Dünya genelinde genç kuşaklar X, Y, Z olarak adlandırılıyor biliyorsunuz…
Jenerasyon olarak da bilinen bu kuşaklar, aynı dönemde doğan ve büyüyen insanların yaşadıkları çağın özelliklerine göre sınıflandırılması sonucunda oluşuyor.
X, Y, Z kuşaklarında yaşayan toplulukların gelişimi, gelenek ve görenekleri, yaşam tarzı ve ilgi alanları birbirinden farklıdır.
Ülkemizde bunların dışında bir kuşak daha vardır…
D kuşağı!
Yani deprem kuşağı…
Fay kuşağı da diye bilinir!
X, Y, Z hepsi giriyor bu kuşağın kapsamına…
X’den önceki kuşaklar da girmişti, fay haritası değişmezse, korkarım Z’den sonrakiler de girecek gibi görünüyor!
Atalarımızdan dedelerimize, dedelerimizden babalarımıza, babalardan çocuklara, çocuklardan torunlara geçen jeolojik bir mirastır!
Peki D kuşağı insanların ortak özellikleri neler mi?
Hepsinin bir veya birden fazla büyük deprem geçmişi vardır…
Kimi anne karnında, bebekliğinde yaşamıştır depremi, kimi çocukluğunda, kimi gençliğinde kimi orta yaş ve üstünde…
Canından çok sevdiklerini, yakınlarını kaybedenler de vardır aralarında, evsiz barksız, işsiz güçsüz kalanlar da…
Deprem korkusu ve acısıyla yaşamaya alışmıştır D kuşağı…
Her depremde acı dersler çıkarır ama o derslere bir sonraki depreme kadar pek çalışmazlar! Sınavdaki “Nerde bu devlet? Sesimi duyan var mı?” sorusunda çakılırlar.
Bazısı cesaretine, bazısı cahilliğine, bazısı çaresizliğine, çoğu kaderine sığınarak, deprem gerçeğini bile bile güvensiz binalarda oturmaktan çekinmezler…
Depreme dayanıksız tabut binalar yaparlar, AFAD manzaralı…
Zemin ve inşaat kalitesine bakmadan, fay hattına yürüme mesafedeki bu evleri satın alırlar, milyonlar verip…
Oturdukları binanın altındaki dükkanlarda yer açmak için kesilen kolonlara, su tesisatı geçirmek için delinen kirişlere ses çıkarmazlar.
Bazen duygusal nedenlerden dolayı bazen siyasi kaygılardan dolayı bu binaların yapılmasına göz yumulur, yapıp satanlar ya Allah’a havale edilir ya devlet tarafından af edilir…
Ortak sloganları, ‘Çök-Kapan-Kurtul’dur!
Her depremde maddi manevi çöker, kurtulanlar!
Kapanın elinde kalır çadırlar, ilk yardım malzemeleri!
Depremlere adeta meydan okuyan kuşaktır D kuşağı…
İhmal enkazlarında kurdukları hayat üçgeninin hiç açılarının toplamını çarparlar umutlarıyla, bölerler pişmanlıklarına!
Can kırıklarının üzerinde yürür gibi yürürler fay kırıklıklarının üzerinde…
Dünyada başka bir örneği yoktur bizdeki D kuşağının!