Yerel seçimlere de artık sayılı aylar kalırken, siyaseten ve toplumsal olarak, yine CHP, yakından izleniyor. İktidarın yerine oynayan bir ana muhalefetin, kendi ne yaptığıyla da yüzleşmesi gerekiyor.
CHP’nin en büyük sermayesi;
Sol siyasi ve dünya görüşünü elinde tutmak istemesi ve öne çıkan bir siyasi parti olması, en öncesiyle Atatürk tarafından kurulmasıdır.
Velakin…
Bu ülkede…
Adalet sorgulanırken…
Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın mutlak bir ölçüt görülmesi ve siyaseten vaatlerinden baş tacı durumuna getirilmesi tartışılıyor.
Bu politika;
Dış dünyanın bakışı ve ülkemiz içerisindeki popilizmin boyutu açısından, CHP’ye tahvil edilmek istenen strateji yorumuna neden oluyor.
Sol siyaset;
Türkiye’nin kurulu düzeni ve hukuk normlarıyla çelişmeyecek meydan siyasetİYLE özdeşlik kurulabilir, ama ‘Gezi Parkı’ gibi değil.
Vergi zamlarını protestoda;
81 il örgütünün merkezinde, kapalı mekanlardaki masa başı basın toplantıları da, sol siyasetle çelişiyor.
Bursa’nın yönetimini alamayışını içinde ukde gören CHP’nin lideri, yaklaşan yeni yerel seçim siyasetinin perdesini Erzincan’da açacak.
Malum…
Orada;
Mustafa Sarıgül, milletvekili!
Şaşırmadık!..
Zaten…
Bursa’ya, konum ve önemiyle doğrul orantılı yakın temas ve iletişim politikasının olmadığı düşüncesi, uzun yıllardır konuşuluyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdoaroğlu, AK Parti’nin 21 yıllık hükümet ve 19 yıldır süren yerel iktidarı döneminde, kaç kez Bursa’ya geldi?
Bilakis…
Listeleriyle;
Bursa örgütünün hakkı olan 2 milletvekili adayı eksikle Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’ne 1’er milletvekili verilmesi ve seçilmeleri, zaten eleştiriliyor.
Yerel basında;
AK Parti’ye yakınlık ve güzelleme iddiasıyla gazetecileri şahsi sosyal medya hesabı üzerinden engelleyen CHP otoritesi anlayışı var.
Dolayısıyla;
Böyle bir anlayışın, “Merdan Yanardağ serbest bırakılsın.” diyerek, gazetecilere özgürlük ve demokrasi güzellemesi, asıl inandırıcı olmuyor.
Çifte seçim öncesiyle;
Defalarca seçimler kaybeden Kılıçdaroğlu’nu ve politikasını eleştirdiğimizde, diğer tarafta O’nu güzelleyen medya yıldızları, sonra yerin dibine soktular.
Muğla; Akbelen’de;
Orman ve çevre meselesinde…
Sivil itirazlar ve eylemler olurken, CHP’nin gelişi ve politikasıyla farklı düşünenlerin de muhalefetle ihtilafları oluyor.
Bazı milletvekilleri…
Davranışlarıyla eleştirildi!
CHP’nin mahalle delege seçimlerinden kurultay ve PM’ye kadar, kendi içerisinde demokrasi normları tartışılıyor, özeleştiriler yapılıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla ilgili bir kriz de var ve Kılıçaroğlu’nun da gideceği Mustafa Sarılgül’le rest çekeceği anlaşılıyor.
Bursa’da;
‘Büyükşehir’ adaylığı için yeniden açıklanan Mustafa Bozbey’in ittifak adaylığının garanti olmadığını ve İYİ Parti’nin kendi adayıyla çıkma refleksini ilk bu sütunlarla kalemle almıştık.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in masadan çekilmekle birlik istikrarı için güven zafiyetini yaratması, istedikleri oy oranı ve sıçramamasının olmamasıyla birleşti.
Yani…
Bursa’da İYİ Parti’nin eli zayıfladı, ama CHP’nin de 2019’da hakkını kullanan bir durumu nedeniyle ittifakın Bursa için olmaması, masada bulunuyor.
Nilüfer Belediyesi’ni epey dönemdir yöneten CHP ve liderinin, Bursa’yı böyle bir konumla rol modele taşımaması ve öne çıkarmamasına ne demeli?