Türkiye’nin yeni 5 yılında, parlamentonun yasama ve devletin yürütme çarkının nasıl döneceği, çok merak ediliyor ve tartışılıyor.
14 Mayıs, sıkı dokuya sahip Cumhur İttifakı’nın parlamentoda çoğunluğunu yine sürdürmesi, mevcut iktidar için başarılan ilk sınava dönüştü.
…Ve!
Devletin yönetilmesi, yürütülmesi ve yapılandırılması için Cumhurbaşkanı’nı öne çıkaran güçlü yetkililer, 28 Mayıs’taki 2.Tur’un önemini artırdı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devam etmesi, karşı ittifaklarca sürekli eleştirilen cumhurbaşkanlığının hükümet etmeye ve kanun hükmünde kararname çıkarmaya devam etmesini de sağlayacak.
600 üyeli parlamentoda;
Toplantıya katılanların salt çoğunluğu yani yarısından fazlasıyla karar alınır, ama karar yeter sayısı, üye tam sayısının dörtte birinden 1 fazlası olan 151’den de az olamıyor.
Cumhur İttifakı’nın çoğunluğa sahip olması, kabul ve ret oylarıyla da yine kendi dediğinin olacağı anlamı taşıyor.
Yeni anayasa;
Birkaç yıldır gündemdeydi, ama Cumhur İttifakı’nın yeni dönemdeki çoğunluğu yetmiyor, parlamentoda tam veyas kısmi uzlaşıya ihtiyacı olacak.
Yeni anayasa değişikliği…
Birkaç yıldır gündemdeydi, ama Cumhur İttifakı’nın mevcut çoğunluğu yetmiyor, desteğe ihtiyacı olacak.
Beşte üç çoğunluk şartıyla 360 oyla kabul edildiğinde, Cumhurbaşkanı tarafından iade edilir ise, üçte iki çoğunluk; 400 oy şartı çıkıyor.
Şayet…
400 oyla da kabul gören aynı yeni anayayasa değişikliğini, Cumhurbaşkanı da bu kez referanduma götürme yetkisine sahip bulunuyor.
Mevcut rejim uygulama esasına göre;
Cumhurbaşkanı seçimi için 2.Tur oylama, ‘ilk’ olacak ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazanması durumunda, bir başka ‘ilk’ de yaşanacak.
28 Mayıs’ın ertesiyle;
Kılıçdaroğlu kazandığında, TBMM Genel Kurulu’ndaki işleyişin de nasıl gidişatta olacağı merak edilecek, gündemde kalacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin meclisinde 4 yıldır süregelen fotoğraf, ulusal parlamentoda görülmesi de güçlenecek.
İlginç olan…
Kanun hükmünde kararnamelere karşı çıkan Kılıçdaroğlu, kendisi cumhurbaşkanı olduğunda, aynı yönteme ihtiyaç duyacak mı?
Devletin kanunla belirtilen başlıca kurullarına üyelik seçimlerinde parlamentonun yetkisi dikkati çekerken, cumhurbaşkanı makamınının ‘rektör’ atama yetkikisine, Kılıçdaroğlu karşı çıkıyor.
En önemlisi;
14 Mayıs’ın amacı ve vaat hedefiyle tam parlamenter sisteme dönüş, başbakanlı eski sisteme dönülebilecek mi?
Zor, hatta imkansız duruyor!
Bu nedenle;
En yakın yerel seçimlerle birleştirme veya yakın vadeli gelecekte, çifte sandığa yeniden gidilmesi, güçlü ihtimal olacak.
Bu senaryoda;
En başta CHP’nin beklediği sonucu alamaması ve kendisinin yanı sıra İYİ Parti’nin de istediği sıçramayı yapmaması etken oldu.
Üstelik…
Listelerinden seçilmesini sağladığı milletvekilleri kendi siyasi partilerine gidecek ve Saadet Partisi en başta olmak üzere, ittifak ruhunun yasamada devam edebilmesi de garanti gözükmüyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığıyla kazanması, Cumhur İttifakı’nın politikasının doğrultusunda, yasama ve yürütme çarklarının birbirlerini tamamlaması açısından ağır basıyor.
Siyasal rekabette;
Millet İttifakı da, HDP’li ittifak da, rejim değişikliği ve devlet DNA’sı gerekçeleriyle 2.Tur’a, ‘referandum’ anlamı yükledi.
Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı olabilmesi, eleştirilen rejimin makama verdiği avantajın değerlendirilmesi açısından, 28 Mayıs’ın önemini artırdı.
Bu arada…
Yeniden seçilir ise;
Erdoğan, son kez seçilmiş olacak, ama dönem bitmeden de yeniden erken seçime gidildiğinde, yeniden adaylığı mümkün olacak.