Günün tarihi 25 Nisan 2011 CHP Zonguldak mitinginde Kılıçdaroğlu “benim adımı yolsuzlukla anarsan anann. a’a. söylemeyeyim, gerisini söylemeyeyim.” Bu videoyu birkaç kez seyrettim. CHP mankurtlarını bilmem amma, seyreden herkesin bu terbiyesiz ifadenin dil sürçmesi değil, önceden çalışılmış sahne repliği olduğu kanaatine varacağından eminim.

Günün tarihi 5 Nisan 2016  Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu için “Birilerinin önüne yatmış” dedi.

Günün tarihi 6 Aralık 2022 Yer TBMM Genel kurul salonu. Kürsüde Bay Kemal 2023 bütçesi hakkında konuşurken “argoda küfür işareti olan el hareketini yaptı”

Dijital ortamdan tanıdığımız “Ekşi sözlük” Mütedeyyin, milliyetçi ve muhafazakâr hatta liberal kesim tarafından CHP’nin sesi olarak nitelenir. Son dönemde Genel Merkez yanlıları dolayısıyla KK ve İBB başkanı Eİ taraftarı olarak ikiye ayrıldığını iddia edenlerde var, sonuçta adres aynı. Bakın Bay Kemal ile ilgili neler yazmışlar.

“Kılıçdaroğlu'nun küfürlerini ve hakaretlerini sıklıkla duyuyoruz. Fakat hepsi bir şekilde gündem yoğunluğundan dolayı unutturuluyor ve özür dilenmiyor. Kendisinin kırdığı fındıklar kırkı aştığı ve karısını aldatan bir genel başkanın istifasıyla CHP genel başkanlığı koltuğuna oturan birisi olduğu için aslında bunlara şaşırmak da ne kadar doğru bilemiyorum.  Amma bir veritabanı oluşturmak kendisini tanımayan insanların tanımasına yardımcı olacaktır.”

Bu girişten sonra kendi ifadeleriyle kırdığı fındıkları sıralamışlar. Kim sıralamış? İktidara gelirsek el koyacağız dedikleri medya organları sıralamıyor, kendilerinden “Ekşi Sözlük”kırdığı cevizler” olarak sıralıyor

Fransız Comte De Buffon “Le style est l’homme meme /Tarz aynı adam” Derken bizde de Ziya Paşa “Üslubu beyan aynıyla insandır” demiştir. Bir kişinin karakteri konuşmasına yansır. Tarzı ne ise kendisi de odur.

Öfke kimilerine göre bir hitabet biçimi, Fiiliyatta ise bir hitabet sanatıdır. İnsanlar mesajlarını öfke ile de mizahi bir üslupla da verebilir. Bunların dışında eleştiri yaparken haddi aşmak hakaret etmek kabul edilemez.

Bay KK partisinin başına geçtiğinden beri ucuz ve rahatsız edici bir dille konuşuyor. Anayasa Mahkemesine üye seçen Yargıtay üyelerine  “oy veren 107 kişi yüz karasıdır” diyerek yargıya, Öğretmenler gününde “Hala iktidarı destekleyen öğretmene ben öğretmen demem, öğretmen iradesini pazarlayan kişi değildir."

Sözü ile eğitim camiasına dil uzatmıştır. Fırtına obüsleri teslim töreninde askerin alkış yapmasını eleştireyim derken 'Cepheden kaçan Orta Doğu'nun bol apoletli generalleri gibi' benzetme ile TSK komuta kademesine hakaret etti. “Dikatatör bozuntusu” diyerek CB Erdoğan’a hakaret etti. (Bu söz için 50 bin TL tazminata mahkûm olmuştur)  Ayrıca  “Sözde Cumhurbaşkanı diyerek halktan yüzde 52 oy almış başkanı, devletin tepesini aşağılamaya kalkan bir portre var karşımızda.

Bu saydıklarımız eleştirilemez iddiasında değiliz, çok daha farklı bir dille, hatta daha etkili üslupla meramını ifade edebilirdi. Elini masaya vurmak, yüksek sesle haykırmak alkışlanır amma Neccar Türkcan tarzı argo-küfürlü dille konuşmak siyaset kurumunu zehirler ve unutulmaz.

(SHP dönemi, esnaf kökenli İzmir vekili NeccarTürkcan şehrine mitinge giden Erdal İnönü’ye uçakta vurucu cümlelerle konuşmasını, masaya yumruğunu vurarak (galiz bir argo dille) “S.. S.. iktidara geleceğiz’ demesini ister. İnönü mitingde konuşmasını yapar ve Türkcan’a dönerek;  “Şimdi, iktidara nasıl geleceğimizi de size arkadaşımız Neccar Bey anlatacak” der. Ben bunu duyduğumda çok gülmüş ve İnönü’yü takdir etmiştim.

Bir Uygur atasözü ”Baş til tarazisida tartildu” insanın aklının ve bilgeliğinin hitap tarzı ile ölçüleceğini belirtir.

Kılıçdaroğlu ve yakın ekibi CB Erdoğan’ın sert konuştuğunu ifade ederler. Erdoğan kendisi de öfke bir hitabet sanatıdır diyor zaten. Sen de sert konuş ama hakaret etme Küfürlü konuşma. CB Erdoğan bu hitap tarzı ile seninle yarıştığı her seçimi, her referandumu kazandı. Sen ise her sıkıştığında gündem değiştirmek için, dikkat çekmek için saçma sapan söz ve davranışlarla gündem olmaya çalışıyorsun.

Dikkat çekmek için “bevval-i çeh-i zemzem / zemzem kuyusuna işeyen ” gibi hareket etmek gerekmiyor. (Bilindiği gibi adam ismini tarihe mal etmek ister; bunun için herkesin gözü önünde zemzem kuyusuna işemiş. Olay yıllardır hatırlanıp lanetlenirken, kendi adı silinip gitmiştir)

Siyasiler bu yönleri ile değil, başarılarıyla anılmalıdır. Bak Yılmaz Özdil Sözcüdeki köşesinde 27 Haziran 2018 tarihli yazısında senin için ne yazmış

2018 tek adam seçimini Ak Parti kazandı, guguk kuşu kaybetti. İki defa deneyip kendisini bile yenemeyen Muharrem İnce'yi, kendisini sekiz defa yenen Ak Parti'yi yenmesi için aday gösterdi iyi mi. Partiyi bile vermediği Muharrem İnce'ye ülkeyi vereceği zannedildi. Sonra da çıktı, bu seçimin tek kaybedeni Ak Parti'dir, bir tarafa yazın, önümüzdeki seçimde çok daha güçlü sonuçlar alacağız, bütün veriler bunu gösteriyor, koltuk sevdasına tutulanların bizim partimizde yeri yok” dedi.

"Bari asrın liderimize sesleneyim.. Bak bunca senedir senden hiçbir şey istemedim. İlk defa bir şey rica ediyorum. Tek adam seçildin, hazır olağanüstü hal de kalkmamış ilk icraat olarak şunu görevden alıver, kırma beni. Kayyuma bile razıyız gari!

Bu yazının sonunda diyoruz ki; “ Aklına geleni söyleyen, aklına gelmeyeni işitir”  Bay Kemal’in siyaset dili “ben de senin Kemal” diyeceklere kapı aralıyor.

Şair Mahmut Topbaşlı’nın mısraları ile bitirelim

Dikenli bir sözle gün, asır olur, ağızdan çıkanla kul, esir olur,
Kimi söz dikendir saplanır öze, kimi söz gül gibi görünür göze                                                                                                   Söz bazen kılıçtır, düşürür başı, bazen de bitirir nice savaşı.