TDK sözlüğünde Miting: Gösteri amacıyla veya bir olaya dikkati çekmek için genellikle açık yerlerde yapılan toplantı olarak izah edilir.

Milli mücadele yıllarından yapılan mitingler İstiklal ateşini tutuşturmuştur. Halide Edip Adıvar’ın 23 Mayıs 1919 Sultanahmet mitingi Yunanlıların İzmir’i 15 Mayısta işgali üzerine yapılmıştır. Bu Miting 30 Mayıs, 10 Ağustos ve 13 Ocak 1920 tarihinde yapılanla beraber 4 kez tekrarlanmıştır. Her seferinde 100 binin çok üzerinde insanın katılımıyla yapılmış, direnişin geniş kitlelere yayılması sağlanmıştır.

Cumhuriyet döneminde özellikle çok partili siyasi sisteme geçtiğimiz tarihten bu yana sandığa giderken Mitingler siyasi partiler için önemli organizasyonlardır. Bazen seçim sonuçlarını önceden meydanlar (mitingler) verir.

Hiç unutmuyorum 3 Kasım 2002 seçimleri arifesi, Demokrasi meydanında (fomara)  AK Parti mitingi vardı. Meslektaşım ve eski yazıhane komşum bir gün önceden aradı  “yarın sizin mitinge seninle beraber geleyim” demişti. (12 Eylül dönemin de sol bir dernek üyeliğinden 3 yıl hapis yatmıştı) Miting günü buluştuk meydana gittik, coşku tavan yapmış, alanda her renk insanımızı görmek mümkündü. Komşum çok ciddi bir tavırla “Üstat son sürat iktidara geliyorsunuz” dedi. Bende başörtülü kadınlar, saçını kızıla, maviye sarıya boyamış kadınları işaret ederek “seni bu kompozisyon mu böyle söyletti” dedim hayır dedi.(bar, pavyon, gece kulüplerini kast ederek) eğlence mekânlarında görülen kadınlar var, hatta vücudunu para karşılığı sattığı bilinen kadınlar var. “herkesin umudu olmuşsunuz sizi kimse durduramaz” dedi

Dediği gibide oldu, meydanın verdiği coşkulu fotoğraf sandığa yansımıştı

 Mitingler bazen unutulmaz sahnelerin yaşandığı yerlerdir. Bir keresinde Demirel bir mitingde elinde “altı oklu Ecevit” afişi olan bir çocuk görür ve “ Bu afiş ile ne yapacaksın?” diye sorar. Çocuk “Ecevit’e selam göndermek istiyorum” der.
Bunun üzerine Demirel, mikrofonu çocuğa verir ve selamı göndertir. Ardından o çocukla birde hatıra fotoğrafı çekilir.

Benim yaş kuşağım Erkal Zenger ismini çok iyi hatırlar. Erbakan Ecevit Demirel Turgut Özal’la çalışmış miting organizasyonu deyince akla gelen birisiydi.  Anılarını “Thencere Ghottin Khara” diye bir kitapta toplamıştı. Kitapta bazı bölümler abartılı hatta uydurma olduğu söylense de net olarak vuku bulan olaylar çoğunluktaydı. Tebessüm ettiren bir olayı alıntılayalım

1070’li yıllar Erbakan Hoca Antalya''da konuşuyor.. Montaj sanayini topa tutan Hoca, Demirel’i kastederek ”Gelin bakalım Koka Kolacılar” diyor.

Karşıdaki kahvenin garsonu, kucağında bir kutu kolayla koşuyor,

Erkal Zenger, Fehim Adak’a, “Hacı ağabey bak, koka kolacı buraya geliyor” diyor. Fehim Adak “Aman Zenger atla tut adamı” deyince;

 Zenger adamı kürsüye varmadan derdest eder.

Adam, “Duymuyor musun? Hoca acele ile koka kola istiyor. Antalya''nın sıcağından yandı adamcağız. Bırak geçeyim” der. Tabi ki Zenger bırakmaz.

Mitingler;  parti teşkilatlarının özellikle il başkanlarının karnesidir. Mitingin başarı payesi kime aittir? Napolyon’a atfedilen bir hikâye vardır. Bir zafer sonrası sorarlar Bu galibiyetin şerefi kime aittir? Napolyon tevazu göstermeyip “bana aittir” der ve ekler “çünkü savaş kaybedilseydi;  benim kellem gidecekti” 

İl başkanı olarak görev yaptığım dönemde Sn Erdoğan o zamanlar başbakandı ve tam 14 defa Bursa’ya gelmişti. Bir günde dört ayrı yerde miting yaptığımız oldu. Şimdi nasıl yani diye kafası karışanlar olabilir yazalım. Mustafakemalpaşa Karaköy. Yangın felaketi sonucu köylüler evlerini kaybetmişti. Bir sene içinde evler yapılıp teslim edildi. Anahtarları da Reisimiz vermişti. İkincisi Mudanya Güzelyalı Feribot (İDO) iskelesinin açılışı. Rahmetli Kadir Topbaş’tan tutun, bakanlara varıncaya kadar herkes oradaydı. Üçüncüsü Yıldırım Yiğitler Mahallesi TOKİ Konutları teslim töreni ve sonuncusu Şehreküstü Medical Park Hastanesi açılışı. Hastane açılışı akşam saatlerine denk geldiği için beklenenin üzerinde bir kalabalık oluşmuştu. Reisi yolcu edip akşam eve gittiğimde koltuk üstünde uyuya kaldığımı hatırlıyorum.

 Bursa’da biz gelene kadar en kalabalık miting 1991 seçimlerinde DYP mitingiydi. Şehreküstü meydanı doluydu. Halkın üzerine havadan gülsuyu püskürtülmüştü.

