Bir Televizyon programında, Türkiye’de bölünmüş yol (Duble yol) rakamlarını verirken cümleyi şöyle kurmuştum: “Cumhuriyet döneminde 6 bin 101 Km. olan bölünmüş yol uzunluğu, Ak parti iktidarında..” dediğim anda; daha rakam söylemeden karşımdaki arkadaş sözümü keserek “Cumhuriyetle sizin ne derdiniz var ki Cumhuriyet dönemi diyorsun” dedi, Ben de kendisine, İkimizde gözümüzü Cumhuriyet döneminde açtık. Monarşinin değil, Cumhuriyetin çocuklarıyız. Benim babamda cumhuriyet döneminde doğdu. Verdiğim tarihin altında “buzağı” aramak ucuzluktur. Şayet kafan rahat olacaksa tarihi değiştiriyor ve diyorum ki;
Osmanlı döneminden biz iktidara gelene kadar,
Hatta Selçuklu hükümdarı Alpaslan’ın bize yurt olarak fethettiği bu coğrafyaya girdiğimiz 1071 tarihinden Ak Parti iktidarına kadar,
Bu da sizi kesmezse kesin tarih veriyorum:
“ilk insan Hz. Âdem (AS) babamızdan biz iktidara gelene kadar bu topraklar üzerinde 6 bin 101 Km. bölünmüş yol vardı, bir itirazın var mı?” Dedim
Atatürk’e doğuya okul mu yapalım yol mu yapalım diye sorduklarında; yol yapın ki ordu girebilsin demiştir. Devam eden süreçte ise hem okul hem de yol olarak hizmet verilmiştir. Ayrıca o dönemler ulaşım aracı olarak demiryolu revaçtaydı o konuda da “demiryolları memleketin tüfekten, toptan daha mühim bir emniyet silahıdır” demiştir. Cumhurbaşkanımız da bu konuyu “yol medeniyettir” olarak dillendirir.
Aşağıda yazdığım borç dilenme rakamının daha iyi anlaşılması için il, ilçe ve ülke nüfusları vereceğim. Bursa 3 milyon 150 bin, Yıldırım ilçesi 653 bin, Osmangazi ilçesi 884 bin, Lüksemburg 640 bin nüfusa sahiptir. Bir zamanlar Türkiye olarak Bursa'nın beşte bir (%20) nüfusuna sahip ve yukarıda söz ettiğimiz iki ilçesinden de küçük olan 640 bin nüfuslu Lüksenburg'dan 1 milyon USD borç istemiştik!
İstanbul Bursa İzmir Otoyolunun Bursa’da yapılan açılış töreninde kurdele kesimine bende katılma şansı elde etmiştim. Proje maliyetini yüklenici firma yetkilisi Çarmıklı'ya bizzat sordum; KDV dâhil 11 milyar USD diye cevap vermişti. Dikkat ediniz! 1 milyon USD borç peşinde koşan bir Türkiye'den; 11 bin katı büyüklüğünde 11 milyar USD tutarında yatırım açılışı yapan bir Türkiye'ye geldik.
15 gün önce, Kasım ayında Yusufeli barajının açılışı yapıldı.
Bunun için Yusufeli ilçesi taşındı. İnşa edilen Yeni Yusufeli
2698 konut,
507 köy evi,
296 iş yeri,
37 dükkânlı bir sanayi sitesi,
25 yataklı hastane,
Ana sınıfından lisesine kadar 9 okul, yurt, spor salonu,
7 köy, ayrıca tüm kamu ve hizmet binalarıyla sıfırdan kuruldu.
Her türlü altyapısı ve üstyapısıyla oldukça ferah bir şekilde tasarlanan yeni Yusufeli, eskisinin iki katı büyüklükte bir alana sahiptir. İlçenin ulaşım ihtiyacı için bünyesindeki 39 tüneli ve 21 köprüsüyle 110 kilometre yeni yol yapılmıştır.
Bundan 20 yıl önce Türkiye'nin toplam tünel uzunluğu 50 kilometreyken sadece Yusufeli'nde köy yollarındakilerle birlikte 62 kilometre tünel inşa edildi. Burada bir rakam daha verelim, Seneye Türkiye’de tünel uzunluğu 720 Kilometreye ulaşacak. Ülkemizdeki Duble yol uzunluğu ise Ağustos 2022 itibarı ile
28 bin 711 kilometreye ulaşmıştır.
