Türkiye, önceki gün yaşanan yeni depremle yeni yüzyılın büyük acısını, tahribatını yaşadı. Yeni, pahalı konutlar ve devlete ait binalar da yıkılıyordu, ama ‘Zihniyet’in çökmediği anlaşılıyordu.
Dün…
Marmara Depremi’nin üzerinden 24 yıl geçmesine rağmen, Güneydoğu’daki yeni depremin ortaya çıkardığı bilançoyu, fotoğrafı değerlendirmiştik.
Nitekim…
TV’lere konuk edilen bilim adamları tarafından yapılan değerlendirmeler de, aynı düşüncelerimizi teyit ediyordu.
Binaların deprem direnci açısından, 1999’un öncesine ait yapılara odaklanılıyor, ama yıkılan, çöken yeni binaların çokluğuna baktığımızda, idrakine varılabilmesi gereken bir gerçekle de yüzleşiliyor.
İnşaat kalitesine önem veriliyor, ama statik projelendirme kalitesi ve denetim mekanizması açısından da, ders çıkarılması gerekiyor.
Gördük…
Birkaç milyon liraya, lüks ve depreme dayanıklı gösterilen site konutları arasında, un ufak çökenler ve oturulamaz hasarlı olanlar var.
Deprem kentlerinde;
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da, Savcılık da harekete geçmeli; yıkılan ve hasarlı özellikle yeni binalara kafa yorulmalıdır.
Projelere, müteahhitliğe, ve denetime mercek tutulması, mevcuttaki mevzuatın hataları, eksiklikleri için ihtiyaç oluşturmaktadır.
Böyle derken…
Devlet de, kendisiyle yüzleşmeli!
Vatandaşın 1999 yılından önce yapılan konutları yaftalanıyor, ama yeni binalar kadar, devletin de yeni binaları çöküyor.
Gördük…
Son 10 yılda yapılan ‘Devlet Hastaneleri’ hasar alıyor ve üstelik AFAD’a ait bina dahi yıkılıyor, bir ‘Şehir Hastanesi’ de etkileniyor.
Türkiye’nin deniz yoluyla dünyaya açıldığı İskenderun’da, konteyner yüklü gemi yanmaya devam ediyor.
Sahi…
Depremin 10 kentinde;
Belediyeler, ne yaptı?
Arama ve kurtarma çalışmalarına yönelik, sivil toplum kuruluşları ve gönüllerin katılımıyla hazır kıta topluluklar neden yok?
Bursa…
Türkiye’nin öteki ucundaki enkazlardan can kurtarabilmek için deprem illerine giden Bursa’nın belediye ve gönüllü toplulukları, AFAD ve Jandarma, görevleri başındalar.
‘Kentsel Dönüşüm’ önemli, ama yeni binalar ve devletin binaları yıkılıyor ise, ortada hakikaten garip bir durum var.
Trajediye bakın…
Yeni yapıları ruhsatlandırmak ve inşaatlarını denetlemek, kaçak inşaatları da önlemekle sorumlu Adıyaman Belediyesi de yıkılıyor!
‘Kaçak inşaat’ dedik, ama…
Merkezi yönetim tarafından, ‘İmar Barışı’ denilen uygulamayla getirilen yeni bir affının neden olabileceği trajik fotoğrafın ardında, devletin 41 milyar TL gelir elde ettiğinden söz ediliyor.
Bu arada…
Dolaylı imar affının uzatılmasını isteyen BBP ve verdiği böyle bir teklifin benzerini gündeme taşıyan, ama geri çeken CHP’nin ilk düşüncesine, ne demeli?
Nereyi tutsak;
Kırılıyor, elimizde kalıyor!
Bursa’da;
Deprem riskinin olup olmadığını ve olası depremin fotoğrafını konuşabilmek için de, aynı şeyleri tefrikaya etmeye de gerek yok.
Bu kentte,
Yeraltı sıcak suları var ise, bu yeraltı suları şifası ve kaplıca turizmiyle söz konusu oluyor ise, coğrafyasında kırık fay hatları var demektir.
Yani…
Faylar üzerinde yaşanıyor!
Marmara Depremi’nin batıdan geldiğini ve doğuda Balıkesir’deki kıpırdanmayı da dikkate alırsak, ortadaki Bursa’yı düşünün artık…
Böyle derken…
Gayrimenkul ticareti canlı ve pahalı Nilüfer’deki kentsel dönüşüme olan ilginin aynısının, özel sektör tarafından neden mesela Yıldırım’da sergilenmediğini de, yoruma bırakalım.
Deprem gerçeğine rağmen…
Nilüfer’de;
Aynı…
İmar adası, parselinde;
‘Daha çok kat’ ve ‘daha çok daire’ yapılacağının fotoğrafı, ‘kentsel dönüşüm’ü amaç değil, araç durumuna düşürüyor.
Ataevler’e bakın…
Ardı ardına;
Kentsel dönüşümlerle yükselen devasa yeni binalar, nüfus ve taşıtlar nedeniyle ‘kabına sığmamazlık’ oluşturuyor.
Merkezi yönetim;
Kentsel dönüşümde, çok kat talebini ve üretiminin tetiklenmesine karşı, istikarlı, kabul gören bir finansman çözümü getirmelidir.
‘Dünya kadar’;
Küresel ve ulusal deprem yardımlar yapılıyor, ama vatandaşı bankalara paranın ticaretine, krediye iten koşullar yerine, minimum kolaylık getirilmesi gerektiği, hep konuşuluyor.
Bu arada…
Bursa olarak;
Acil ihtiyaç duyulan gıda, giyim ve hijyen malzemelerin ulaştırılması için geceleri de, belediyelerin personeli ve duyarlı halk, ayaktaydı.
Siyasi partileri de, bazı dernekleri de, Bursaspor ve taraftarları da, TIR’ları ardı ardına uğurluyorlardı.
Seçim dönemiyle;
Daha çok ziyaret edilen ve daha çok öne çıkan farklı kentlerin hemşeri dernekleri, neler yaptılar, yapıyorlar?
Battaniye ve giyime ihtiyaçta;
Tekstil merkezi kimliği nedeniyle Bursa’dan öncelikli ve yüksek beklenti olduğu da, sosyal medyaya yansıyor.