Bursa’nın yıllardır ‘teknik’ üniversiteye ihtiyacı konuşuldu, şimdi var, ama ülkenin, kentin meselelerinde, Bursa Teknik Üniversitesi’ni artık daha sık ve sesli duymak gerektiğini belirtelim.

Yeni depremle;

Bursa’nın depremsel riski ve neler yapılacağına kafa yoruluyor, özellikle bilimsel, akademik katılımcılığın ve çalışmaların önemi bulunuyor.

Velakin…

Bir süredir;

Uzmanlık gerekçesiyle…

Belirli kitlelere veya halka yönelik konferanslar ve tematik toplantıların yapılıyor, ama meselenin işbirliği ve mutfağına özellikle ihtiyaç var.
Bu arada…

Japon mühendis ve mimarlara kulak verilen ülkemizde, aslında devletin kural ve sistemine uyma sorununa özeleştiri yapmak gerekiyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi’nin, bazı tematik gündemlerde kendisini tam anlamıyla öne çıkarmak yerine, Bursa Teknik Üniversitesi’nin önünü açma ve ardında durma centilmenliğini de tahmin ediyoruz.

Bu nedenle;

Bursa Teknik Üniversitesi

Kurumsal olarak;

Deprem hakkında…

Sadece belirli isim veya isimlerle konferanslarda, toplantılarda konuşan ve görülen olması yerine, devletin kurum ve kuruluşlarıyla sıkı işbirliği sergilemesi, mutfağın içerisinde olması gerektiğini düşünüyoruz.

Zira…

Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne sahip üniversite olarak, kentsel beklentide çıtada büyük olacaktır.

AFAD Bursa

Deprem öncesi, anı ve sonrası için genel otorite ve koordinatör konumuna sahip bulunuyor.

Bu doğrultuda;

Bursa Teknik Üniversitesi de, üst düzeyde katılımcılığını esas ve prensip edinen, aktif ve süregelen katılımcı politika yürütmelidir.

Böyle derken…

Bursa Teknik Üniversitesi’nin, öğretim kadrolarını üst ölçekle tutması, takviye etmesi ve güçlendirmesi, süregelen beklentidir.

Toplum

Üniversitelere kulak veriyor.
Özellikle…

‘Teknik’ üniversiteler, bilinen şeylerin anlatılması ve uyarılarıyla değil, geleceğin öngörülmesi, ufuk ve yol haritasıyla da önemsenmektedir.

Bursa Teknik Üniversitesi, sanayi ve sermayeyle işbirliği ve destekte öne çıkıyor, ama deprem için de ihtisası güçlendirmeli, kapsamı genişletmeli ve kurumsallık kimliğiyle aktif olmalıdır.

Sanayi kuruluşları ve emeğin gücüyle ekonomide bir merkez olan Bursa’da, olası deprem; sanayi envanterini de bağlıyor.

AFAD’ın çatısı altında;

Bursa Teknik Üniversitesi’nin, bilimsel ilgili alanda en üst düzey akademisyeni veya akademisyenleriyle adeta kampa girer gibi olması, Bursa’nın ihtiyacı olan unsurlardandır.

Ulusal TV’lerde;

Bursa gibi büyük ve üniversiteler kenti olmamıza rağmen, başka kentlerin bazı üniversiteleri ve bilim adamlarını duymaktayız, sahada izlemekteyiz.
Araştırma, geliştirme, keşif, yeni ufuklar açmak, ülkeye, kente ve topluma katkı, bilimsel makaleler, teknik üniversitelerden temel beklentilerdir.

Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, kurumsal kimliğini artık oturtmaya başlamış ve mekansal koşulları belirli düzeye oturtulmuş bir üniversite devraldı.

Yeni dönemle,

Gözler, kendisinde!

Anadolu değil, Bursa’nın üniversiteleri olmak, Bursa için farklı önem ve anlam taşımaktadır.

Elbette ki…

Bursa Uludağ Üniversitesi’nin köklü geçmişi ve deneyimi var ve bu nedenle Bursa Teknik Üniversitesi’nin yanında yeri hep özeldir ve üniversiteler kulvarı açısından da, beklentimiz yine sürecektir.
Nitekim…
Çok değerli;

Farklı alanlarda, kendilerini kanıtlamış ve kabul edilmiş olan akademisyenler, bilim adamlarıyla günümüz koşullarında haklı şekilde vitrinde olmalılar.
Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz’la geride kalan dönemde, yeniden yapılanma ve daha güçlenme öne çıktığını belirtelim.

Anlaşılan;

Bu üniversiteyi, daha sık duyacağız!

1990’lı yıllarda;

Bursa’yı, özellikle İstanbul’un üniversiteleri planlamıştı, kenti tanımadan, toplumu ve geleceği, ortak doğruları okumadan yapılan uygulamaların sancısı da, sorunları da sonradan çıktı.
Şimdi…

Bursa’nın, yeni kurulan özel Mudanya Üniversitesi’yle beraber, artık 3 üniversitesi var ve aralarında rekabet değil, kente katma değer bekleniyor.