Kıymetli okurlarım. Günümüzde en zor şeylerden birisi de sağlıklı, doğru bilgiye ulaşmaktır. Yaşamımızda her daim bilgi dağarcığımızda olması gereken bazı önemli konuları sizler için derledim. Bu yazıların bir kısmı bizleri yetiştiren kıymetli hocalarımızın  tecrübelerinden, bir kısmı ise İngiltere Kraliçesi’nin beslenme danışmanlarından alıntılardan oluşmaktadır.

Bir kızartma yapıyorsunuz. Kızartma asla iyi bir seçenek olmasa da en ideal kullanacağınız yağ soğuk sızma zeytinyağıdır. 250 dereceye kadar bozulmaz. Kızartma esnasında ise tavadaki ortalama ısı 180 dereceler civarındadır. Soğuk sızma zeytinyağının kızartmanın erken safhalarında çıkan dumanı su buharı olup yanan kısımları ise koku ve aromatik kısımlarıdır yağ değildir. Bu yağ kolay kolay yanmaz. Bu nedenle illâ kızartma olacaksa iyi, kaliteli bir zeytinyağından yapılmalıdır. Tereyağı iki ucu keskin kılıç gibidir. Merada otlayan hayvandan elde edilen tereyağı son derece yararlıdır. Doğal olmayanından ise kaçınmak gerekir.

Günlük 30 grama kadar çay şekerini vücudumuz kullanabilmektedir. Fruktoz için bu değer 15 gramdır. Fruktoz meyvedeki şeker olarak bilinir ve bu miktardan fazla alınır ise direkt kan yağlarına çevrilir. Yağlanmayı asıl yapan da budur. Bu nedenle meyveden aldıysanız o gün başka şekerli bir şey yememelisiniz. Yok eğer çaya şeker attıysanız (günde en çok 8 kesme şeker) o gün bal, pekmez, meyve gibi şekerli şeyleri yememelisiniz. 1 kutu meşrubat ortalama 35 gram şeker içermektedir. Unutulmamalıdır ki 100 yıl kadar önce meyve dışında şeker sofralarımızda yoktu. Mısır şurubundan yapılan tatlılar, dondurmalar, kekler vs yoktu. Şekerli meşrubatlar yoktu. Günümüzde obeziteyi, felçleri, kalp damar hastalıklarını, gut, eklem hastalıkları ve pek çok kanseri hortlatan şey bilinçsiz şeker kullanımıdır. Aşırı şekerli gıdalar ile beslenen çocukların bulunduğu yetimhanelerdeki çocuklarda veya cezaevlerindeki mahkumlarda sinirli davranışların ve kavgaların arttığı pek çok çalışma ile gösterilmiştir.

Son zamanlarda meme kanserlerinde aşırı artış var. Ancak kırsal kesimdeki kadınlarda bu oran çok düşük. Doğal sütte bulunan  CLA (bir cins yağ asidi) dünyada bilinen en güçlü antioksidanlardandır ve kırsal kesimdeki kadınlar bu sütü doğal ortamlarında elde etmektedirler. Merada otlamış hayvanın etini, yağını, sakatatlarını rahatlıkla tüketebiliriz. Bunun dışında besi yöntemi ile yetişmiş hayvanın yağlarından temizlenmiş etini yiyebiliriz. Çocuklarda ve kadınlarda gelişen kansızlığa karşı doğal almamız gerEken demirin en ideali kırmızı ette bulunmaktadır. Kırmızı et çocukların zeka gelişimi üzerine de olumlu etki yapmaktadır. Köy tavuğu ve köy yumurtası da asla kolesterol yapar korkusu olmadan rahatlıkla yenilmelidir. Anne sütüne en yakın protein grupları yumurtada bulunmaktadır.

Hücrelerimizin çatısını omega 3 yapar. Yokluğunda adeta hücreler paslanır ve erken ölür. Dip balığı olmayan somon, sardalya, hamsi, palamut, istavrit gibi balıklarda en doğal hali ile ve bol olarak bulunur. Haftada en az 2 kez bu balıklardan yenmelidir.

Tuz olarak rafine edilmemiş kaya tuzu kullanılmalıdır. İyot eksikliği ülkemizde her yerde olmadığı için mutlaka iyotlu tuz kullanmak zorunda değiliz. İyotlu tuzların fazla kullanılması son zamanlarda artan Hashimoto tiroiditinin nedenlerinden olabilir. Sağlıklı bir vücut en değerli varlığımızdır. Arabamıza, giysilerimize, evimize verdiğimiz değeri vücudumuza vermedikçe bizleri daha çok sürprizler bekleyecek göreceksiniz. Hem de üç vakte kadar.

ÖNEMLİ BAŞLIKLAR

1-GÖZLERİMİZ NEDEN KAŞINIR: Son bilgiler ışığında bir çok allerjen (parfüm, makyaj malzemeleri, evcil hayvan tüyleri, sağdan soldan gelen polenler, küf gibi) yanında sigara dumanı da göz kaşıntısı yapan nedenlerden birisi olarak tanımlanmıştır.

2-ŞEKER HASTALIĞI VE SİSLİ BEYİN: Azalmış konsantrasyon yeteneği, dalgalı ruhsal durum ve hafıza sorunları beyin sisi olarak adlandırılmaktadır. Hem tip 1 hem de tip 2 şeker hastalarında kontrolsüz kan şekeri (kan şekerinin sadece yükselmesi değil düşmesi durumu da) beyinde bu durumları oluşturabilir. Beynimiz enerjisi için kan şekerini yakıt olarak kullanmaktadır.Evlerimizin bir ısınması, bir soğuması ve bizim bu ortamdan nasıl etkilendiğimiz bu duruma bir örnek gösterilebilir.

Yüksek kan şekeri zamanla damar harabiyetine yol açarak da sisli beyin tablosuna neden olabilir. Buna ek olarak kan şekerindeki düzensizlik sonucu beynimizin hücreleri arasında irtibatı sağlayan ve nörotransmitter adını verdiğimiz (serotonin, dopamin gibi ) kimyasal ileticilerin üretiminde dengesizlikler olmasına, bu da beyin sisi gelişmesine yol açabilir.