Bazı siyasetçiler vardır milletvekili olsalar da özdeşleştikleri ilk görevle anılırlar…

Örneğin, Sarıcami eski efsane imamı Ali Kul!

Bir dönem milletvekilliği yapsa da partililer, dostları, yakın çevresi ona hep ‘hocam’ diye seslendiler, öyle de seslenmeye devam ediyorlar…

Ali Hocam da oldukça memnundur bu durumdan, “Vekillik gelip geçer, hocalık baki” der, hep…

Bir diğer örnek de AK Parti il eski başkanlarından Hayrettin Çakmak’tır

O da bir dönem milletvekilliği yapmasına rağmen, tanıyan herkes ona “başkanım!” diye seslenirdi, bugün de aynı şekilde sesleniyorlar.

Çakmak da şikayetçi değil bu unvanından…

Çünkü Bursa’nın efsane il başkanları listesine girmeyi başaranlardandır…

Rahmetli Erbakan Hoca gibi renkli giyim tarzıyla, entelektüel yapısıyla, katıldığı her ortama ve konuya göre konuşmalarına Karadenizlilere has espriler ve kıssadan hisseler katmasıyla farklı ve renkli bir siyasetçi profili çizmişti il başkanlığında…

Bu özelliğini milletvekilliğinde de sürdürdü ama il başkanlığındaki performansı daha çok akıllarda kaldı.

Hayrettin Bey, şimdi siyasette eskisi kadar aktif olmasa da partisinin verdiği her göreve yine gidiyor…

Arada da en sevdiği işi yapıyor…

Köşe yazarlığı ve siyaset yorumculuğu!

Daha önce Olay gazetesinde de birlikte yazıyorduk…

Şimdi kader bizi Sosyal TV’de yine bir araya getirdi!

Allah’tan dost meclislerinde anlattığı o güzel fıkraları, yaptığı güneş görmemiş esprileri köşesinde yazmıyor, yoksa pabucum dama atılır, aç kalırdım bu sektörde!

Öyle demeyin, geçmişte yazdığı bir şiirle sonradan ünlenen bir kadın yazarı işinden etmişti Çakmak!

O ünlü kadın yazarın kim olduğunu yazmayacağım sadece küçük bir ipucu vereyim; katıldığı canlı yayında, 15 Temmuz benzeri bir kalkışma olduğunda oturduğu sitede öldüreceği komşularının listesinin hazır olduğunu söyleyip, mahkemede inkar eden biri!

Hayrettin Bey’in Olay ve Bursa Hakimiyet’teki yazılarını hiç kaçırmazdım. Bizdeki köşe yazılarını da hiç kaçırmıyorum…

Sayesinde batı uzmanı olmak üzereyim!

Neden mi?

Dikkatimi çekti, son 17 köşe yazısı hep batı üzerine!

Batıya takmış adeta, batırıp batırıp çıkarıyor kalemini…

Şu attığı başlıklara bakar mısınız?

“Batı bize dost mu?”, “Batı dünyayı batırıyor!”, “Batının sömürü silahı medya”, “Boynumuz ağrıdı batıya bakmaktan!”

Şu yazıları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan okusa, “Zaten batıyla papazız, bir de sen çakma Hayrettin!” diyerek, hemşerisi filan dinlemez Çakmak’ı doğudaki en uzak ülkelerin birine büyükelçi olarak gönderir!

Hayrettin Başkan, gel batı üzerine yazdığın bu köşe yazılarını “Vahşi Batı’nın Yahşi Yazarı” adlı bir kitapta toplayalım…

Yok satmazsa kel olayım!