Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Bursa Temsilcisi Serkan Işık, dün düzenlediği basın toplantısında, Bursa’daki yapılar ve deprem riski konusunda ışık değil adeta far tuttu gözlerimize…
Kahramanmaraş merkezli 11 ilde büyük yıkıma ve binlerce can kayıplarına sebep olan deprem sonrası bir ay kaldığı bölgeye dair gözlemlerini, hazırladıkları deprem ve yapı denetim raporlarını paylaştı bizlerle, Işık...
Yıkılan binaların çoğunun 1999 öncesine ait eski yapılar olduğunu, yeni olduğu halde yıkılanların ise yapı denetimine, zemin etüdüne uyulmadan yapılan, kolon ve kirişleri hasarlı binalar olduğunu söyledi...
6 Şubat’taki 9 saat arayla iki depremin meydana geldiği Kahramanmaraş depremiyle, 1855’de Bursa’da 28 gün arayla yaşanan yıkıcı depremler arasındaki sismik benzerliğe dikkat çekerek önemli uyarılarda da Serkan Bey…
Neler mi dedi?
“Bugün birinci derece deprem bölgesinde ne yaşanıyorsa, biz de Bursa’da onu yaşayacağız. 2 milyona yakın insanın şu anda yapı denetime tabi, sağlık ve güvenli binalarda oturduğunu düşünüyoruz ama yaklaşık 1,5 milyon kişi de 1999 öncesine ait riskli binalarda yaşıyor. Siyasi kavgası olmadan bizim dönüşmemiz lazım yoksa deprem bizi dönüştürecek. Bursa’da acil eylem planlarının oluşması gerekiyor. Yerel yönetimlerin hazırlık yaptığını biliyorum. Ancak bu hazırlığın biraz daha hızlı yapılması gerekiyor” dedi…
Şu sözleri de önemliydi:
“Biz en iyi en sağlam bina yapılsın diye çaba sarf ederken binayı denetlemeye giden personelimiz dayak yiyor… Bugün inşaatların yüzde 80’inde şantiye şefi yok maalesef… Ancak hayatı boyunca teknik terimi bilmeyen imalatı alaylı bir şekilde yapan insana da biz sahada dert anlatamıyoruz. Ancak deprem olduğu zaman insanlar canlarını kaybediyor. Biz bu canların kaybolmasını istemiyoruz. Hiçbir şekilde hiçbir sebep, hiçbir maddi gelir, bu insanları geri getiremez.”
VAAT MEVSİMİ BAŞLADI!
Minibüs tipi halk otobüsüyle medyaya doğru gidiyorum…
Bir ara telefonu çaldı şoförün…
Kalabalığa aldırış etmeden başladı telefonun hoparlöründen yüksek sesle konuşmaya…
İster istemez bütün otobüs konuşmasına tanık olduk…
Arayan bir hemşerisiydi, milletvekili aday adaylığını açıklayacağı törene davet ediyordu onu…
“O gün toplayabildiğin kadar kalabalık topla, partidekiler gücümü görsünler, benim için önemli” dedikçe, şoför veriyordu gazı:
“Abim sen hiç merak etme, 90’lık kaynanam dahil bütün akrabalarımı minibüse doldurur getiririm ama vekil olursan sen de beni unutma! Meclis’te bir şoförlük ayarlarsın artık!”
Yolcuları asıl gülümseten milletvekili aday adayı hemşerisinin verdiği cevap oldu:
“Hele bir seçileyim hemşerim, sözüm söz makam şoförüm sensin! Fakat bana güvenip de minibüsü bırakayım deme hemen! Önce aday listesinde adımızı görelim hele…”