Maazallah: Allah korusun, kötülüklerden Allah’a sığınmak
Maaşallah: Ne güzel, Allah kötü bakışlardan saklasın
Bu açıklamalardan sonra niçin Maşallah demediğim anlaşılmıştır.
Altılı masa toplandı dağıldı, kabız oldu, ıkındı, yıkıldı derken dün gece Kılıçdaroğlu dedi. Masa niçin yıkılmadı? Meral Akşener’in ifadesiyle bu ittifak bir proje. Masa bu projenin ürünü olup, son teknoloji ile imal edilmiş made in USA bir masadır. Hele bir yıkın, yıkanı yıkarız diyen, kulak çeken bir üst akıl olduğu inkar edilemez.
Olması gereken gündeme dönelim.
Süleyman Hilmi Tunahan ekolünde yetişen Seyfettin Alkan, 1960-1970 ‘li yılların meşhur vaizlerinden biriydi. Cami cemaatini coşturan bir hitabeti vardı. İstanbul’un büyük camilerinden birinde Kandil gecesinde vaaz ediyormuş. O camiada yetişen amcam anlatmıştı. Bizim köyden inşaatlarda çalışan bir akrabamızı kandil gecesi yanlarına almışlar camiye götürmüşler. Seyfettin Alkan akıcı hitabeti ile İlginç benzetmeleri, sert vurgulama yaparak anlatıyor camidekiler ise cûşa geliyordu.
Bir ara sesini yükseltti ve “Muhammed!!! Mustafaaa!!!! Sallalahu aleyhi ve sellem!!!” Dedi. Cemaatte heyecan dorukta herkes “Salavat” getirirken; bizim köylü olan kişi Muhammed (AS) vurgulaması sonrası “Emrullah’ın Muhammed köyde mi İstanbul’da mı?” diye sormuş. Güler misin? Ağlar mısın?
Bunu nereye bağlayacağımı anladığınıza eminim. Türkiye’de yüzyılın felaketi yaşanmış, 11 ilimizde büyük yıkımlar olmuş. Devletin ilgili bütün kurumları, dış devletlerden de arama kurtarma yardımı alarak enkazla resmen savaştı. Deprem bölgesinde bu çalışmalar nefes almaksızın halen devam ediyor. Bizim muhalif kesim, (medyası, sanatçısı, siyasi partiler vb) hükümetin yanında fotoğraf vermemiş enkaz üzerinde siyaset devşirmiştir. (Salavat getirmemiş Emrullah’ın oğlunu sormuştur)
Dikkatinizi çekmiştir, Akşener’in altılı masadan tuzluk almak için kalkışı, depremi; gündemin bir alt sırasına indirmiştir. CB Erdoğan’ın devletin deprem bölgesindeki mesaisini kast ederek “biz can derdindeyiz bunlar mal derdinde” dedi. Ayrıca olaya sevinmedi. Ak Parti kanadı olanları ciddiye bile almadı. Çünkü Bu masa da üretilen siyaset (!) Türkiye’nin geleceği için güven vermiyordu
CB Erdoğan Can derdi derken haksız değil. Daha önce de yazdım. Büyük oğlum bir hafta depremde büyük yıkım yaşanan Nurdağı’nda köylülerin iaşe ve ibatesiyle uğraştı. Sunu söyledi “ buraya gelip bizzat tahribatı görmeyen TV haberleriyle felaketin boyutunu anlamaz” Allah düşmanın bile başına vermesin dediğimiz bir afat yaşadık, yaşıyoruz. Ben bu satırları yazarken Urfa’da 6 katlı bir bina çöktü.
Niçin Meral hanımı, Kemal efendiyi yazmıyorsun derseniz; derim ki “şu son olaylar gösteriyor ki; bu masa artık siyasi değil, magazin sayfalarında, hatta gülmece (mizah) dergilerinde yer almalıdır” Neyse sizi kırmayıp bir nebze değiniriz.
Önce bizim Bay Kemal’in deprem karnesine bakalım.
“Algı ile olayı çok büyütüp asrın felaketi diyerek sıyrılmaya çalışıyorlar” dedi Liderini yalanlarcasına Hatay’ın CHP’li BŞB başkanı Lütfü Savaş “Meseleyi iyi tartmak lazım, 10 ilde birden olmuş herkese yetişmeniz gerekiyor. Hepsine bütün dünyadaki AKUT’çuları getirseniz anca yetişirler." Dedi
HDP eş başkanı Pervin Buldan’la karşılaştılar. Buldan “İktidar bu depremde enkaz altında kalmıştır” derken; Kemal bey evet evet diye destek verdi.
