Avrupa da refah seviyesi en yüksek ülkeler (2021 endeksi) Danimarka, İsveç, Finlandiya, İsviçre olarak sıralanıyor, buna mukabil bu ülkelerde intihar vakalarının dünya ortalamasının üzerinde olduğu görülür.  Avrupalı düşünür Herbert Marcuse Batı medeniyetinin iflas Edeceğini “Tek Boyutlu İnsan” adlı kitabında delilleriyle beyan etmektedir. Çünkü Batı medeniyeti: İnsanı putlaştırmıştır. Der.

Medeniyetle ilgili Pakistanlı düşünür Muhammed İkbal: “Doğu, Hakkı gördü;

Dünyayı göremedi. Batı ise dünyayı gördü; ama Hakkı göremedi. Batı kalbi, Doğu aklı öldürdü”  Demiştir.

Charles Seignebos: (Fransız Tarihçi) “Doğulular ile temaslar sonucu batılılar medenileştiler.” Tespitini yapar. Muhammed İkbal’in sözlerinde doğu “hak”la hareket eder, insani yönü öndedir. Batı ise aklı hissiyatın önünde tutar, denge gözetmediği için çıkarcıdır, bencildir.

Doğu der ki Batı’ya, güneşi fethetsen de

Ruh gerçeği bendedir, madde yalanı sende. (Necip Fazıl Kısa Kürek)

Dikkat edin “medeni” denen batı ülkelerinin tamamında “Irkçılık” zirve noktasında olup her yıl artan bir hızla yükseliyor. Camilere, işyerlerine, yapılan kundaklamalar, mescitlere; kurgu filmlerini aratmayacak şekilde silahlı ırkçı terör eylemleri cinayetler had safhadadır. (Yıl 2019, Dünyanın Refah seviyesi en yüksek 7.ülkesi olan Yeni Zelanda’dan 51 kişiyi öldürüp 49 kişiyi yaralayan ırkçı terörist çıkmıştır)     

Dünyada refah seviyesi en yüksek ülkeler sıralamasında daima ilk üçün içinde olan Norveç’te 2011 yılında, tatil adası Ütoya'da gençlik kampının katılımcılarına ateş açılmış. Toplam: 77 kişi ölmüş, 242 kişi de yaralanmıştı.

İskandinav ülkelerinin tamamında buna benzer ırkçı terör saldırıları vardır. Bu ülkeler nüfusu ülkeler derseniz; Avrupa’nın en büyüğü Almanya’ya bakın derim. Türklere ait evler, işyerleri, camilere yapılan ırkçı Alman dazlakların saldırılarını göreceksiniz.

Ey İslâmiyet, sen ne büyük bir dinmişsin ki, kavimleri kardeş ediyorsun. Ey ırkçılık sen korkunç bir şeymişsin ki kardeşleri düşman ediyorsun. (Hekimoğlu İsmail):

Batı her zaman senin bildiğin gibi barış ve adalet diyarı değildi, kadın, erkek haklarının ve doğanın üstüne titrenmiyordu. Senden bir önceki kuşaktan olan ben, bambaşka bir Batı tanıdım. (Amin Maalouf)

Fuat Sezgin hoca (merhum) naklediyor "İnsan, Avrupa kıtasının coğrafyasını araştırdığı zaman görüyor ki 18. yüzyıla kadar sadece İspanya'nın coğrafyası var. Diğerlerinin; Almanya'nın, Fransa'nın coğrafyası falan yok."Bunu 1982'de bir Alman bilgini söylüyor.” Acaba neden İspanya'nın coğrafyası var da diğerlerinin yok? Çünkü İspanya'da Müslümanlar yaşıyordu da ondan."

