Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın Bursa’da yapımını üstlendiği ilk ve tek raylı ulaşım hattının inşaatı için 1 yıl öncesiyle “Kördüğüm’ endişemizi ve uyarımızı paylaşmıştık; haklı çıktığımızı görüyoruz.
Kentiçi raylı toplu ulaşım ağını Bursa Şehir Hastanesi’ne ve ayrıca Hızlı Tren’nin istasyonuna bağlayacak projede, takvimden çoktan sapma oldu.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, milletvekillerini sürece katan baskısı ve kentin refleksi olmasa, çok daha uzun süre beklemiş olacağız.
Merkezi yönetime devir protokolü 2020’de imzalandı ve ertesi yılda temel atma tören düzenlendi.
Bu yıl;
Hizmete açılacaktı.
2025’e kadar;
Gözükmüyor!
Trajik olan;
Bursa’nın doğu ufkundan 200 kilometre mesafeden hızlı treni bekliyoruz, ama kentin içerisindeki birkaç kilometrelik hat henüz bitirilemedi.
AK Parti’de…
Yakın dünden;
Bir siyasetçimiz, parlamenterliği dönemiyle “Sayın Cumhurbaşkanımız, Bursa’ya değer veriyor ve beklentilerin farkında” kabilinden demeçler verirdi.
Sık okurduk, ama…
Yüksek hız standardı; projeden çekilen şehirlerarası demiryolu projesinin akibeti ortada, şimdi de kentin içerisindeki projeden yakınıyoruz.
Bursa’da;
Kentin dışına yapılması nedeniyle ulaşım meselesi, gündeme geldiğinden beri çok tartışılıyordu.
…Ve!
Çözümün de, inşaatıyla eş zamanlı gerçekleştirilmesi gerektiğini, ortak doğruyla ifade etmiştik.
O dönemlerde…
Muhalefetin kafası;
Devletin sağlık politikası ve projenin finansman yöntemi gibi sabit başlıklarla genel siyasete kaydığı için kentin olgusundan uzaklaştılar.
Ulaşımı konuşan;
Bursa Büyükşehir Belediyesi oldu!
Bursa Şehir Hastanesi için raylı sistemi önem ve öncelikle gündemine alıyordu, diğer yandan İzmir Karayolu’ndan bağlantı yoluna başlıyordu.
İstanbul ve Ankara’ya raylı sistem hatları yapan merkezi yönetimin Bursa’da bu yeni hattı üzerine alması için de harekete geçilmişti.
Bu gelişmeler yaşanırken;
Ana muhalefet CHP’nin aklı yine siyasal rekabetteydi, AK Parti’nin yönetimindeki en büyük kente raylı sistem kıyağı gerekçesiyle hadsiz eleştiri ve kamuoyu algısı yürütüldü.
Bunları söylerken…
Bursa Şehir Hastanesi’nin raylı sistemini üstlenen konsorsiyumla ilgili sıkıntılar da vardı, bu sütunlara taşımıştık.
Temelin atıldığı tarihten bugüne 2 yıl geçti, ama başta proje değişikliği ihtiyacı ve gerekçeleri öne sürülerek, ciddi mesafe kaydedilemedi.
Bildiğimiz kadarıyla;
Merkezi yönetimin üstlendiği Bursa’daki ilk ve tek raylı sistem projesinde, 2024 yılının sonlarında belki sona ulaşılması bekleniyor.
Bir makalemizde;
Bursa Şehir Hastanesi’ne ait hattın hizmete açılmasının, yerel seçimlere kadar da mümkün gözükmediği öngörüsünde bulunmuştuk.
Açıkçası…
AK Parti adına;
Yerelde;
En büyük yatırım kozları olarak görülen hızlı tren ve kentiçi yeni raylı sistemleri, yerel seçimlere de yetişmemiş olacak.
Mesele olarak;
Siyasi irade ve merkezi yönetim kurumu ile yüklenicisinde, kentsel psikoloji ve siyasetiyle varabileceği sonuçlar, değerlendirmeyi gerektiriyor.
Hep, söylüyoruz…
Türkiye’ye, dünyanın en iyi havalimanlarından biri yapıldı, İstanbul’un boğazının üzerine asma köprüler, altına tüp yol ve raylı sistem yapıldı.
İzmit’in körfezine de asma köprü yapıldı, Doğu’da dağları delen tüneller açıldı, Karadeniz’de denize havalimanı konuldu.
Bu gerçeklere karşılık;
Bursa’nın projeleri söz konusu olunca, teknik ve mali sorunlar, nedense bizim kentin başına geliyor, işler lastik gibi uzatan gerekçiler oluyor.
Muhalefete gelince…
İYİ Parti’nin Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun, ilk soru önergesini veren bir parlamenter olarak, kenti için “Yeni Atatürk Spor Salonu’na neden başlamadı?” diye sormuştu.
Bu projenin, kentsel öncelik olmadığı gerekçesiyle deprem ve kentsel dönüşüme, geciken hızlı tren ve metro hattına işaret etmiştik.
Türkoğlu’nun, Bursa’nın deprem riski ve çalışmaları hakkında da bir soru önergesi vermesi, muhalefet refleksiyle önemli bir adım oldu.
Sırada;
Şehirlerarası demiryolu ve şehir hastanesi kentiçi raylı sistem hatları olduğunu da düşünüyoruz.
Çifte seçim döneminde;
Bursa’nın mikro meselelerine, beklentilerine girmeyen ana muhalefet CHP’de, kentin öncelikli gündemi için de henüz ses, adım yok.
Muhalefetten beklenti;
Sosyal medya ve kürsü aktivistliği kimliğine bürünmeyen, sadece önergelerle konuşmayan, bakanlar ve kurumlarıyla doğrudan konuşan ve kapılarına giden refleks görülmek isteniyor.