Hatay’da değil Bursa’da!

Ve üstelik şehrin göbeğindeki tarihi Atatürk Lisesi’nde!

İnanılır gibi değil ama gerçek!

Okurum telefonda yaşadıklarını anlatırken oldukça üzgündü ve öfkeden sesi titriyordu…

Anlattıklarını hiç abartmadan özetliyorum:

“Oturduğum adres, Merinos İlköğretim Okulu’nu gösterdiği için birinci sınıfa gidecek çocuğumu mecburen o okula kayıt ettirdim.

Fakat okul yıkılıp yeniden yapıldığından eğitimi geçici olarak Atatürk Lisesi’nin bir bölümünde veriyorlarmış.

Versinler sıkıntı yok ama böyle bir planlama olur mu?

Tutmuşlar, henüz bire gidecek çocukları giriş kattaki sınıflara yerleştirmişler. Fakat tuvaletleri üçüncü katta. O minicik çocuklar üç kat nasıl inip çıksınlar?

Hadi onu geçtim…

Sınıfların içi tam bir facia!

35 kişilik sınıflar 25’i Suriyeli öğrencilerden oluşuyordu, 10 da Türk öğrenci vardı…

Okul idaresine çıkıp, çocuklarımızın bu ortamdan dil ve kültür açısından olumsuz etkilenebileceğini belirterek, ya sınıflarını tamamen ayırmalarını ya öğrenci dağılımını daha dengeli yapmalarını, bunu yapamıyorlarsa Türk öğrencileri başka okullara gönderip, burasını sadece Suriyeli öğrencilere tahsis etmelerini önerdik…

Bize verdikleri cevap, ‘Ne güzel işte, birbirlerinin kültürlerini, dillerini öğrenirler küçük yaşta’ oldu…

Böyle bir anlayış, böyle bir lakayt bakış açısı olabilir mi?

Çocuklarımızı kendi ülkesinin, şehrinin hatta mahallesinin okulundaki sınıflarında azınlıkta bırakıyorlar.

Bu psikolojiyle nasıl eğitim görsünler, nasıl ana dilleri Türkçeyi öğrensinler?

Suriyeli çocuklar okumasın demiyoruz, okusunlar elbette ama bizim çocuklarımıza bu haksızlığı yapmasınlar…

Sınıf öğretmenlerinin velilerle haberleşme amacıyla kurduğu WhatsApp grubundaki yazışmaların bile çoğu Arapça…

O yazışmaları, konuşmaları gördükçe veliler olarak bizim bile psikolojimiz bozuluyor, ya çocuklarımız gün boyu okulda ne yapsınlar?”

Okul idaresi sınıflardaki bu öğrenci dağılımında yapılan haksızlığı önlemezse, veliler durumu Milli Eğitim İl Müdürlüğü ve Valiliğe iletmeyi düşünüyorlarmış…

CİMER’e de yazmaya karar vermişler!

Bursa’nın göbeğindeki devlet okulunun sınıflarında bile bugün 35 öğrencinin 25’i Suriyeli ise, ülkemin beş on yıl sonrasının okullarını varın siz hesaplayın!

Ülkedeki sosyal barışı ve toplumsal huzuru yakından ilgilendiren bu demografik sorun, okullardaki kayıt için istenen klasik bağış sorunundan daha büyüktür.

Başında ‘Milli’ sözcüğü bulunan Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda özellikle daha hassas davranmalı…

Suriyeli çocukların ülkemize uyum sağlamaları için çaba gösterirken kendi öz çocuklarını yabancılaştıracak uygulamalardan da kaçınmalı…

Kaş yaparken göz çıkaran yerel yöneticileri de uyarmalı!

Bu uygulamanın ‘Ensar’lıkla alakası yok!