Yıl 1938 Avusturya’yı ilhak eden Nazi Almanya’sı gözünü Çekoslovakya’ya dikmişti. Onlardan da Almanca konuşan Südet’ler bölgesinin kendilerine bırakılmasını isterler.
Siyasi duruşlarına bakınca hem İngiltere hem de Fransa yöneticileri ne pahasına olursa olun savaştan uzak durmak istiyordu. Bunun için aşağıdaki taviz verilmiştir.
Alman diktatör Adolf Hitler ve İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain el sıkışır ve Südet bölgesinin Almanya’ya verilmesine Münih anlaşmasıyla karar verirler. Hatta İngiltere ve Fransa’nın Çekoslovakya’ya anlaşmaya uyması için Ültimatomu vardır.
Chemberlain İngiltere'ye barışı garanti altına aldığını düşünerek dönmüş ve parlamentoda yaptığı konuşmada “Onurlu bir anlaşma ile yüz yılın savaşını durduk der.” Bunun üzerine Churchill kendisine çok sert ve bir cevap verir. Özet olarak “Onurunla savaşman gereken yerde, korkarak kaçtın ve ahlaksızca Çekoslovakya’yı Hitler’e sattın! Hitler orayı yuttuktan sonra Londra’da patlayacak bombaları ve Hitlerin askerlerini burada göreceksin” der. Nitekim bir yıl sonra ikinci dünya savaşı başlamıştır ve Hitler’in uçakları Ekim-1940 tarihinden Haziran 1941 tarihine kadar “Blitz (Yıldırım saldırı)” operasyonlarıyla Londra’yı tam sekiz ay boyunca bombalamıştır. İngiltere bu saldırılardan Hitler’in 1941 Haziran ayında Rusya’ya saldırmasıyla kurtulmuştur.
Bunları niçin anlattım? Churchill; ülkesinin başbakanının korkak davranmasını eleştirmiş tehlikeyi öngörmüş ve haklı çıkmıştı. Sonuçta bir felaket yaşanmıştı.
Bu gün bizimde önümüzde böyle bir tehlike vardır. Ya korkacağız, iğdiş edilmiş bir siyasi figür olacağız ya da çıkarlarımız için diplomasinin inceliklerini de kullanarak savaşımızı sürdüreceğiz.
Cumhurbaşkanımızın Suriye harekâtlarımız için o dönemde “Bugün Kamışlı’da, Resulayn’da, Tel Abyad’da, İdlib’de vermediğimiz savaşı, yarın Şırnak’ta, Mardin’de, Gaziantep’te, Hatay’da vermek zorunda kalırız. Çünkü senaryonun asıl hedefi Suriye değil, Türkiye’dir. İstediklerini alanlar, namluları hemen Türkiye’ye çevirecektir." Demiştir. Bir devlet başkanı Türkiye üzerine yapılan planı bundan daha açık nasıl ifade etsin?
Aslında asıl hedeflerinin ilk işareti birinci körfez savaşında verdiler. Bilindiği gibi Soğuk savaş Kasım 1989 tarihinde bitti. 1991 Şubat ayında hemen birinci körfez savaşını başlattılar. Bu savaş Amerikan elçisinin teşvik etmesiyle Saddam’ın 2 Ağustos 1990 tarihinde Kuveyt’i işgali sonucu doğmuştur.
Savaşlarda en etkili silahların başında medya gücü gelir. Dünya kamuoyunda haklı duruma geçmek için haber merkezleri atom silahı gibi kullanılır. Mesela Pentagon o savaşta petrole bulaşmış karabatak kuşları videosu yapmış, CNN’e verip yayınlanmasını istemiştir. Uzun süre ekranlarda “Güya Irak, Kuveyt’i bombalamış denize dökülen petrol sonucu kuşların can çekişmeleri görünüyordu”
Sonuçta ABD öncülüğünde 28 devlet koalisyon oluşturup Irak’a müdahale etti. (aslında ABD müdahale etti, diğerleri destekliyoruz dedi ve seyretti ) Müdahale öncesi medyada Irak’ın silah gücü öyle şişirilmişti ki; adeta süper güç haline getirilmişti, Nitekim “Çöl Fırtınası” adı verilen operasyonla 100 saat gibi kısa bir sürede Irak ordusu yenilmiş, Saddam tazminat ödemek dâhil bütün ateşkes şartlarını kabul ederek Kuveyt’ten çekilmiştir. (Kuveyt’e girmesini isteyen ABD, Irak’ı savaşarak çıkarmıştı)
İşte o dönemde gazeteci Güneri Civaoğlu Arabistan’da ABD kumanda merkezi olarak kullanılan otelin salonunda duyup ta inanamadıklarını anlatıyor.
Amerikalı yarbay duvardaki harita üzerinde Türkiye’nin Güneydoğusu’nu ve Kuzey Irak’ı işaret ediyor. Avucunu o coğrafyada dolaştırırken şöyle diyor: ‘Savaş bitecek. Amerika Irak’tan çıkacak. Giderken silahlarının büyük bölümünü bırakacak. Bunlar içinde ağır silahlar, roketler de olacak. Kürtler bu silahları alacaklar ve Türkiye’ye karşı kullanacaklar. Toprak isteyecekler. Türkiye, ya istedikleri toprağı verecek ya da vermeyecek ve savaşacak.
Güneri Civaoğlu: Amerikalı yarbaya “Ya NATO ortaklığı ya ülkelerimiz arasındaki dostluk” diye soruyorum hiç oralı olmuyor.
Şu anda bize karşı yapılan Hibrit bir savaş (gayri nizami savaş) vardır ve biz bunun için ABD ve Rusya’nın konumlandığı Suriye’de (Fırat kalkanı, Zeytin dalı ve barış pınarı) adlı üç harekât yaptık. Gerekirse yine yapacağız. Suriye’de ne işimiz var diyenlere; “Vatan toprağını sınırların ötesinden koruyoruz” Bunun için Suriye’deyiz!