Kızılay’ın, sivil toplum kuruluşu AHBAP’a parayla deprem çadırı satması hoş değildi! 

Hem de 11 ilimizi yakıp yıkan, ülke hatta dünya tarihinin en büyük depremlerden birinin meydana geldiği üçüncü gününde…

Bölgedeki acılı insanlar soğuktan donmamak için barınacak yer ararken, Kızılay’ın ticari düşünmesi, kar-zarar hesabı yapması…

Stoktaki çadırları sattık, maliyetine de verdik dese, bu söylemler ayıbını örtmez!

Maden suyu değil ki bu deprem çadırı!

En acil ihtiyaç malzemesi!

Yerli ve milli olmamakla suçlanan AHBAP niye almak istedi o iki bin çadırı, bölgedeki yıkılan evlerinden güçlükle kurtulmuş insanlara vermek için…

Haluk Levent parasıyla çadır istediğinde, “Ne parası kardeşim! Halkımız orada can derdindeyken para pul hesabı mı yapacağız? Biz bugünler için varız! Depolarımızda ne kadar çadırımız varsa bölgeye göndeririz, siz de bize ödemek istediğiniz o çadır parasıyla depremzedelerin başka ihtiyaçlarını karşılayın” demesi yakışırdı Kızılay yöneticilerinin...

Biliyorum, şu an deprem bölgesinde maddi manevi en çok çalışan Kızılay… Gün gelecek herkes oralardan gidecek ama Kızılay son depremzede yuvasına kavuşana kadar ayrılmayacak…

Fakat bu tür olumsuz haberler, yaptıkları fedakarlıklarına da kurumun misyonuna, başarılarla gururla dolu tarihsel geçmişine de zarar veriyor.

Güven kaybı kan kaybından daha kötü!

Kızılay çadır da üretip satsın gelir getirici başka ürün de ama bunları afet dönemleri kendi sivil toplum örgütlerine, halkına değil!

MART’IN İLK HAFTASINA DİKKAT!

Bu aralar sosyal medya felaket tellallarının paylaşımlarından geçilmiyor.

Kimi astrolog kimliği ile konuşuyor, kimi din adamı, kimi bilim-kurgu ve komplo teorisyeni…

Gizemli gizemli konuşmalar…

Ürkütücü bilgiler…

Yok önümüzdeki mart ayının ilk haftasına dikkat edilmesi gerekiyormuş, yok ikinci haftasına…

Eskiden Mart kapıdan baktırır, kazmayı küreği yaktırır diye korkardık, iklimler şaşınca o korku gitti yerine bunlar geldi.

Onlar da beyni yaktıracaklar, psikolojimizi tamamen bozacaklar bu gidişle!

Korkutucu karamsar tahmin ve yorumlarını nisan, mayıs, haziran ayına kadar sürdürenler de var…

Ne olacağını da tam söylemiyorlar, sadece o tarihlere dikkat edilmesini belirtiyorlar…

Tarihin en büyük depremlerini yaşadık, yaşıyoruz…

Pandemiler yaşadık…

Darbe girişimleri, terörü yaşadık…

Ekonomik krizler yaşadık…

Seller, heyelan, kuraklıklar yaşadık…

Bu ülkenin başına gelmeyen, yaşamadığımız daha ne felaket kaldı?

Uzaylılar mı zombiler mi saldıracak?

Savaş mı çıkacak?

Yoksa;

Cumhurbaşkanlığı adaylığı yüzünden altılı masa mı dağılacak?

Aman bir de siyasi depremler yaşamayalım bu günlerde, zira Kızılay’ın stoklarında çadır, AHBAP ’da para, millette derman kalmadı!