Aslında emlak işinde uzmandı zenginlere yatırımlık arazi bulmada üstüne yoktu. Sonra “Emekli işi oldu bu sektör, ayağa düştü” diyerek bıraktı.
Ekonomik anlamda bir sıkıntısı olmasa da boş durmayı sevmezdi.
Her karşılaşmamızda yeni bir girişim projesinden söz ederdi hep aynı heyecanla…
Riskli, çılgın işleri severdi.
Örneğin, Mihraplı Parkı’nın ortasından geçen su kanalına saltanat kayığı koyup Arap turistleri gezdirme projesi gibi…
Dediğini de yaptı…
Belediyeden aldığı izinle, özel işlemeli, süsmeli saltanat kayıkları yaptırıp, koydu kanala…
Saltanata özenen yerlisi yabancısı, biri iniyor diğeri biniyor, saltanat kayığıyla huzur turu atıyordu Mihraplı’daki mantar gibi biten yüksek binalara bakarak…
Tam paranın saltanatını sürecekti ki talihsiz bir kaza yaşandı!
Su taşmalarını önlemek için yapılan kapaklar açılınca, bağlı olmayan saltanat kayıkları sürüklenip kanaldan aşağı düştüler.
Allah’tan içinde kimseler yoktu!
Kayıkları batsa da kimseye bir şey olmamasına şükretti ve sefasını süremeden kayıkçılık işinden vazgeçti.
“Bir de beni bindirmeye çalışıyordun o kayıklara… Ya ben içindeyken batsaydı?” diye takılmıştım kendisine, “Sorma abim, ikimizin de verilmiş sadakası varmış!” demişti.
Derken, Mudanya Yolu üzerindeki bir AVM’nin kafesinde karşılaştık bir gün…
Baktım gelen gidenle yakından ilgileniyor, sordum, “Ben işletiyorum. Her zaman beklerim!” dedi gülerek.
İkinci gidişimde kafe de yoktu yerinde O da…
Yine bir gün, elinde gazozlarla gazeteye ziyaretimize geldi…
“Efsane olmaya mı karar verdin?” diye takıldık…
Türkiye’de çıkan eski-yeni bütün gazozları toplamış, internet üzerinden satacaklarmış…
“Proje güzel ama Levent Kızıl duymasın, Bursa’ya sokmaz seni!” esprisiyle korkutmuştuk o gün…
Gazozların da gazı kaçınca vazgeçmiş projeden.
Sosyal medyadaki paylaşımlarından takip ettiğim kadarıyla güneye taşınıp, orada önce organik tarım işine girdi, ardından butik otel işletmeciliğine…
En son iki üç ay önce, bir taziyede karşılaşmıştık…
Her zamanki gibi gülen yüzüyle geldi yanıma, çok zayıflamış ve biraz da solgun görsem de moralini bozmamak için sormadım nedenini…
“Var mı, yeni çılgın projeler?” deyince, “Ayıpsın, bizde proje bitmez!” demişti.
Fakat, o projeleri gerçekleştirmeye ömrü yetmedi!
Kim miydi bu anlattığım saltanat kayığını batıran kişi?
ANAVATAN Partisi’nin yerelde ve genelde iktidar olduğu yıllarda, Bursa’daki il gençlik kollarında, yönetimlerinde yer alan…
Partisinin lideri Mesut Yılmaz’a benzerliğiyle popüler olan…
Bir başka deyişle…
ANAP’ın efsane siyasetçisi rahmetli milletvekili Mehmet Gedik’in efsane gençlik kadrosundaki Sefa Gönen’di!
Hafta sonu sevenleri, dostları, partilileri tarafından son yolculuğuna uğurlanan Sefa kardeşime ben de Allah’tan rahmet diliyorum.