“Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana

Bilmem söylesem mi söylemesem mi?”

Bu türküyü boşuna çıkarmamışlar…

Yıllardır şu kuru soğanda fiyat istikrarını sağlayamadık gitti…

Bir sene para ediyor ertesi sene tarlada kalıyor!

Neden böyle oluyor?

Bu sorunun cevabını en iyi üreticiyle, satıcı biliyor ama arada olan her zaman olduğu gibi tüketiciye oluyor…

Yemeklerimizin vazgeçilmezi, mutfakların baş tacı soğan, vatandaşımızı soymaya devam ediyor…

Hem gözünü yaşartıyor hem de cebini boşaltıyor!

Önceki gün mahallemizde her zaman gittiğim süpermarkette bizzat tanık olduğum olayı paylaşayım…

+ 65 yaşlarında bir amcamız, bir kilo kadar kuru soğan almış, yüksek sesle söylene söylene kasaya geldi…

Soğanın fiyatına tepki gösteriyor fakat bunun sebebinin marketler ve dış güçler olduğunu söylüyordu.

İftar saatine az kaldığı için kasadaki diğer müşteriler gülümseyerek dinliyorduk siyaset bilimci amcamızı…

Bir ara “Hep bunlar Cumhurbaşkanımızı koltuğundan indirmek isteyen o Amerika’nın oyunları… Tayyip Bey giderse görürüm ben sizi, taze soğanın demetini bile alamazsınız o fiyata” deyince, kasada bekleyen Z kuşağı bir genç takıldı:

“Hacı amca yorma kendini ramazan mübarek günü… O soğan Amerika’dan değil markete yarım saatlik uzaklıktaki Karacabey’den geliyor…Pahalı bulan gidip tarladan alsın, daha ucuza gelir!”

Siyaset bilimci amcamız tam gence “göster telefonunu” diyerek saracaktı ki, kasada sıra ona gelince vazgeçti.

Hatırlarsınız, geçtiğimiz yıllarda belediyeler tarafından tanzim satış çadırları bile açılmıştı soğan ve patates fiyatlarını dengelemek için…

Polis ve zabıtalar kabzımalların soğuk hava depolarını basıp stokçuluktan haklarında işlemler yapmıştı.

Neyse ki şimdilik o tür girişimlerde bulunulmuyor.

Mesleğimin bir döneminde, çalıştığım gazetenin ilçe haberler müdürlüğünü yaparken de çok çekmiştim kuru soğandan…

Karacabey muhabirimizden ne zaman haber istesem, ya “Soğan göz yaşartacak!.. Üreticinin yüzü gülüyor!” başlıklı haber gönderirdi ya da “Soğan tarlada kaldı! Üretici kan ağlıyor!” başlıklı haberi gönderirdi.

Bir gün telefon açıp “Karar ver, soğan kimin gözünü yaşartıyor üreticinin mi vatandaşın mı?” diye sordum. O günden sonra soğanı bırakıp domates haberleri göndermeye başlamıştı.

Gerçekten de şu sıralar kuru soğanın fiyatı normalinin üzerinde görünüyor ama üç ay sonra ürünün tarlada kaldığına dair haberlerini yine görebiliriz…

Fiyatı düşmezse, seçimlerde de göz yaşartabilir! 

Mitinglerde seçmene çay, kahve yerine soğan atan kazanır!

Bu arada;

“Tarlaya ektim soğan /Adayım Sinan Oğan” sloganı da prim yapabilir!