Tıp eğitimi zor bir eğitimdir. Eğitildiğiniz alan 110 trilyon hücreden oluşan bir vücut ve bu vücudun düşmanları ile ilgili alandır. Bu meslekte bir de uzman olduysanız gençliğinizin en az 11 senesi bu eğitim ile geçer. Yine de bu 110 trilyon hücrenin sırlarına erişemez, erişebildiğiniz kadarı ile hekimliğinizi sürdürürsünüz. Karaciğer yaklaşık 2 kilogramlık bir organdır. Bilinen 450 kadar görevi vardır. Sadece karaciğeri yıllarca okuyan ve bu organ üzerine yetişmiş tıp doktorları vardır. Buna rağmen karaciğeri oku oku bitiremezler. Günümüzde hiçbir tıbbi eğitim almamış pek çok insan birer tıp doktoru gibi çalışmakta, hasta bakmakta, televizyon kanallarından sözde şifa dağıtmaktadır. Bilimsellikten uzak, dalağın yerini bilmeden, lenf düğümünün, T helper hücresinin ne olduğunu bilmeden, telaffuz şekli ile bile bu işte ne kadar bilgisiz olduğu anlaşılarak ve çok daha önemlisi bilgilerinin kaynağını göstermeden insanlara şifa dağıtmaya çalışıyorlar. Çünkü mesleğimiz adeta işgal edilmektedir. Bunda biz hekimlerin de biraz suçu olduğuna inanmakla birlikte bu işgalin sonucunda elde stetoskop yerine sülük, ilaçlar yerine dereotu, besin yerine ne kadarı kaldı ise Siyez Buğdayı kalacaktır.
İngiltere’nin en çok okunan gazetelerinden biri olan Daily Mail’de bir makale şöyle diyor: Beynimizin düşmanı olan gıdalardan birisi de ayçiçeği yağı ile kızartılan gıdalardır. Hiperaktivite sebebidir, beyin hücreleri için toksiktir. Beynimizin kuru ağırlığının büyük bir çoğunluğu yağlardan oluşur. Yakın zamandaki bir makale sportif aktiviteler telomerleri (uzun ömürlü olmanın bilimsel göstergelerinden biri olan kromozom parçaları) tamir ediyor diyor. Gebelik süresince yeterince D vitamini alınmaması, omega-3 eksikliği, hem anne hem de çocuk sağlığını ciddi biçimde etkiliyor. Obezite çok can alıyor ve ülke olarak dünyada ilklerin arasından kurtulmamız gerekiyor. Bu gibi kanıtlanmış bilimsel gerçeklerin her yönü ile ve özellikle tıp doktorları tarafından insanlarımıza anlatılması gerekiyor.
AŞK KOLLARI (LOVE HANDLES)
Pantolonunuzun veya eteğinizin her 2 yanından dışarı sarkan yağlara bu isim veriliyor. Hem görüntünüzün bozuk olduğunun hem de sağlığınızın hiç iyi olmadığının bir göstergesidir bu. Ne yazık ki çoğu kişi sağlığını değil bu görüntü bozukluğunu dert ediyor ve en tehlikelisi de bu aslında.
2 yolunuz var. Bir plastik cerrahi uzmanına gider ve bu kısımları düzeltebilirsiniz. Ya da aşağıda sayacağım maddeleri uygular bu işi kökünden düzeltirsiniz. İlkinde eğer sizi bu hale getiren alışkanlıklarınızı düzeltmezseniz bu durum kirleri halının altına atmaya benzer. Dışarıdan baktığınızda oda temiz görünür ama kirler halen ev içindedir yani eviniz halâ pistir. Diğer anlatacağım maddelerle ise kirleri süpürür evin dışına atarsınız ve gerçek bir temizlik sağlarsınız.
1-Mutlaka şekerin her türünü kesmelisiniz. Özellikle de karaciğerinizi yağlayan, trigliseritlerinizi arttıran mısır şurubu kaynaklı şekeri kesmelisiniz.
2-Trans yağ dediğimiz, vücudunuzun tanımadığı, metabolizmasına kolay kolay sokup enerji yolaklarında istenilen verimin alınamadığı ve toksik etkili yağlardan hemen uzaklaşmanız gerekir. Örnek mi: Margarinler, kızartılmış bitkisel kökenli pek çok yağ ve bunları içeren gıdalar…
3-Lif zengini gıdalar almalısınız. Bakliyatlar, sebzeler, kabukları ile birlikte yenilen bazı meyveler, çiğ olarak tüketilen yeşillikler, tam tahıllar, havuç ve benzeri sebzeler gibi gıdalar bazı örneklerdir. Günde 10 gram lif tüketen insanlar özel bir beslenme ve egzersiz uygulamasalar bile 5 yıl içinde iç yağlarının % 4 ünü kaybediyorlar.
4-Sürekli oturma ile hareketli oturma arasında bile fark var. Yerinden hiç kıpırdamadan bir diziyi izleyen insan ile ara ara kalkan, elini, kolunu, bacağını oynatan insan karşılaştırıldığında devamlı oturanlarda günlük bel çevresi 0.13 cm kalınlaşabiliyor.
5- Yürüme ve ağırlık çalışması ciddi yağ yakımına sebep oluyor ancak kardiyo kurallarına uymak şartı ile (nefes ve buna uygun kalp hızı sağlanmalı)
6-Bölgesel yani sadece karın bölgesine yönelik egzersizler yapıp da erime olmadığını görürseniz şaşırmayın ve moralinizi bozmayın. Çünkü bu yağları eritmeniz için vücudun genelini çalştırmak zorundasınız.
7-Uykunuzu alın, strese dayanıklı hale gelin ve alkolden uzak durun. Aksi halde yan yağlar kolay kolay erimeyecektir.
8-Etkili egzersize haftada en az 150 dakika ayırın ve bunu da aralıklı hızlanarak (5 dk.da bir 1 er dakikalık depar gibi) uygulamaya çalışın. Aç kalarak zayıflamak artık bilimsel olarak kabul görmüyor. Kas ve yağları beraber yakar eski obez günlerinizi arar hale gelirsiniz.
8-Sağlıklı yiyecekleri adeta ezbere bilin. Vücudunuzun yapıtaşlarını bunlarla yapacağınızı unutmayın. Özellikle hayvansal proteinlerden yoksun kalmayın.
The Independent Gazetesi’nde çok dikkat çekici bir makale çıktı. Ultra işlenmiş gıdalar bizi kanser yapıyor diyor özetle. Günlük diyetinizde işlenmiş gıdaların oranı % 10 ise, kanser olma olasılığınız % 12 artıyor. Aman dikkat, kurşun her yerden yağıyor.