Osmanlı’da Tanzimat la birlikte batılı değerlere sarılmanın çöküşe mani olacağı, bazı aydın, bürokrat kesimin hayranlık dolu inancı haline gelmişti. Hüseyin Nihal Atsız “Batı kültürüyle yetişmiş gerçek aydınlar arasında, aşağılık duygusundan uzak küçük bir azınlık vardır ki bunların hepsi milliyetçilerdir” derken bugün hala, aşıya direnç gösteren “aşağılık duygusu virüsü” bulaşmaya devam ediyor.

Halbuki batının değer vanalarını açınca bakın neler akıyor.

ABD’deki 42 bin rahipten 3 bini sapık çıktı Bu skandallar sonucunda 2007 yılında Katolik kurumları 615 milyon dolar tazminat ödemiştir.

Vatikan, skandalları sistematik olarak gizliyor

2010 yılında New York Times gazetesi, Katolik dünyasının o dönem ruhani lideri olan daha sonra ise istifa eden Papa Benediktus ve diğer Vatikan yetkililerinin 90'lı yıllarda Amerikalı rahip Lawrence C. Murphy'nin Wisconsin'deki sağır çocuklar okulunda 200 kadar çocuğu taciz etmesi olayını örtbas ettiğini yazmıştır.

Vatikan’da 2 bin sapık rahip yargılanıyor ama davalar sonuçlanmıyor

Papa Franciscus, yaptığı açıklamada, Vatikan'da rahipler aleyhinde devam eden

 2 bin cinsel taciz davası olduğunu ve sürecin ağır işlediğini kabul etmiştir.

Türkiye’de iktidar kavgası gibi görünen mücadele; kendisine yabancılaşmış batıcı devşirmelerle, yerli milli değerlerle hareket edenlerin beka sorunu kavgasındır.

Bizim keyfi yerindeler takımının “Batı hayranlığı” Hıristiyan din adamının dikkatini çekmiş, Hıristiyan genç kızlara “ Boynunuza HAÇ kolye takın, Müslüman kızlar size çok benzemeye başladı” demesi, düştüğümüz rezil durumun fotoğrafıdır.

 ‘’Batı Hayranlığı’’ bizzat batılılar tarafından yerli işbirlikçiler eliyle her türlü imkân kullanılarak kotarılır. Başta Kapitalizme, kapitalizmin ahlakına/ahlaksızlığına karşı çıkan “Muhafazakârlar”  işin tadına varıp ‘’Abdestli Kapitalistler’’ olarak çıkar karşımıza. Kimse bu dediğime dudak bükmesin, etrafınıza bakın hak vereceksiniz. Hatta bir müddet sonra Abdest kalmadığını da görürsünüz.

Batıya medeni diyerek hayranlık duyanlarla konuşun kahir ekseriyeti kendisini Atatürkçü olarak tarif eder. O zaman şu notu dikkatlice okuyalım.

Artık durumu düzeltmek, hayat bulmak, insan olmak için, mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi birtakım zihniyetler ortaya çıktı. Hangi istiklal vardır ki yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir. İşte Türkiye de, bu yanlış zihniyetle sakat olan bazı yöneticiler yüzünden, her saat, her gün, daha çok gerilemiştir. Doğu'yla Batı'nın birleştiği yerde bulunduğumuz, Batı' ya yaklaştığımızı zannettiğimiz takdirde, asıl mayamız olan Doğu maneviyatından tamamıyla soyutlanıyoruz ve sadece maddi değil ahlaken de çöküyoruz. Türkiye'de fikir adamları, adeta kendi kendilerine hakaret ediyorlardı. “Biz adam değiliz ve olamayız. Kendi kendimize adam olmamıza ihtimal yoktur.” tarihimizi, varlığımızı, düşman olduğundan hiç şüphe edilmeyen Avrupalılara, kayıtsız şartsız bırakmak istiyorlardı. “Onlar bizi idare etsin” diyorlardı.
 

Kaynak: Atatürk’ün 6 Mart 1922 tarihli Meclis konuşmasından, TBMM Gizli celse zabıtları, İş bankası kültür yayınları, cilt-3