Yine kendi partisinden (CHP) Bornova belediye başkanı Mustafa İduğ bakın ne diyor
"Dünyada böyle bir deprem olmamış. Kimse kusura bakmasın, kimse devletimize laf atmasın, yetişilemezdi. Öyle bir hasar var ki orada hiçbir şekilde yetişmek mümkün değil. İstediğiniz kadar arama-kurtarma ekibi getirin yetişemezsiniz. Ana caddelerde bütün binalar yıkılmış, ara sokaklarda mahalleler kaybolmuş. Şimdi, Hatay'da 153 bin bağımsız ev var, 129 bini yıkılmış. Kalan 20-25 bininde de oturmak mümkün değil, içine giremezsiniz. Tam 18 milyon metreküp moloz ar. Bu molozların altında binlerce ölen ve tespit edilemeyen kimlikler var. Bugün o molozları almaya kalksanız 1 milyon adet kamyona ihtiyacınız var. Nasıl bir hasar olduğunu düşünün."
Yukarıdaki aslı astarı olmayan suçlamaları yapan Bay Kemal “kontrollü deprem” diyerek saçmalar mı? Diye düşünmedim değil.
Eğri oturan doğru konuşamaz! Doğru oturup doğru konuşalım. Böyle bir kişiden bu ülkeye fayda gelir mi? Deprem bölgesinde iki poz ver, akıl dışı iki beyanat ver çek git. Adaylığı açıklandı ya her mikrofon karşısına geçişte “deprem bölgesi için saygı duruşu” yapmak, Teker teker illeri saymak nedir? tam bir hokus pokus! Sebebi de Erdoğan depremle yatıyor, depremle kalkıyor. Yara sarıyor.
Altılı masa Erdoğan düşmanlığıyla temayüz etmiş bir yapılanmadır.Yerli değildir.
ABD öncülüğünde ehli salip (haçlılar) Erdoğan’a niçin karşıdır?
Erdoğan güneyimizde bir terör devleti kurulmasına karşı çıkarak ABD ve Rusya’nın olduğu yerlerde üç askeri taarruz yapmıştır.(Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı)
Ordumuz halen bu bölgeleri kontrol ediyor. Bay KK “ne işimiz var Suriye’de” Diyor
Erdoğan Akdeniz’de Ege’de haklarımızı savunmaktan taviz vermiyor.CHP’nin dış politikasını yönlendiren Çeviköz “Mavi Vatan diye bu 200 mile kadar uzanan alanı da kendi egemenlik alanınız olarak görürseniz, o zaman saldırgan ve yayılmacı bir algı yaratırsınız." ifadelerini kullandı. Tam Yunanistan’ın istediği açıklama.
Libya ile Akdeniz’e resmen demir atabildiğimiz Deniz yetki anlaşmasını Deniz Baykal yapanları kutlarken Bay Kemal “Ne işimiz var Libya’da” demektedir Ayrıca Libya tezkeresine hayır vermektedir. Muharrem İnce bile bu hale feryat ediyor
Karabağ, Ermenistan’dan kurtarılırken; Çeviköz "Maalesef gelen haberlerde, Türkiye'den Azerbaycan'a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların da Azerbaycan'a gönderildiği ifade ediliyor." Demiştir.
Bu mevzu daha çok su götürür. Biz Ecevit’ten devir aldığımız Türkiye’de hükümet 35 bakandan oluşuyordu. Biz bakan sayısını 25’e indirmiştik. Cumhurbaşkanlığı kabinesi ise CB ile beraber Bir CB yardımcısı ve 17 bakan toplam 19 kişidir.
Bir de şunlara bakalım mı?
Masadan 5 başkan CB Yardımcısı olarak geliyor,
Uygun bir zamanda İki belediye başkanı gelecek eder 7 bir de kendi 8
Hani kadın oğluna kocalarını saymış ya “Ali ile veli üç de ondan evveli Recep Şaban Ramazan birde rahmetli baban, anan koca mı gördü oğul” Gülmeyin daha başka gelecekler var HDP ‘si takkesi, al külahı ver fesi. Hesap edin israfı arpalıkları bakanlıkları. Yazının başlığını boşuna ”Maazallah” diye atmadık.
Son söz: Ne kadar doğrudur bilemem. Doğu Perinçek’ten canlı yayında dinledim. CHP içinden güvendiği bazı özel kişiler ona haber vermişler. “ ABD’den bir grup gelmiş Türkiye’yi karıştırmak için Ankara’da karargâh kurmuşlar.” Hatta bu kişilerin kimliğinin peşindeymiş Sokak hareketleri, stadyum taşkınlıkları gibi, bir nevi yeni bir gezi peşindeler.