Boynumuz ağrıdı batıya bakıp durmaktan
Üstelik batının mil çektiği gözlerle bakıyoruz batıya
Niye, neden, baktığımızı bilmeden…
(Kudüs şairi Nuri Pakdil)
"Irak'ta 500 bin çocuk öldürdük, gerekliydi. Zira biz Amerika Birleşik Devletleriyiz" Başarı için ödenmesi gereken bir bedeldi.
(Madeleine Albright 1997-2001 Bill Clinton’ın ikinci dönemi ABD Dışişleri bakanı)
İşte size batı uygarlığı Buna uygarlık mı? Yoksa aygırlık (hipopotam) mı denir? Malum su aygırlarının dişleri 50 cm kadar olup, çenelerini 1,5 açabilirler. Batının çenesi kapanmak bilmiyor.
Osmanlı İmparatorluğuna seyahat eden batılı seyyahlar “Arap, Kürt, Arnavut, Müslüman oldukları için hepsine Türk derler”. Fransız dilbilimci ve diplomat, Guillaume Postel'in ifadeleri de tamda bu yöne işaret eder.“Türk dediğimde; Muhammedi olmalarını kast ediyorum” Bunun içindir ki; İslamofobi (İslam korkusu) ile Türkofobi (Türk korkusu) iki ayrı korku değil; bir element gibi tek korkudur. Sonuçta batılı gözünde “düşman” olarak görülürüz. Bugün batının gözünde Erdoğan’ın iktidardan uzaklaştırılması gereken bir düşman olarak görülmesinin sebebi: bu kimlik ve bu kimliğin gereği siyaset yapmasıdır.
Batılıların günümüzde, bilimde ve teknikte yakaladığı üstünlüğü inkâr edemeyiz.
Körü körüne batıya lanet okumak çözüm getirmez. Amma; Aliya İzzetBegoviç’in “Bunu hiç unutma evlat. Batı hiçbir zaman medenî olmamıştır, bugünkü refahı, devam ede gelen sömürgeciliği; döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur" ikazı da yol gösterici pusulamızdır. Zamanında bizimde kurduğumuz ihtişamlı medeniyetimiz vardı. Biz bir çağ açıp yeni bir çağ açarken, bilimde, teknikte ciddi bir gayretimiz vardı ve başarmıştık. Sonrasında gayretimiz bitti bizi geçen batıya hayretimiz ve hayranlığımız arttı. Bu durumu Akif şöyle şiirleştirir.
Nasıldın ey koca millet, Ne oldu akıbetin?
Yabancılar ediyormuş -eder ya- istikrah
Dilenciler bile senden şereflidir billâh
Vakarı çoktan unuttun hayâyı kaldırdın;
Mukaddesatı ısırdın, Huda’ya saldırdın!
Ne hatıratına hürmet, ne ananâtını yâd;
Deden de böyle mi yapmıştı ey sefil evlât
(İkrah: Tiksinme-Vakar: Ağırbaşlılık-Huda: Tanrı-Ananat: Gelenek)
“Kadermiş” öyle mi? Hâşâ, bu söz değil doğru
Belânı istedin, Allah da verdi... Doğrusu bu.
Çalış dedikçe din, çalışmadın durdun,
Onun hesabına birçok hurafe uydurdun!
Sonunda bir de “Tevekkül” sokuşturup araya
Zavallı dini çevirdin onunla maskaraya!
Batının bilimi, teknik ve sanatının alınması konusunda Akif’in görüşü
"Alınız ilmini Garbın, alınız sanatını
Veriniz hem de mesainize son süratini
Çünkü kabil değil artık yaşamak bunlarsız
Çünkü milliyeti yok sanatın, ilmin; yalnız"
Ne yazık ki özgüvenimizi kaybetmişiz. Batıya hayran kendimize düşman bir haldeyiz. Tanzimat sonrasında başlayan bu kör kütük “Batı hayranlığı”, aydınlar eliyle hızla yayılmıştır. Batılı gibi davranmaya öyle özenildi ki Varlıklı aileler, Batılı tarzda modern eğitim alsınlar diye çocuklarını yabancı mürebbiyelere emanet ettiler!
Osmanlı döneminde bunlar yapılırken; Cumhuriyet dönemi ondan aşağı mı kalacaktı. Savaşta her şeyini kaybetmiş, topraklarından 64 devlet çıkan bir imparatorluğun külleri üzerinde devlet kuran bir milletin; adeta giyecek donu yokken, çok sert bir uygulama ile şapka devrimi yapmıştık. Şapka takmayanları İstiklal mahkemelerinde idama mahkûm etmiştik. Hatta şapka takmadı diye bir kadını bile (şalcı bacı) idam etmiştik. Bütün bu keskinliğin amacı ne idi? Tabi ki hızlı bir şekilde batılı gibi giyinmek için yaptık bunları. Biz 1925 yılında şapka kanunu ile uğraşırken Almanya 1926 yılında Mercedes marka otomobili ile uğraşıyordu
Halbuki biz; Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ gibi isimlerle uçak yaptık.
Türkiye’de Otomobil yapılmadı mı? O da yapıldı ama devam ettirilmedi.
Bu gün Almanya ekonomide bir dünya devi, biz ise çok açılan makası (atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra) kapatmaya çalışıyoruz.
Gâvur yapıyor be!
Batılı yapar biz yapamayız!
Yapsak da elimize yüzümüze bulaştırırız
Bu aşağılık kompleksinden çıktığımız gün başarı mukadderdir.
Neyse ki Savunma sanayinde yerlilik oranımız yüzde 80 seviyelerine çıkardık. Yerli otomobili de yapıyoruz. İnsansız uçak hedefimizi de açıkladık. Biz bu siyaseti devam ettirirsek bu makas çok çabuk kapanır.