Tükürün Ehli Salibin o hayâsız yüzüne!
Tükürün onların asla güvenilmez sözüne!
Mehmet Akif Ersoy
Theodore Roosevelt 1901 yılında ABD Başkanlığına aday olduğunda;
“Dünya’da ezmek istediğim iki güç var” diyordu, “İspanya ve Osmanlı...”
Bu devletler ABD’nin “süper güç” olmasını engelleyen güçlerdi. Çünkü İspanya, ABD’nin Orta ve Güney Amerika’ya (Yeni Dünya), Osmanlı ise Asya, Afrika ve Avrupa’ya (Eski Dünya), yayılmasını önlüyordu. Hatta ABD tarihinde kendi dili dışında yazılmış tek anlaşma imzalamıştır o da Türkçedir. Bu anlaşma ile Osmanlıya tam 29 yıl boyunca haraç ödemiştir.
Osmanlı İmparatorluğu Almanya ile ittifak yaparak birinci dünya savaşına girmiş ve koca devlet Almanlarla olan dostluğu yüzünden tarihten silinmiştir. Osmanlı toprakları tam 64 devlete vatan olmuştur.
Almanya Osmanlı ile birinci cihan harbini kaybetmiş, savaş sonrası yurt içinde ihanet olarak suçlamaların yapıldığı Versay anlaşmasını kabul etmek zorunda kalmıştır. Bu ağır şartların kabulü Hitler ve Nazilerin iktidar yolunu açmıştır.
Birinci cihan harbi (dünya savaşı) devam ederken milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un Şahit olduğu bir olay var ki; batının bize bakışının asırlardır değişmez olduğunu gösterir. Savaş devam ederken Mehmet Akif Ersoy Viyana’dadır.
Bir gece kaldığı otelde müthiş bir gürültü hâsıl olur. Herkes büyük bir telaş ve panik havasında kendilerini odalarından dışarı atarlar.
Yollar bir anda kalabalıklarla dolar. Mehmet Akif Ersoy’da odasından aşağı iner ve otel görevlisine neler olup bittiğini sorar. Ancak aldığı cevap karşısında donar kalır ve hayretinden sabaha kadar uyuyamaz.
Otel memuru Avusturyalı der ki:
Biraz önce gelen haberlere göre İngilizler Kudüs’ü Osmanlılardan almışlar. Bu habere sevinen halk, sokaklara dökülüp şenlik yapıyor.
Mehmet Akif, bu izaha çok şaşırır ve sorar:
Nasıl olur biz sizinle müttefikiz, silah arkadaşıyız, aynı cephelerde, ortak düşmanımız olan İngilizlere karşı çarpışıyoruz. Bu sebeple bizim yenilmemiz ve Kudüs’ü kaybetmemiz, aynı zamanda sizin de kaybetmeniz değil midir?
Otel görevlisi Avusturyalı hiç oralı olmaz ve umursamaz bir tavırla şu karşılığı verir:
“Doğrudur, Osmanlı ile müttefikiz, ama Osmanlı “Müslüman”dır. Kudüs’ü düşmanımız olan İngilizler almışlarsa da onlar bizdendir, bizim dinimizdendir”
Dikkat. ! Birkaç gün önce Yunan başbakan Kiriakos Miçotakis’in ABD kongresinde Türkiye aleyhinde söylediği sözler, üç dakika ayakta alkışlandı. İşte o alkış sesleri Akif’in Viyana’da duyduğu seslerin bugün bizim kulağımızda çınlamasıdır.
İkinci Dünya Savaşı da Almanya’nın mağlubiyetiyle sonuçlandı. Galiplerden Rusya kendi işgal bölgesinde Doğu Almanya’yı kurdu, ABD, Fransa ve Birleşik Krallık ise kendi işgal bölgelerini birleştirerek Federal Almanya’yı kurdular. Almanya güç sistemi içine alınmadı ama kontrol altında tutulup ekonomide Avrupa’nın devi yapıldı. AB (Avrupa Birliği) Almanya’nın kontrolündedir. Almanya’da ABD’nin kontrolünde, İngiltere Avrupa birliğinde siyasi liderliği almaya çok uğraştıysa da kendisine dirsek gösterilmiş o da birlikten ayrılmıştır.
