Benim oturduğum binanın hemen yan apartmanına hırsız girmiş, birkaç gün önce…

Beş katlı binanın depo olarak kullanılan terasına çıkmış, komşularıma ait ne varsa alıp götürmüş…

Götürdükleri arasında, çocuk bisikleti, takım çantası, zeytinyağı, salça, kışlık yapılmış turşu bidonları bile varmış…

Güvenlik kamerasından izlemişler, nasıl soyulduklarını, film izler gibi!

Vatandaş tek başına, kamyonet aracıyla yanaşıyor sabah saat 4 gibi…

Tek tek katları dolaşıyor, kapıları yokluyor ve terasa kadar çıkıyor…

Çaldıklarını kamyonetine gayet sakin şekilde taşırken, her katta bulunan güvenlik kameralarına aldırış bile etmiyor.

Demek ki, kameralara yakalanmaktan, tanınmaktan da korkmuyorlar artık!

Bazıları gülümsüyor, canlı yayın kamerasına poz verir gibi el sallıyormuş giderken!

O da bir şey mi?

Geçen haberlerde vardı, yine bizim bölgedeki bir siteye girmeye çalışan hırsızı kovalamak için balkondan tenceresini atıyor vatandaş…

Hırsız tencereyi de alıp gidiyor!

O olayın asıl trajikomik yanı hırsızın girmeye çalıştığı sitenin on metre ilerisinde polis karakolunun olması!

Bunun adına cesaret mi, pişkinlik mi, profesyonellik mi ne demeli, bilemiyorum… Ama şu bir gerçek hırsızlık olaylarında genelde bir artış yaşanıyor.

Emekli emniyetçi bir dostumla bu konuda sohbet ederken çok ilginç ve bir o kadar da acı bir yorumda bulundu…

Dedi ki;

“Her yıl özellikle kışa doğru artar hırsızlıklar… Kışı içeride geçirmek için bile bu işi yapanlar var. Niye? Çünkü içeride ısınma derdi yok, doğalgaz faturası ödeme derdi yok, aç kalma derdi hiç yok! Nasıl olsa elli suçtan sabıkası da olsa ilk duruşmada iyi halden çıkacak, o zamana kadar cezaevinde kamp yapıyorlar! O yüzden yakalanmaktan da çekinmiyorlar!”

Polis değil de ya vatandaş suçüstü yakalarsa?

Meslek hayatında her türlü suçluyla canını hiçe sayarak mücadele etmiş tecrübeli emniyetçi dostum bu soruma gülerek verdi cevabı:

“Hukuktan asla şaşmayın! Yakalayıp mutlaka polise teslim etmelisiniz. Bu arada polis gelene kadar çok aşırıya gitmemek kaydıyla biraz eskitebilirsiniz. Fakat eskitirken dikkat edin çevrede güvenlik kameraları olmasın! Haklıyken haksız duruma düşebilirsiniz!”

Doğru söylüyordu…

Geçen hafta Demiryolu altındaki bir mahallemizde suçüstü yakaladıkları hırsız zanlısını dövüp, üzerinde “Ben hırsızım” yazılı kağıtla, direğe bağlamışlardı…

Duydum ki, bunu yapanlar, bağladıkları için kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan hapse girmişler!

Bağladıkları zanlı ise serbest kalmış!

Lütfen bağlamak yok arkadaşlar, hukuk çerçevesinde güvenlik kameralarına gülümsetip, “Maraba Televole! Yaşasın demokrasi! Ne mutlu Türk’üm diyene” dedirtin yeter, suçüstü yakaladığınız hırsızları!