14 Mayıs seçimleri yaklaştıkça siyasette tansiyon, seçmende heyecan, cumhurbaşkanlığı ve milletvekili adaylarında stres de yükseliyor…

Bunun etkisi adayların söylemlerine de yansıyor.

İktidar kanadından da muhalefet kanadından da kastını aşan cümleler duyabiliyoruz.

Sonuçta savaşa değil seçime gidiyoruz…

Devletin kurumu olan YSK’nın GBT’sinden geçmiş siyasi partilere, onların liderlerine ve milletvekili adaylarına oyumuzla beş yıllık hizmet vizesi vereceğiz sadece...

Ülke güvenliği, rejimi ve demokrasisi açısından sakıncalı olanlar varsa oy pusulasında işi ne?

Ayrıca;

Ne A partisine oy verenler vatan hainidir, ne B partisine oy verenler cahil kitledir…

Böyle bir genelleme yapmak milli iradeye hakarettir!

Her seçmenin oy verme kriteri zaten farklı…

Kimi cüzdanına bakarak veriyor oyunu kimi vicdanına... İkisi arasında kalanlarsa kararsızlar!

O yüzden siyasetçiler mikrofon ve kameraların cazibesine kapılmadan, alkışlayan kalabalıkların gazına gelmeden konuşmalı, konuşurken de sırf seçimi kazanmak uğruna toplumu ayrıştırıcı, tahrik edici nefret dili kullanmaktan kaçınmalı…

Çünkü o dilin toplumsal barışta açtığı yarayı iyileştirmenin bedeli de vebali de çok ağır olabiliyor...

Hafta sonu AK Parti Bursa 1. Bölge Milletvekili Adayı Efkan Ala’nın, Yıldırım’daki seçim ofisi açılış konuşmasındaki, “Hangi partiye oy verirseniz verin hepiniz kardeşimizsiniz” sözlerinin çok alkış alması boşuna değil…

İnanın bu cümle, bütün vaatlerden, hizmetlerden, projelerden çok daha önemlidir…

Kardeşliğin olmadığı yerde bunları gerçekleştirmek mümkün mü?

Efkan Bey’i kullandığı bu sevgi dilinden dolayı tebrik ediyorum, seçime giren tüm partilerin milletvekili hatta cumhurbaşkanı adaylarına örnek olmasını diliyorum. 

LİDERİME DOKUNMA!

ABD’li bir şirket, internet üzerindeki görüntülü ve sesli iletişimi sağlayan yazılımlarla uyumlu harika bir cihaz icat etmiş.

Dünya harikası bu cihazla, uzaktaki herhangi bir yakınınızın sıcaklığını, şefkatini aynen yanınızdaymışçasına duyumsayacaksınız.

İnsanın dokunma şiddetini ve sıcaklığını anında yansıtacakmış…

Eller ayırsa bile, yıllar ayırsa bile, yollar ayırsa bile bu cihaz sayesinde problem yok!

Bu cihaza en çok kimlerin sevineceği belli...

Ayrı diyarlarda yaşayan sevgililer...

Bir de hasret çeken gurbetçiler!

Ne güzel!

Dokunacaklar o cihaza, kime hasret kaldılarsa, onun sıcaklığını, şefkatini hissedecekler.

Eminim ki, bu cihazın siyasette de alıcısı çok olacaktır.

Öyle demeyin, partisinin liderine dokunabilmek isteyen on binlerce partili var bu memlekette...

Kimi güvenlik çemberini yaramadığı için bu emeline ulaşamıyor, kimi de liderin etrafını saran yağ tabakasını aşamadığı için...