanı olan veya olmayan, Anadolu’daki bazı kentler de, az parayla genç yetenekleri, inanan takımlarıyla başarılar gösterdiler.
Sakaryaspor da, 2 alt ligdeydi, ama yeni stadyumuyla 1.Lig’e yükseldiğini de çok iyi kavramalıyız.
Vurgulayalım;
Bursaspor’un ismi, büyüklüğü; aslında Fenerbahçe’nin de ünlü bir özdeyişindeki, şampiyonluk ve kupalarla ölçülemez.
Bugün…
2.Lig’de oynanmaya başlanan maçlarda, puan elde eden Anadolu’nun kulüpleri, Bursaspor’un ‘Şampiyon’ kimliğini önemsiyor, farklı gurur ve mutluluğu yaşamış oluyor.
Türkiye Kupası’nda;
Turların en başlarıyla yarışacak Bursaspor’un rakibi, Sinop’un 44 bin nüfuslu ilçesinin takımı oldu.
Bursaspor’la eşleşen;
Boyabat 1868 Spor Kulübü’nün “Rakibimiz 2009-2010 Spor Toto Süper Lig şampiyonu Bursaspor olmuştur. Hayırlı uğurlu olsun…” demiş olduğunu, not düşelim.
Bugün;
Bursaspor Asbaşkan Rıdvan Gültekin, Bursaspor için kenetlenme ve güçlü bir aidiyet çağrısında bulunuyor.
‘Kent dinamikleri’ açısından;
Bursa’nın ‘sanayi kenti’ kimliğini oluşturanlara ve nihai beklentiyle de BTSO gibi öne gelen topluluklara sesleniyordu.
Son satırlarla;
Bursaspor’un önceki yönetim dönemlerine dayalı ciddi bir borç yükünü, bir kez daha anımsatalım.
Böyle borçla;
Özel bir şirket olsa, konkordato ilan ederdi, ama böyle adı konmak istenmeyen mali kuyudayız.
Nasıl çözülür, sorun bu!
Özellikle…
Geçen yıl sonlarındaki döviz kurlarındaki yükseliş, dövize endeksli transferlere ait borçlarla mali sorunu, kronik boyuta ulaştırdı.
Sevda, hizmet ve başarı gayesiyle yola çıkan eski yönetim kadrolarından, alacak hibesi, temel beklenti oluşturuyor.
Beraberinde;
Sanayi kenti kimliğini oluşturanlardan, bu kentsel kimliğin karşılığını verebilecek katkı bekleniyor.
BTSO’nun, kentsel önem, değer ve markaları açısından, Bursaspor için de özel bir başlık açması ve eylem beyan etmesi gerektini söyleyelim.
Bursaspor Yönetim Kurulu Sözcüsü Ramazan Çetin Kaya’nın konuşmasında da, taraftar kitlesinin çifte merakına mesaj vardı.
Yeni transfer için;
“Tahta Açılacak mı?” tartışmaları için “Tahta, sözleşme yöntemleriyle yapılabilir ama şu andaki şartlarda sürdürülemez.” diyordu.
Sözlerinin devamıyla;
Kaya, “140 milyonluk tahta 40-50 milyon ödemene rağmen 220 milyon. Vicdanen rahat bir şekilde yapmak istiyoruz. Bursaspor’un adını yaşatmak için mücadele ediyoruz. Hiçbir toplantımızda Bursaspor’u kapatalım diye bir düşünce olmadı.” şeklinde konuşuyordu.
Boy hedefi yapılan;
Belediye;
Kente sorunlarına büyük çözümler üretmeye çalışıyor, kimsesizler, öksüzler ve yetimler sevindiriliyor.
Halk olarak;
BESAŞ’tan daha fazla kaliteli, ucuz ekmek ve BURULAŞ’tan da toplu ulaşıma zam yapmaması istendiğini de hatırlatalım.
Bu arada…
Ev sahibi maçlar; başta olmak üzere, taraftarların maç bileti almalarını sağlayan ‘Passolig’ sistemine baktık.
Bursaspor için 150 bin kayıtlı var, ama kendi evinde son 2 sezondaki maçlarda, tribünlere böyle istatistik yansımadığına da dikkati çekelim.
Bir mesajmız da;
Bursa Valisi Yakup Canbolat ve milletvekillerine olacak; sizleri aralarında görmek isteyen Bursaspor ve taraftarları var.