Ardı ardına toplu şehitler, yerel seçim gündeminde milli hassasiyetlerin en öne çıkmasına neden oldu. Muhalefet, kendisini yine ve önce yeni bir güven sınavı içerisinde buldu.
Gündemde;
Ana muhalefet CHP ve kendisini, Kürt kökenli vatandaşlarımızın siyasal hareketi olarak iddia eden DEM Parti var.
Milli hassasiyetle…
Terörle mücadelede;
TBMM Genel Kurulu’ndaki ortak bildiriye imza atmayan 2 siyasi partiden tekinin politikası ve dili değişmiyor, ama CHP’nin çoğunluktaki ortak duruşa katılmayışı, beraberinde tartışmaları büyüttü.
CHP’nin kontrollü, dolaylı ittifak hesaplarıyla önceki yerel seçimlere girmesinin ardından, kendi kulvarındaki malum siyasi yapıyla köprülerin atılmadığı da yine tartışmaların odağında bulunuyor.
Ana muhalefette;
Terörle mücadele gündemi ve toplumda tansiyonu yükselten sözde Kürt siyasal yapısının politika ve söylemleri karşısında, sosyal medyada kendi öz düşüncesini paylaşmayan milletvekilleri eleştiriliyor.
‘Genel Başkan’ ve ‘Genel Merkez’ olarak yapılan kurumsal paylaşımlarını, kendi sosyal sosyal medya hesaplarında paylaşmak yeterli görülmüyor.
TBMM Genel Kurulu’nda, sözde mücadele gerekçesiyle huzur bozan ve sivilleri hedef alan, şehitler verdiren eylemlere demokratik nitelemede bulunan, İmralı Adası’ndakine övgülerde bulunan sesler, tribün gibi izleniyor.
Bu gidişat sürer ise;
İstanbul ve Ankara’nın tekrar AK Parti’ye geçmesini gündeme getireceği gibi, Bursa’nın yine alınamamasına da götürecektir.
Geçen hafta…
II.Abdülhamid’in sağ kolu;
Tahsin Paşa’nın rolüyle tanınan AK Parti’li milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, TBMM Genel Kurulu’nda, sessiz kalmadı.
DEM Parti’nin sözlerine karşılık, Türkiye’nin statüsünde ‘Kürdistan’ diye bölge bulunmadığına tepkisiyle sözleriyle başlıyor.
…Ve!
Yenişehirlioğlu, “Terör örgütü liderinin Millet Meclisi’nin çatısı altında güzellemesine şahit olduk, gerçekten yazık. Terörist, teröristtir. Abdullah Öcalan terör örgütü lideridir ve hukuk önünde yargılanıp ceza almıştır. Düşünür ya da yazar maskesinin ardına gizlenmesi mümkün değildir.” diyor.
Dün de…
Bursa’nın AK Parti’li milletvekili Emine Yavuz Gözgeç’in bir konuşması vardı ve ‘Terör ve odakları için’ hayli sert mesajlar verdi.
Gözgeç, “Terör, en kapsamlı şiddet hareketi; en temel hak, yaşam hakkını hedef alıyor, vatanımızın birlik ve bütünlüğünü hedef alıyor. Terörün, şiddetin hiçbir haklı gerekçesi olamaz.” ifadesini kullanıyor.
Sözlerinin devamında;
Terörle mücadeleden, terörün insanlık suçu olduğunu söylediklerinde, “Bırakın ‘terör, terör’ demeyi.” denilmesiyle karşılaşıldığı vurgulanıyor.
Gözgeç, “Yaşamdan, candan daha kıymetli bir şey mi var? Elbette terörle mücadeledeki kararlılığımızı ifade edeceğiz. Elbette teröre destek verenleri, terör örgütlerinin sözcülüğünü yapanları tüm çıplaklığıyla gözler önüne sereceğiz.” şeklinde konuşuyor.
Tunceli; Ovacık’ta;
Terör eylemiyle canından olan 4 yaşındaki Nupelda’nın isim anlamının, Kürtçe; ‘yeni yaprak veren’ anlamına geldiği, ama katledildiği vurgulanıyor.
Özgeç, şehit edilen kadın öğretmeni de gündeme taşıyarak, “Aybüke Öğretmen, daha 22 yaşında… Aybüke Öğretmen, son türküsünde ‘Beni öldürende yoktur din, iman.’ diyor ya, gerçekten yok.” diyor.
Siyasal anlam yüklü bir mesaj veren Özgeç, “Biz, milletimize mücadelemizi ve bu mücadelede kimin nerede durduğunu açıkça gösteriyoruz ki sanırım bundan rahatsız olunuyor.” demesiyle dikkati çekiyor.
Son nokta;
Şahir ve yazar, meslektaşımız merhum Abdurrahim Karakoç’tan veciz satırlarla konuluyor.
“Beden ölür, çürür, cana bakın siz.
Kim kiminle yürür, ona bakın siz.
Bırakın dönsün dönme dolaplar.
Hak’tan, hakikatten yana bakın siz.”