Sınavlarda uygulanırdı. 4 yanlış bir doğruyu götürür. Yani bilmiyorsan atma yoksa doğru bildiğin de gider. Terk edilme eğilimine rağmen hayatın gerçeklerine çok uygun bir yapısı var. Bilmiyorsan ya öğren ya da sallama.

Bilim dünyasında iş biraz daha başka. Bilmediğin halde bilgiçlik taslıyorsan, dil ve görüntü yönünden de biraz karizmatik yapı kazanmış isen karşındaki sana inanabilir. Hele bilmediğini de bilmiyorsan iş çok daha derinlere iner. Anlattığın dört yanlış bir doğruyu götürmekle kalmaz 1 yanlış dört beş doğruyu da beraberinde götürür. Maalesef bu tip insanlar çevremizde küçümsenmeyecek oranlarda var ve yanlış bilgiler ile doğrularımızı da kaybediyoruz.

Binlerce yıldır kullanılan tereyağı 1900 lü yılların ortalarında kötü olarak tanıtılmaya başlandı. Tereyağının kalp damarları başta olmak üzere beyin damarları ve daha sonra da tüm damarlarımızı sertleştirerek, kolesterol düzeyimizi arttırarak bizleri öldürdüğü söylendi. Pek çok taraftar bulan bu görüş bazı bilim insanları hariç şu gerçeği çoğunluğa düşündürtemedi. Madem bu yağ bu kadar kötü, nasıl oluyor da teknolojik aletler daha ortada yok iken o zor şartlarda insanlar bu derece güçlü ve kuvvetli olabildiler. Odun kesip taşıdılar, maden açtılar, yol yaptılar, tonlarca taşlardan ev yaptılar, kilolarca ağırlıktaki kılıçları ile savaşlarda saatlerce savaşma gücü buldular, soğuklar ile mücadele ettiler. Kanser ve şeker hastalığı, romatizmal hastalıklar, depresyon gibi illetlere kolay kolay yakalanmadılar.

Son yıllarda ise tereyağı başta olmak üzere yumurta ve etler konusunda görüşler değişmeye başladı. Sayısız tereyağını öven makaleler yayımlandı. Kasım 2017 de ünlü tıbbi dergilerde tereyağının adeta bir can simidi olduğu şeklindeki çalışmalar ard arda çıktı. Halen karşı duranlar olsa da gemi çoktan demir aldı.

2016 Nobel Tıp Ödülü sahibi Prof.Dr. Yoshinori Oshimi yıllardır yaptığı çalışmalar ile ara öğünlerin zararını kanıtları ile anlattı. Ama halen ülkemizde sık sık ve azar azar yiyin diyenler, ara öğünlerin yararlarını anlatan kişiler var.

Tuz konusunda da tartışmalar var. Rafine edilmemiş tuz ile ilgili olan bu tartışmalarda içerdiği element miktarından tutun da radyoaktivite taşıdığı için zararlı olabileceği konularında aykırı şeyler söyleyen pek çok kişi ister istemez zihinleri bulandırıyor. Dr. Jacques De Langre 30 yıl tuz üzerine çalışmalar yapan, doktorasını da tuz konusunda veren bir biyokimyacıdır. Doğal tuzun 84 element içerdiğini, anne karnında iken bile tuz yoğunluğu fazla olan adeta bir okyanus içinde (amnios sıvısı) büyüdüğümüzü belirten bu uzman rafine edilmiş tuz karşıtı bir bilim insanıdır. Doğal tuzun da ne çok ne de az alınmasını ama tuza kesinlikle herkesin ihtiyacı olduğunu belirtmektedir.

Gelelim bundan 1 hafta kadar öncesine. 10 Şubat 2023 Tarihli bir makale, binlerce orta yaşlı insanda yapılan gözlemlerde haftada 5 veya daha fazla yumurta yemenin kalp damar sistemi hastalıkları ve şeker hastalığında olumlu etkiler gösterdiğini belirtiyor. Nutriens adlı ünlü tıp dergisinde çıkan bu makale yumurtayı öve öve bitiremiyor. Tansiyonda düşmelere neden olduğunu belirtiyor.

O kadar daha örnekler verilebilir ki yanlış yönlendirilmemize ve sağlığımızın bir takım insanlarca sömürülmesine. Burada özetle söylenecek şey şudur: Bilmiyorsan gönül sazını çalmasını, ne teli incit ne burguyu kır (Mevlâna).

KAHVE KAN BASINCINI DÜŞÜRÜYOR

Yukarıda yazdığım bazı yanlış yönlendirilmemize yol açan bilgilere ek olarak bir yenisi de bu. Yine Nutriens Dergisi kaynak alınarak 11 Şubat 2023 de kaleme alınan bir makale daha önceki bilgilerimizi ters yüz ediyor. Bu makaleye göre günde 3 kez veya daha fazla düzenli kahve içmenin yüksek tansiyonu iyileştirebileceği belirtiliyor. Hekimler haklı olarak kafein maddesinin tansiyonu yükseltebileceği endişesi ile hastalarına yıllarca kahve içmemelerini söylemişlerdir. Ancak geniş çaplı araştırmalar kahvede bulunan antioksidanların düzenli içilmesi şartı ile belirli bir müddet sonra damarları koruyucu etki gösterdiklerini kanıtlamıştır. Bu maddelerden bir tanesi klorojenik asittir. Bu madde de damarlarda nitrik oksit (damar genişletir) yapımını hızlandırmaktadır.