Yeni Yusufeli konusunda bir şeyden korkuyorum. Sıfırdan bir ilçe kuruluyor. Adamın penceresinin menteşesi eksik olsa; birileri çıkıp devasa hizmete leke sürmeye kalkar mı? Maalesef o tip yaygaracılar hep olmuştur. İnşallah korktuğum burada olmaz
Bu yatırımların bir kısmı Yap İşlet Devret modeliyle yapılmaktadır. Bu tip projeler klasik finansman yöntemleriyle yapılınca ortalama 7-20 yıl arasında bir sürede tamamlanırken, YİD modeliyle yapılan İstanbul İzmir otoyolu 6,5 yılda bitirilerek hizmete alındı. Milli bankaların finansman sağladığı bir projedir. 15 Temmuz 2035 tarihinde devlete devredilecek otoyol işletmesinde, yapım aşamasında 8 bin 500 kişiye istihdam sağlanmıştı, şimdi de hizmet tesisleri ile İşletme ve Bakım personeli olarak yaklaşık 6.100 kişiye istihdam sağlıyor.
Marmaray, Avrasya tüneli, Yavuz Sultan köprüsü, Osmangazi köprüsü, İstanbul hava limanı, hızlı tren, Çanakkale köprüsü, Yusufeli barajı gibi büyük projeler doğal olarak takdir edilmesi gereken gurur duyulacak projelerdir. Muhalefetin bu konuda ufku, Vizyonu nedir? Karnesine bir bakalım mı?
Boğaza ilk köprü Nuri Demirağ’ın çabasıyla 1940 yılında gündeme gelmişti, CHP İktidarı tarafından “Boğaza köprü olmaz, yıkılır” gerekçesiyle reddedilir.
DP döneminde 25 Mayıs 1960'da da imzalar atılır ama iki gün sonra “darbe” olur.
Adalet Partisi dönemi; Demirel TBMM’de Boğazda köprü sözü edince; İnönü söz alıp kürsüye çıkıyor, istiklal madalyasını kürsüye vurarak “Ben de bu köprüyü yaptırmam” diye yüksek sesle itiraz ediyordu.. Nihayet Demirel tarafından 1970 yılında köprünün temeli atılmış, açılışı ise 12 Mart Muhtıra dönemi kabinelerinden Naim Talu’nun başbakanlığına denk gelmişti. Kısaca Demirel açılışı yapamamıştı.
1980 sonrası Turgut Özal gelir. Demirel’e yapılan itirazların aynısı ona da yapılır.
O da FSM köprüsü, İstanbul otoyolu gibi projeleri hayata geçirdi. Necdet Calp‘li Halkçı Parti ile sonrasında Erdal İnönü’lü SHP ile benzer vizyon kavgalarını yaşadı.
Şimdi de benzer teraneler var. Otoyol pahalı! Bunları söyleyenler İtalya Fransa İsveç, İsviçre kısaca Avrupa’ya bir gitsin, yol ve köprü ücretlerini bir görsünler de o zaman konuşsunlar. Örneğin: İsveç’in Malmö şehri ile Danimarka’nın Kopenhag şehrini birbirine bağlayan köprünün geçiş ücretlerine bakalım. Araca göre en düşük 53 Avro ve en yüksek 198 avro. Motosiklet bile 29 Avro. AB ülkelerinin çoğunda otoyollar ve köprüler ücretli. Bazı yerlerde uçakla ulaşım otoyol ulaşımından daha ucuzdur. Özel araban varsa; katlanacaksın inanışı vardır.
Türkiye’de ne yaparsan yap CHP grup başkan vekili Engin Altay’ın "Bu hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa bizim bu hükümeti alkışlayacak halimiz yok” sözlerine hazırlıklı olmak gerek.
Yazının sonunu CHP İzmir milletvekili Sn Tuncay Özkan’ın bir “ incisi” ile noktalayalım. Bu bir kara mizahtır buna gülünmez, sadece “Ana Muhalefet Partisi” bu mu? Diye düşünülür!!!. Marmaray için TV programında Tuncay Özkan döktürüyor:
"Marmaray neden suyun altına indi? Kim indirdi?
Bülent Ecevit indirdi. Bülent Ecevit yaptı Marmaray'ı
Peki neden yaptı? Kentin üzerindeki trafik yoğunluğu daha aşağıya gelsin ve kent bu yoğunluktan kurtulsun diye" Burada Lahavle çekilir. En azından Ecevit 2006 yılında ölmüştü. Marmaray ise 2013 yılında açılmıştı. Bundan bile haberleri yok
Yapılan bunca mega projeye rağmen hiçbir zaman memnun olmayan muhalefete bakamayız. Türkiye için medeniyet projelerinin peşinden koşmaya devam edeceğiz.
Milattan önce 551-479 yıllarında yaşadığı tahmin edilen Konfüçyüs’e atfedilen bir söz var “Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil” derken; sanki bizim muhalefete seslenmiş.
Sosyolojinin babası olarak anılan İbn-i Haldun ne diyordu? “Memnuniyetsizler hiçbir zaman medeniyet kuramazlar!”