Muhalefetin eleştirileri, vaatleri olacaktır, milletvekili adaylığıyla kentlerin yereliyle de dikkati çekiyor. Velakin bir yayındaki röportaja yansıyan o Bursa’yı, her okuyan öyle mi düşünür?

14 Mayıs’taki çifte sandıkla;

HDP, kapatılmanın ihtimaline karşı, milletvekili adaylarıyla Yeşil Sol Parti’nin çatısı altında, ama cumhurbaşkanı için CHP’nin aday lideri destekleniyor.

Bursa’nın yereliyle;

Yeşil Sol Parti’nin milletvekili adaylarının değerlendirmesini, İstanbul merkezli olan ‘Gazete Karınca’ adlı bir sanal gazete fark ettik.

HDP’nin Bursa’daki il eşbaşkanlığından gelme ve şimdilerde de 1.Bölge’den 1. sıra adayı Ceylan Erol Erdoğan’ı okuduk.

Bursa ele alınırken…

Kadın sorunlarını öne çıkaran Erdoğan, “Kadınlar, muhafazakârlıktan, Bursa’nın sosyo-ekonomik yapısından kaynaklı eve hapsolmuş durumda.” demesiyle çok şaşırdık.

İnanılır gibi değil!

Anadolu’nun coğrafyaları karıştırdığını söylesem, oralara dahi haksızlık olacaktır, Bursa için ağır kent genellemesi var.

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine yönelik eleştiriler ve kadın cinayetlerine yönelik adalet araşından söz etmesi tamam da, Bursa’da, Suriye’li kadınlar dahi, dışarıdaki yaşamda bulunuyor.

Erdoğan tarafından;

Kadınların iş hayatındaki yerinden söz eden ve özlük haklarında eşitlik isteyen bir muhalefet söylemde, “Kadınlar, muhafazakârlıktan, Bursa’nın sosyo-ekonomik yapısından kaynaklı eve hapsolmuş durumda.” denilmesi, kamuoyuna yansıyan kentsel ağır yaklaşım duruyor.

Erdoğan, “Bir Kürt olarak kendi kimliğimle burada yaşamıyorum.” diyor ve Kürt gençlerin baskı altında yaşadıklarını iddia ediyor.

Amed Sportif Faaliyetler’in Bursa’da Bursaspor’la oynadığı maça söze taşıyordu, ama tam tersine  Diyarbakır’da; Bursasspor’un yaşadıklarını ise, en iyi Bursaspor futbolcuları ve yöneticileri çok iyi biliyor.

Bursa 2. Bölge’den 1. sıra adayı Dr. Necdet İpekyüz’ün de röportajına odaklandık, kendisinin dedikleri de tartışmanın odağına kalıyor.

Bursa’nın yaşanabilirliği açısından eleştirel konuşuyor, kendi düşünceleriyle bazı nedenleri öne çıkarıyor.
Bursa’nın yeşilinin yokolduğu, sanayileşmeyle sermayenin gözetildiğii aynı ailede 3 kişinin geçinebilme derdi, gençlerin yurt dışına gitme isteği ve Nilüfer Çayı’nın da kirliği olduğu özelliklev vurgulanıyor.

Nüfus artışı neden?

İç göç!

Fabrikalar neden?

İç göçle gelenlerin iş umudunu, milli ekonomiye kazanma, aynı aileden birden fazla çocuğu geleceğe taşıyabilmektir.

Büyük kentlerde;

Kentsel sorunlara temel neden, iç göçle yaşanan hızlı nüfus artışı ve neden olduğu hızlı kaçak yapılaşma, plansız büyümedir.

Nilüfer Çayı’nı temizlemek kolay, zaten öyle eski yıllardaki gibi çok ağır bir gerçek de yok.

Velakin…

Bursa’nın yüzbinlerce kaçak yapısı nedeniyle ovadaki tarım alanlarını geri getirmek, mümkün olmayacak.

Bu arada…

Kürt kökenli vatandaşlar adına, Türkiye’nin yönetimsel anlayışı eleştiriliyor, halka şikayet ediliyor, ama yanlış düşünce, iddia görüyoruz.
Bir gerçek var…

Bursa’nın belediyeleri;

Kentsel dokunun restore edilmesi, yaşanabilir kent koşullarının iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi için alt semtlere odaklanıyor.

Yapılanlar, hizmet belli!

Ayrıca…
Doğu ve Güneydoğu’dan gelerek yerleşen Kürt kökenli vatandaşların arasında da, milletvekilleri de var, sektörlerinde öne çıkan  sanayiciler de, esnaf da var.
Üstelik…

İç göç nüfusuna dayalı, kentin doğusu, kuzeyi ve kuzeybatısınadaki mahallelerde, ticaret de, sosyal hayat da canlıdır.

Elbette ki…
Plansız, kaçak yapılarla oluşan yerlerde altyapının ve yaşanabilir üst koşullarının tesis edilebilmesi, öyle hemen de olmuyor.

Tıbbiyeli;

İpekyüz, Diyarbakır doğumlu ve özgeçmişinde Diyarbakır, Mardin, Siirt, Batman ve Şırnak’ın tabip odalarının yönetimlerinde görev aldığı yazıyor.
HDP’den Batman’nın milletvekili İpekyüz, Yeşil Sol Parti’nden Bursa’nın milletvekili adayı gösterildi.

Ailevi, mesleki neden var mıdır, bilemiyoruz, ama Türk siyasetinde ağır basan ve tartışılan alışkanlıkla HDP de, Bursa’da ithal aday akımına uydu.

Son söz…

Türkiye’nin enerjisini alan, devletin bütçesini yorun terörle mücadelesi olmasaydı, Doğu ve Güneydoğu’da terör ve endişesi olmasaydı, bugün gelişmişlik ve refah da tüm coğrafyayı kucaklayacaktı.