Kıymetli okurlarım. Aşağıda sizlere yurt dışı makalelerden derlenmiş bazı alıntılar aktarmaya çalışacağım. Anlatacaklarımın uygulanabilir olması, alıntı yaptığım kaynakların güvenilir olması, yeni bilgiler olduğu konusunda emin olmanızı isterim.

1-Kirlettiğimiz dünyamızda bedel olarak ödetilen durumlardan bir tanesi de kanser denen illet. Giderek de artıyor. Mide kanserleri de küçümsenmeyecek oranda sık görülüyor. 82 bin kişi üzerinde gözlemlendiği üzere balık yağı, yumurta, süt ürünleri, karaciğer, tereyağı, havuç, ıspanak gibi gıdaları doğallığına yakın tüketen kişilerde mide kanseri riski çok azalmaktadır.

2-Likopen denilen harika bir madde var. Domates içinde bol bulunmaktadır. Domatesi kaynatıp salça yaptığınızda bile likopenin etkinliği azalmıyor tam tersine artıyor. Özellikle güneşin kanserojen etkilerinin her daim konuşulduğunu biliyoruz. Günde 1 bardak doğal domates suyunun cilt kanserlerinden korunmada çok etkili olduğunu belirtmek isterim.

3-Tereyağı korkusu halen pek çok insanda var. Oysa içerdiği bazı orta ve kısa zincirli yağ asitleri antikanserojen etki göstermektedir. Konjuge Linoleik Asit ve Laurik Asit yıllardan beri bilinen en güçlü antioksidan maddelerden olup tereyağı içerisinde bol miktarlarda bulunmaktadır. Hadi tereyağı yağlanma yapıyor diyelim. Günde 500 kalorilik tereyağı yediniz. Sadece kalp kasınız 24 saatte bundan fazlasını yakıyor ve enerji olarak da öncelikle tereyağından geleni harcıyor. Derler ya sıfıra sıfır elde var sıfır.

4-Hiç turşunun, kefirin, sirkenin, bozanın, yoğurdun hipotiroidi denilen (guatra yol açabilen tiroit organının az çalıştığı hastalık) ve toplumumuzda sık olarak rastlanılan bir hastalığa iyi gelebileceğini düşünür müydünüz? Bağırsaklarımızda bol probiyotik organizma bulunması tiroit hormon yapımını olumlu yönde etkilemektedir.

5-Kaliforniya Üniversitesi Moleküler Biyoloji Uzmanları yaşlanmayı hızlandıran genlerin varlığını buldu. Bu genler insülin etkisi ile harekete geçebiliyor. Yani poğaçaları, kekleri, beyaz un ve şeker katkılı gıdaları kullandığınızda artan insülin miktarlarınızın yaşlanmanızı hızlandıracağı kesinlikle kanıtlanmış.

6-Çocuklar ve gençler haftanın 5 günü ortalama 1 saat egzersiz yaptıklarında ileri yaşlarında meme ve kalın bağırsak kanseri görülme riski belirgin şekilde azalıyor.

Yaşantımıza çeki düzen vermekle bedenimizi her zaman güldürürüz. ‘’Bir gülün çevresi dikendir hardır, Bülbül har elinde ah ile zardır, Ne de olsa kışın sonu bahardır, Bu da gelir bu da geçer ağlama (Aşık Daimi)

ANTİOKSİDANLAR HAKKINDA GÜNCEL BİLGİLER

Kıymetli okurlarım. Bir şeyin oksitlenmesi onun paslanması anlamını taşır. Anti oksit ise bu paslanmayı önleyici maddedir. Oksitlenme ve antioksidasyon olayları bizlerin vücutlarında da oluşur ve antioksidanlar bu paslanmayı önleyici maddeler sayılırlar. Antioksidanları yeterince üretemeyen ve dışarıdan alamayan vücut, eninde sonunda bir takım kronik hastalıklara ve en önemlisi kanser denilen hastalığa kucak açar.

Bu antioksidanlardan bir tanesi C vitaminidir. Günlük C vitamini takviyeleri bize önerilenlerin çok üzerlerindedir. C vitamini ve glikoz hücre içine girmek için birbirleri ile yarışırlar ve kanda glikoz yüksek olduğunda kapıdan geçişi glikoz yapar, C vitamini hücreye giremez. Kan glikozu yüksek olanlarda enfeksiyonlara eğilimi bu açıklar. Günlük doz 1 gram civarında olmalıdır.

Bir diğer antioksidan D vitaminidir. Son yıllarda yapılan çalışmalar ile bazı uzmanlar D vitamininin vücuttaki en kuvvetli antioksidan olduğunu belirtmektedir. Kanada 2009’daki salgında hükümetin domuz gribi aşısı yerine immun sistemi son derece kuvvetlendiren D vitamininin hastalarca alınmasını önermiştir. D vitamini düzeyi normal olanlarda kan şekeri kontrolünün daha kolay yapıldığı gösterilmiştir. Bunun dışında D vitamininin yaşlılarda dengesizliğe bağlı düşmeleri düzelttiği, 200’den fazla genin kontrolünü sağladığı, kalp damar sistemi hastalıklarının gelişimini engellediği ve obezlerde bu vitamin düzeyinin çok düştüğü gösterilmiştir. Otoimmun hastalıklara, kansere, allerjik hastalıklara yeterli D vitamini alanlarda belirgin olarak daha az rastlandığı bulunmuştur.