Hayatını şarkı söyleyerek kazanan Onur Şener, Ankara’da bir gece kulübünde çalışıyordu…

Müzik konusundaki yeteneğini, katıldığı televizyon yarışma programıyla da kanıtlayan genç müzisyen, her zamanki gibi, işine gitmeden önce çok sevdiği köpeklerinin mamasını hazırladı…

Henüz 5,5 yaşındaki sevmelere doyamadığı prenses kızı Ceyla’ya sarılıp, o tarifi mümkün olmayan evlat kokusunu içine çekerek, gül yanaklarına iyi geceler öpücüğünü kondurdu…

Ve, ekmek teknesi gitarını sırtlanıp, motosikletiyle çalıştığı gece kulübünün yolunu tuttu.

Sahneye çıktığında mekanın yine dolu olmasına sevindi…

O moralle başladı, müşterileri eğlendiren ve dinlendiren yerli yabancı slow ve hareketli parçaları söylemeye…

Sahne tecrübesiyle, müşteri kitlesine göre müziğin dozunu ayarlıyordu…

Fakat alkol, şişede durduğu gibi durmuyor malum…

Ağzıyla içmeyenler de vardır mekanda…

Nitekim ön masaların birinde oturan kadınlı-erkekli bir grup, aldıkları alkolün de etkisiyle Onur’dan ısrarla bir şarkı söylemesini isterler…

Alışıktır bu tür isteklere…

Repertuvarında olmadığı halde yine de gönülleri olsun diye karaoke yapar ama grup canlı söylemesi için ısrar eder…

Israr tartışmaya dönüşür, tartışma öfkeye…

Olayın sonrasını da biliyorsunuz…

Tartışma gece kulübünün dışında kavgaya dönüşür ve sanatçı aldığı kırık alkol şişesi ve bardağı darbeleri sonucu, kan kaybından hayatını kaybeder.

Tutuklanarak cezaevine gönderilen üç zanlının devletin bakanlıklarında görev yapan eğitimli kişiler olduğunu yazıyordu medya…

Ölenin de öldürenlerin de üniversite mezunu, eğitimli insanlar olması neyi değiştirir ki, öfke kontrolünün, eğlence kültürünün diplomayla ilgisi olmadığını kanıtlamaktan başka?

Acı haberi izlerken ve okurken insan ister istemez merak ediyor…

Minik Ceyla’nın babasız kalmasına, evladı ve köpekleriyle mutlu, onurlu bir hayatı olan yetenekli bir sanatçının pisipisine ölümüne ve üst düzey devlet memurluklarını yakmalarına neden olan kahrolası o istek şarkısı acaba neydi?

Ankara’nın bağları mıydı?

Bağınız, bahçeniz kurusun!

Erik dalı gevrektir türküsüyse, dalınız budağınız kopsun kökünden!

Madem çok seviyorlar istek şarkıları, ben de onlara gönderiyorum bir tane…

Hangisini mi?

İsmail YK’dan “Allah Belanı Versin”!

Beğenmezlerse, şarkılardan fal tutsunlar kendilerine hapiste bol bol!

Aslında onlara en büyük ceza; sanatçının sosyal medyada paylaştığı, kızıyla birlikte söyledikleri “Arkadaşım Eşek” şarkılı videoyu izlettirmeli, hapisten çıkana kadar!

Mahkemede de bunlar pişmanlık yasası ve iyi halden yararlanmak için Müslüm Baba’dan “Son pişmanlık neye yarar?” şarkısını istek yaparlar kesin!