Bursa’da, tarihsel ve simgesel özelliğe sahip ‘Merinos’ fabrikası, 2 Şubat 1938’de açılmıştı. 2000’in en başında tasfiyesine karar verildiğinde, yerindeki dönüşümüne damga vuran belediye başkanı, aslında başkası olacaktı.

Sanayi kenti Bursa’ya böyle özelliğini kazandıran, İpek Yolu’ndaki tarihsel önem ve konumuyla beraber, tekstil olmuştu.

Tekstil merkezi olarak anılmaya başlanan Bursa’da, gerçek anlamda fabrikalaşma açısından, Atatürk’ün kurulmasını sağladığı Merinos’un da öncülüğü ve açtığı yol vardı.
1990’larda…

Gazeteci olarak, Merinos Yünlü Sanayi Dokuma Fabrikası’nı, tarihinin derinliğine uzanan, dokuma tezgahlarını soluyanlardanız.

Yenilenen yurt dışına ihracatı oluyordu, ama 2000’li yılların en başında, açıkçası; sendika destekleri emeğin maliyeti açısından, hükümetin gündemine gelmişti ve şalteri kapatılmak isteniyordu.
Sol siyasi partinin, koalisyonla hükümeti yönettiği dönemde, Merinos’un tasfiyesi düşüncesi nedeniyle çok tartışma yaşandı.
Bazı çevrelerde;
Merinos’un kapatılmasını eleştirenler ve karşı çıkanlar kadar, kapatılacaksa da, tabiatla bütünleşik arsasının, kente kazandırılması da talep ediliyordu.

O dönemi kaleme aldığımızda;
Üniversiteye tahsis düşüncesi de ortaya atıldı, ama tabiat ortamı ve güzelliğiyle kentlilerden soyutlanmaması gerektiğini söylüyorduk.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin başında bulunan Erdoğan Bilenser’e, Merinos’a ait arsasın, yerel yönetime verilmesi düşüncesi götürüldü.
Merinos’a ait hayli büyük arsanın, kentsel faydayla ve tüm kentlilerin kullanımına açık işlevle değerlendirilebilmesi, Bilenser’in de gündemindeydi.
Halefi Hikmet Şahin, Merinos’a ait değerli arsayı, yönettiği yerel yönetime talep eden ve devralan olmuştu, ama Bilenser öyle yapmamıştı.
Tahsis edilme düşüncesi ve ret eden Bilenser’e, o günlerde büyük bir merakla nedenini sormuştuk.

Çünkü…
Merinos’un arsası, yerel yönetime geçer ise, kentin yönetimine ve dolayısıyla tüm kentin istifadesine geçmiş olacaktı.

Bilenser’in, o dönem belediye muhabiri olarak bize yanıtı, siyasi anlam yüklüydü, ama manevi refleksi de taşıyordu.
Belge notlarımıza geçen yanıtla;

Bilenser, “Ben sol siyasi partiliyim. Merinos’a ait yeri, bana fabrika faaliyetteyken tahsis etmek istediler. Kabul etmedim, oradaki emekçileri işten atan sol belediye başkanı olarak, anılmak istemem.” demişti.
Yıllarca özelleştirmeye planlarına konu edilen Merinos’un kapatılması, Bilenser’in yeniden aday olmadığı yerel seçim sonrasıyla gerçekleşti.
AK Parti’nin hükümeti döneminde, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne başkan seçilen merhum Hikmet Şahin’e, Merinos’a ait yer; nasip oldu.
Merinos Yünlü Sanayi Dokuma Fabrikası’nın varlığına son verilmesinin ardından, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne yeri devredildi.
Şahin’in dönemiyle;

Bursa’ya Atütürk Kongre Kültür Merkezi ve Merinos Kent Parkı’nın kazandırılması sağlandı.
Bu projelerle…
Hem büyük kadrolu konser ve gösterilerin Bursa’da izlenebilmesi mümkün oldu, hem de yeşil kent unvanı açısından, simgesel aktif alan elde edildi.
Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi, Merinos’un emekçilerini de unutmadı.
Merinos
’un ‘kuruluş yıldönümü’ nedeniyle;
Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde, bu hafta geleneksel ‘Merinoslular Buluşması’ gerçekleştirildi.

Bursa Kent Konseyi Başkanı Şevket Orhan, Merinos’un, Bursa’nın sosyal ve ticari hayatındaki önemine değinen konuşmasında, “Zamanında pırıl pırıl gençlerdik. Bu fabrikada ne emekler verdiğinizi biliyorum.” diyordu.
Yakın tarihte;
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da, Merinos’un eski emekçilerine ‘Merinos Lokali’ müjdesiyle çalışmalara başlandığını duyurmuştu.