Reis geleceği zaman ilçe başkanlarımızla üç kez toplantı yapardık. Birincisinde olayın boyutu incelenir. İkincisinde hazırlıklar üçüncüsünde ise deyim yerindeyse hücuma kalkardık. Miting organizeleri öncesinde aşırı derecede gerginlik yaşıyorduk. Bir gün çok sevdiğim İnegöl ilçe başkanımız Burhan Alıcı ağabeyimiz beni aradı “başkanım seni çok endişeli gördüm yüzün soluktu, merak etme ben İnegöl’ü o miting alanına yığacağım” dedi. Aradan yarım saat geçmeden Mustafakemalpaşa ilçe başkanım Ali Koyuncu (merhum) aradı. O da “başkanım ben ilçenin her köyünden  oraya insan getireceğim korkun olmasın” demişti. Siz anlaşarak mı beni arıyorsunuz dediğimde yemin etti haberim yok dedi. Demek ki yüz ifademiz ilçe başkanlarımızı etkilemiş. Ama o aramalar bana ilaç gibi gelmişti.   

BŞB başkanı Merhum Hikmet Şahin işe batçık dediğimiz alt geçitlerle başlamıştı.

2 Ocak 2005 tarihinde İhtisas hastanesi kavşağı açılışı yapılacaktı. Reis’in katılacağı açılışın görkemli olması gerekiyordu. İlçe başkanlarımızla yaptığımız ilk toplantıda ilçelerden kaç otobüs getireceklerinin sayısını aldık. O otobüs sayılarına bakarsan Bursa merkezden kimse katılamasa da olurdu. İyi bildiğimiz bir şey vardı. Mesela ilçe 100 otobüs getireceğim diyor. Miting günü otobüslere numara yazıyorlar. 30 veya 40 otobüs getiriyor. Son 10 otobüs 90-91 diye başlayıp 100 ile bitiyordu. İkinci toplantıda arkadaşlar şehrin doğu, batı, kuzey, güney ilçelerini sayarak giriş noktaları belirledik. Buralarda sizi ilden falanca arkadaşlar karşılayacak ve tek tek araç sayımı yapılacak dedik. İlçelerimiz işi çok sıkı tutup taahhüt ettikleri sayıda araçla geldiler.

Miting günü bir şansızlık yaşandı. Başbakanın helikopteri Bartın’dan rüzgâr sebebi ile havalanamadı. Ankara’ya dönüp uçakla Bursa’ya geldiler ki iki buçuk saatlik bir gecikme oldu. Otobüsle miting alanına gelirken Reisin yanından yönetimden bir arkadaşımı arayıp meydanda durum nedir diye sordum. “bana buralar yıkılıyor dedi”  Çek etmek için iki farklı arkadaşımı aradım aynı cevabı alınca sanki boyum uzamıştı.  Bir ara Reis meydanda kalabalık nasıl diye sordu. Ben de kendimden emin bir şekilde çok iyi cevabı verdim. Miting alanına geldiğimizde; başkanım ben önce bir bakayım mı dedim. Hadi bak dedi. Otobüsten atladım sahneye çıktım ki dedikleri gibi. İki elimi yana açıp; mis gibi mis gibi diye zafer işareti yaptığımı hatırlıyorum.

Bu detayı niçin verdim. Cumartesi günü Reisi Gökdere’de beklerken sahneye çıkıp katılımı göreyim dedim. İl Başkanı Davut kardeşimde sahnedeydi ve cep telefonu ile kalabalığı videoya alıyordu. Belli ki benim 18 sene 19 gün önce yaşadığım aynı heyecanı ve kalabalığın sevincini yaşıyordu.

2005 yılında yapılan miting için yerel TV de yorum yapanlar 90 bin gibi laflar ediyordu

Emniyete bu rakamlar doğru mu? O alan o kadar insan alır mı? diye sordum. Bana rakamlar miting alanına gelenlerin sayısı olarak doğrudur dediler. Ama kalabalık değişkenlik gösterdi. Hava sıcaklığı sıfır derece idi. Gecikme olunca da insanlar üşüyüp gittiler. Gidenlerin yerine yenileri geldiler. O miting o ana kadar Bursa’da yapılan mitinglerin en kalabalık olanıydı ve rekor bizim elimize geçmişti.

2014 Mahalli seçimleri 17-25 Aralık yargı darbesi ikliminde yapılmıştı. Reis seçim stratejisini Milli Mücadele çizgisine çekmişti. Zaten iki sene sonra askeri darbe girişimi gelmişti. O zamanda Gökdere meydanında miting yapmıştık. Kampanyada reisin sesi kısılmıştı. Tekerlekli sandalye ile alana gelip, oğlumu göreceğim diyen, sesinin açılması için tarifler veren ve ağlayan nineler görmüştüm.  O kalabalık unutulmaz.

Cumartesi günkü başarılı programlar için İl Başkanı Davut Gürkan’ı şahsen arayıp tebrik ettim, Birde buradan yazılı olarak kayıt altına alayım dedim. İl başkanımızın şahsında il ilçe teşkilat mensuplarını tebrik ediyorum.  Bu başarı birilerini hasetten çatlatır mı? Bence çatlatır, hatta altılı masadan çatırtı sesleri geliyor zaten.

Şair Muzaffer Yavuz’un “Haset İnsanlar” şiirinden bir dörtlükle bitirelim

Hasetlik yüzünden dertte başları
Huzura eremez haset insanlar
Ömür boyu hep ters gider işleri
Günyüzü göremez haset insanlar