Başımıza gelen her musibet sonrası “keşke şöyle yapılsaydı, böyle yapılsaydı” diye akıl veren çok oluyor…
Yumurta kapıya gelince folluk aramayı seviyoruz milletçe…
Her deprem sonrası da tanık oluyoruz buna…
Hepimiz bir anda Naci Görür, Ahmet Ercan, Okan Tüysüz, Celal Şengör’e dönüşüyor, deprem uzmanı, jeolog kesiliyoruz…
Altımızdan yüz yıllardır geçen diri, ölü fay hatlarını elimizle koymuş gibi buluyoruz haritada!
Nereden ne zaman nasıl kaç şiddetinde kırılacağı konusunda ciddi tahminlerde bulunuyoruz.
Yalnız deprem uzmanı olsak iyi…
Sivil savunma ve ilk yardım uzmanlığı da yan dalımız…
Enkazda kalmış insanların sağ salim çıkarılması, ilk yardımın nasıl ulaştırılması gerektiğini, oturduğumuz yerden tarif ediyoruz ekrandaki yıkım görüntülerine kızarak…
Ya belediye başkanlığına soyunanlara ne demeli?
“Ben belediye başkanının yerinde olsam” diye başlayan cümlelerini, “şehirde ne kadar depreme dayanıksız bina varsa yıkarım hepsini anında” diye sürdürüyorlar…
Sanki güvercin kümesi yıkıyorlar!
Yıkmak mı zor, yenisini yapmak mı zor, gel sen bunu bir de o şehrin, ilçelerin belediye başkanlarına sor!
Kamulaştırmalarda ve kentsel dönüşümde vatandaşı ikna edene kadar neler çekiyorlar…
Bir de kaldırım mühendisliğinden inşaat mühendisliğine, yapı denetimciliğine terfi edenlerimiz var…
Eline malayı versen döner bıçağı zanneder ama depreme dayanıklı binanın nasıl yapılması konusunda ahkam keser…
Kolon, kiriş, perde beton, radyan temel, fora kazık, burgulu demir, çimentonun kalitesi konusunda kırk yıllık müteahhitlere ders veriyorlar.
Bu kadar çok uzmana sahip olmasına rağmen ülkemizin her depremde maddi manevi yıkılması ne kadar acı!
SİSMİK İZOLATÖR ŞART!
Dünyadaki birçok ülkede zorunluymuş kullanmak…
Pahalı bir sistem olduğundan bizim ülkemizde de daha çok hastane, köprü çok katlı otel inşaatlarında kullanılıyormuş…
Katlı otoparkı olan yüksek binalarda da kullanan varmış…
Amortisör nasıl çukurlu bozuk yollarda aracın sarsıntısını azaltıyorsa, kolonla kiriş arasına monte edilen sismik izolatörler de deprem anında binada aynı işlevi görüyormuş…
Sarsıntının şiddetini büyük ölçüde azaltıyormuş…
Keşke bu sistem, kat yüksekliğine bakmadan özellikle zemini kötü yerlerde yapılan her inşaatlarda zorunlu hale getirilirse…
Alım-satım ve emlak vergisinde jest yapılırsa sistemin maliyeti de göze batmaz, yapıp satana da alana da daha cazip gelir bu konutlar…
Bundan sonraki inşaatlarda sismik izolatörü uygulamasına ağırlık verilmeli…
Hatta yalnız binalarda değil mümkünse makam koltuklarında bile kullanalım!
Malum deprem ülkesiyiz…
Altımız fay, üstümüz yay!
Vay halimize vay!