Türkiye, İngiltere’nin çok istemesine rağmen İkinci dünya savaşına girmemiş, Almanlara karşı bir cephede balkanlarda açmamıştır. O vakitler Türkiye’de İnönü işbaşındadır ve Hitler’le ilişkilerimiz iyidir. Bu tarihi gerçeklere göre Avrupa devletleri içinde Türkiye için en dost devlet, kesinlikle Almanya olmalıdır. Öyle değil mi? Üstelik 3,5 milyon civarında Türk bu ülkede yaşıyor.
Türkiye AB’ye girmek için yıllarca mücadele etmiş, 1995 sonunda Gümrük Birliği’ne girerek “AB’ye arka kapıdan” adım atmıştır. Ancak Almanya, Türkiye’nin üyeliğine her zaman karşı çıkmıştır. Fransa bazen desteklerken, Almanya ise Sosyal Demokrat başbakan Gerhard Schröder dönemi hariç hiçbir zaman desteklememiştir. Almanya 30 yıl boyunca bizden işçi almış, asimile etmeye çalışmış, yıllarca vatandaşlık dahi vermemiş, çifte vatandaşlıkta ise sorun üstüne sorun çıkarmıştır.
Nazilerin dolayısıyla Hitlerin kafatasçı ırkçılığı ve dini yobazlığı Almanların genlerine öyle işlemiş ki; kemik gören tazı gibi atılırlar. CB Erdoğan Londra’da Alman Milli takım oyuncusu Mesut Özil ve İlkay Gündoğan’la hatıra fotoğrafı çektirdi diye “Erdoğan’ın seçim kampanyasına alet oldunuz” yalanıyla eleştirildiler. Halbuki sebep Erdoğan’la fotoğraftı. Mesut Özil ise “Kazanınca Alman, kaybettiğimizde göçmen oluyorum. Arkadaşım Podolski ve Klose, hiçbir zaman Polonyalı Alman olarak görülmedi ben neden Türk Alman olarak görüldüm? Müslüman olduğum için mi? diyerek Alman Milli takımını bıraktı. Türkiye düşmanı yayınları ile tanınan Spiegel bile Mesut özil’e karşı ırkçılık ve saygısızlık yapıldığını söyledi.
Avrupa’da en güvendiğimiz kapı Almanya bu sefer sırtımızdan hançerledi. Çocukça
Bir tavırla hokus pokus yapan Almanya, Türk asıllı parlamenterlerin imzası ile Ermeni tehcirini (göçünü) parlamentosuna getirip soykırım kararı çıkardı.
Almanlara sorulacak soru şudur
“Ermeni tehciri (göçü) 1915 yılında olduğunda biz seninle müttefik değil miydik, o dönem şahit olduğun, bizim bilmediğimiz bir belgen varsa koy ortaya da görelim” Yoksa biz İngiliz’le, Fransız’la, İtalyan’la, Yunan’la çarpışırken sen gizlice soykırım mı yaptın? Soykırım yapar mısın? Hem de alasını yaparsın. İkinci dünya savaşında yaptığınız soykırım kıyamete kadar alnınızın kara lekesidir.
Batıdan bize dost olur mu? Sözlerine inanılır mı? El cevap: Olmaz ve İnanılmaz
Söz verirler bir bahane uydurup cayarlar. Sorunlu Güney Kıbrıs Rum kesimini AB üyesi yaparlar. Kenan Evren’in affedilmez hatası ile Yunanın NATO’ya dönüşüne izin vermiştik. Bu günde Türkiye düşmanı terör örgütlerinin sığınağı İsveç ve Finlandiya NATO için kapımızda. Hangi yüzle geliyorsunuz demek yanlıştır çünkü yüzsüzlükle geliyorlar, Aliya İzeetbegoviç’in dediği gibi “Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı, devam ede gelen sömürgeciliği; döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur” Bu nedenle Batı güçten anlar. Hala İstanbul’un fethi için ağıt yakan bir batı var karşımızda. Tarihçi Prof Halil İnalcık ''Batı, İstanbul'un fethini ve Ayasofya'yı hiçbir zaman unutmadı." Derdi. Haklıydı
Şair Seyfet Bozçalı’nın mısraları ile bitirelim
Batıdan dost olmaz demiş atalar, Değişmez bu gerçek dünya durdukça!
Dost sanıp işledik nice hatalar, Gerçeği görüp de kafa yordukça!