Parasızlıktan ağlananları avutmak, gönül zenginliğinin güzelliğini anlatmak için kullandığımız en anlamlı atasözüdür…
Şarkısı bile var. Parasızlık yüzünden aşkta darbe yediğimizde de mırıldanırız:
“Bu dünya senin olmaz
Ettiğin yanına kalmaz
Söylemiştim sevgilim
Parayla saadet olmaz…”
Meğer bal gibi de oluyormuş abicim, parayla saadet!
Kanada’nın Colombia Üniversitesi’ndeki bilim insanları bu konuyu araştırmışlar…
Atasözümüzü de, güzelim şarkıyı da adeta tekzip etmişler!
Gel de söyle bir daha…
Bir züğürt tesellimiz vardı onu da bilim aldı!
Nasıl mı?
Çok ilginç bir deneyle…
7 ülkeden 21-78 yaş aralığında, 300 gönüllü denek bulmuşlar…
İki gruba ayırıp, grubun birindeki deneklere adam başı üç ay boyunca 10 bin dolar verip diledikleri gibi harcamaları istenmiş…
Diğer gruptakilere ise zırnık koklatmamışlar.
Merak edenler için belirteyim, deney için seçilen ülkeler arasında Türkiye yok! Ben de sizin gibi esefle kınıyorum ülkemizi bu deneye dahil etmeyenleri…
Tam altı ay boyunca izlenmiş bu iki gruptaki katılımcılar gizlice…
Altı ayın sonunda yapılan testler sonucunda, o üç ay bedavadan 10’ar bin doları alan deneklerin, para almadan hayatlarına devam eden deneklere göre daha mutlu oldukları ortaya çıkmış…
Bu verilerden yola çıkarak, şu kanıya varmış bilim insanları:
“Parayla mutluluk pekâlâ oluyor!“
Böyle saçma bir araştırma olur mu?
Bedava parayı kime versen mutlu olur, havalara uçar, bunun için aylar süren deneyler yapmalarına gerek yok ki!
Bizim atalarımız, parayla saadet olmaz derken haram bulaşmış çok parayı kastediyorlardı ki!
Colombia Üniversitesi, bir de Kanada ve İsviçre bankalarında yüklü gizli hesabı olanlarla da deney yapsın, bakalım o zaman ne çıkacak sonuç!
BU MODA TUTAR!
Tekstil alanında da çok ilginç ve çılgın buluşlara tanık oluyoruz…
İşte son haber…
Polonyalı bir moda tasarımcısı, kullanıcısının ruh haline göre rengi değişen kıyafet tasarlamış.
Giydiğiniz kıyafet, sizi endişeli veya stresli hissettiği an kumaşının rengi bukalemun gibi anında değişiyormuş ve üzerindeki ışıklar yanıp sönmeye başlıyormuş.
İster misiniz, moda olsun o kıyafetler ülkemizde de kullanılsın!
Milletvekillerinin kullandıklarını düşünsenize!
Meclis oturumlarında renkten renge girer salon…
Seçim zamanları, meydanlar da ekranlar da, ortalık gökkuşağı gibi olur.
Hele vatandaşımızın kullandığını düşünemiyorum o ruh haline göre renk değiştiren giysileri…
Bir markete ya da çarşı pazara gittiğinde veya eve gelen elektrik, doğalgaz faturasını gördüğünde o giysinin rengi, yüzüyle bir örnek olmaz mı?