Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 2 yıl aradan sonra, yeniden düzenlediği ve dün basın toplantısıyla duyurulan ‘dünya’ buluşması, özünde kentin küresel değerini gündeme taşımış ve yaşatmış da oluyor.
Uluslararası Bursa Festivali, 1 yıl aradan sonra geçen yıl yeniden yapılmıştı, ama farklı ülkelerin pandemi önlemleri nedeniyle uluslararası halk dansları yarışması, yine olmamıştı.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, süren 60. Uluslararası Bursa Festivali’nin kapsamında, 34. Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması’nın da, 2-7 Temmuz  2022 tarihlerinde yapılacağını açıkladı.

Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Sadi Etkeser ve Genel Sekreter’i Fehim Ferik’in de katılımıyla program duyuruldu.

Aktaş’ın da ifade ettiği üzere, farklı kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yapmış Bursa olarak, konumunu taşıyan bir refleksle 22 ülkeden 800 dolayında misafir, merkez sahnede ve ayrıca 17 ilçede halkla biraraya gelecek.
Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması; alanının uluslar arası camiasında öncelikli talep ve itibar görmektedir
Yabancı konuklar, Bursa’nın tarihi ve kültürünü yaşarlarken, yerel halkla yakın ve duygusal bağ kurulur; turizm elçisi olarak dönerler.

Bursa’nın kültür mozaiğini yansıtan yerel halk dansları topluluklarının da sahne alacaklarını ifade edelim.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un, farklı platformlarda Bursa’nın festivalinden önemle söz etmesi ve örnek göstermesi, sağladıkları desteğin de yanı sıra, özlenen işbirliğini gösteriyor.

Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması’nın ismi de, küresel bir önem ve anlamı ortaya koyuyor.

UNESCO tarafından ‘Somut Olmayan Dünya Kültür Mirası’ olarak tanımlanan ‘Karagöz’, güçlü ve itibarlı bir ulusal organizasyonla yaşatılıyor.

Elbette ki…
Kamusal mesajla;

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, kültür ve sanattan tasarrufun olamayacağı bir anlayışı ve ilkeyi, dün de vurguladı.
Uluslararası Bursa Festivali
’ne desteğiyle…

İşbirliği oluşturan en başında, yerel sermaye markaları geliyor ve sektörlerinde uluslararası yer edinenler, dikkati çekiyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı da, ayrıca not düşüyoruz.
Konser ve topluluklara ana sponsorlu yapan yapan güçlü yerel markalar, Bursa’da faaliyet gösteren ünlü küresel ve uluslararası markalara, ‘kentsel aidiyet’ örneği oluşturuyorlar.
Fransız sermayeli Oyak Renault’un bir konseri finanse ettiğini, yabancı konuk ve topluluklar için ulaşım sponsoru Türk Hava Yolları’nı da özellikle belirtmiş olmak istiyoruz.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da, anlam ve önemini olabildiğince hissettirdiğini görüyoruz, Kültür ve Turizm Bursa İl Müdürü Kamil Özer de, üzerine düşen için yerelde gerekeni yapıyor.
Yabancı sanatçı ve topluluk üyelerine, Çelik Palas Hotel’in konaklama sponsoru olduğunu, Atatürk’ün de vaktiyle kaldığı eski tarihi otel binasında, ev sahipliği yapıldığını da belirtelim.
Başkan Aktaş, kurumu ve halkı adına, festivale sponsor olan markalara, teşekkür etti.
Etkinlik sponsorları;

Oyak Renault, Durmazlar, Harput Holding, Beyçelik, BTSO, Atış Şirketler Grubu, Uludağ İçecek, Erikli, Seva Holding, Hayat Hastanesi, Nev Sağlık Grubu, Özhan Marketler, Şahinkaya Okulları ve Neskar

Hizmet sponsorları;

Turkish Airlines, Karinna Hotel, B plas, Hotel Çelik Palas, Kardelen Kestane Şekeri, Aldente Yemek, İskender Kebap, Zeno Copy Center, Acoustibox, Çaytaze ve Advert House.

Bu arada…
Yaz aylarıyla…
Reşat Oyal Kültürparkı; Uluslararası Bursa Festivali’yle beraber, eşsiz tabiatıyla halkı kucaklıyor.
Festivale gelenler, kentin stresinden uzaklaşır, büyüklerin anıları canlanır, sosyal hayatın geleneği, çay bahçelerinde yaşanır.

Reşat Oyal Kültürpark’ında;

‘Ters Ev’i ziyaret etmek; bir evin içerisinde, tavandan ‘başaşağı’ fotoğraf, selfie çekinmek, ilginç anlar olacaktır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait Bursa Arkoloji Müzesi’ni ziyaret etmek de, bu kentin çok eski geçmişine yolculuk anlamına geliyor.

Yukarıda yazdıklarımız;

İstanbul, Antalya ve İzmir’de olsaydı, en başta devletin TV kanalı ve özel TV’ler ile ulusal gazeteler, yere göğe sığdıramazlardı.
Bu arada…
Uluslararası Bursa Festivali’nde, senfoniden caza, halk ve sanat müziğinden, sahne performansına kadar, tüm katmanları kucaklayan sanatçı ve topluluklara, yoğun bir talep oldu.