Düzce depreminin yıldönümü olan 12 Kasım’da yani yarın, AFAD tarafından ülke genelinde deprem tatbikatı yapılacak.

Tatbikat derken…

Saatler 18.57’yi gösterdiğinde çalan siren sesini duyar duymaz, bulunduğumuz alandaki en güvenli yere çöküp, dizlerimizin üzerine kapanarak, sağlam bir şeye tutunacağız, birkaç dakika...

Siren sesi kesilince tekrar normal yaşantımıza devam edeceğiz.

Elli defa yazıp söylemeye gerek yok, deprem kuşağında bir ülkeyiz…

Üç yanımız deniz dört bir yanımız nasıl hainlerle kaplıysa, altımız da telekomünikasyon kabloları gibi aktif faylardan geçilmiyor!

Az canımızı yakmadı bu depremler maddi manevi…

Tam birini unuttuk derken, acılarımız kabuk bağlarken, çıkıveriyor ortaya, “fay canına!” dedirtiyor…

Ne diyor uzmanlar, deprem değil ihmal öldürür!

Yaşadığımız binaların inşaat kalitesinin yanı sıra deprem anında ve sonrasında alacağımız önlemlerin, depremdeki ölüm ve yaralanma oranını büyük ölçüde azalttığı bilimsel bir gerçek…

İşte en son İzmir’de meydana gelen 4.9 şiddetindeki depremde, korku ve panikle evinin penceresinden atlayan bir genç, hayatını kaybetmişti.

Oysa, sarsıntı sırasında evinin güvenli bir yerinde çök-kapan-tutun sistemini uygulasaydı, bugün hayattaydı.

O yüzden bu tür tatbikatlara önem vermeliyiz millet olarak…

Sık sık kendimiz de evlerimizde, iş yerlerimizde, okullarda tekrarlamalıyız çök-kapan-tutun işlemini…

Japonlar gibi, bunu ne kadar sık yapar, alışkanlık haline getirirsek, olası depremlere karşı daha soğukkanlı ve bilinçli davranırız.

Böylece deprem anında oluşan panik yüzünden meydana gelebilecek can kaybı ve yaralanma olaylarını önlemiş oluruz.

Bir ara, uzmanlar deprem çantasını da önermişlerdi…

İçinde, sizi iki üç gün idare edecek hazır gıda, su, giyim, el feneri, düdük ve ilk yardım malzemelerinden oluşan bu çantayı kapıya en yakın yerde hazır tutun demişlerdi.

Onu da ihmal etmemeli!

Çök-Kapan-Tutun’dan sonraki hamle, Çık-Topukla-Kaç çünkü!

Cumartesi akşamı yapılacak tatbikata katılım oranını merak ediyorum doğrusu…

Halkımız ilgi gösterirse, diğer alanlarda da benzeri tatbikatlar yapılmasına vesile olabilir.

Özellikle ekonomik depremlere karşı, çok faydalı olacağını düşünüyorum...

Örneğin, akaryakıta zam geldiğinde de çalsa sirenler… Sesi duyan araç sahipleri hemen yolunun üzerindeki bir istasyona yanaşıp, cüzdandaki sarsıntı geçene kadar pompanın önünde çök-kapan-tutun vaziyeti alabilirler!    

Aynı şekilde, üç harfli marketler de zam yapmadan önce veya indirim kampanyalarını sirenle duyururlarsa, vatandaş anında kap-kucakla-götür vaziyeti alır!

Ay sonlarına doğru çarşı pazarda da etkili olabilir çök-kapan- hayata tutun tatbikatı!