Bursaray’da giderken Nilüfer istasyonundan binen yaşlı bir vatandaş, yanımdaki koltuğa oturur oturmaz telaşla “Bu Kestel’e kadar gider mi?” diye sordu…
“Gider gider, hayırdır torunları mı görmeye gidiyorsun?” dedim…
Gülümsedi acı acı:
“Yok be evladım, ekmek almaya gidiyorum… Orada ucuzmuş dediler!”
“İyi de Nilüfer’de de var BESAŞ bayileri, oradan niye almıyorsun?”
“Var ama Kestel Belediyesi daha ucuza veriyormuş, bizim mahalleden arkadaşlar gitmişler, bir liraymış ekmek orada…”
“Nilüfer nere Kestel nere? O kadar yol çekilir mi iki üç ekmek ucuza almak için?”
“Kalabalık bizim ev, yetmiyor ki üç ekmek, gelmeyip de ne yapacaksın? Otobüs kartım bedava nasılsa… Emekliyim de işim yok!”
Nilüfer gibi refah düzeyi diğerlerine göre daha yüksek olduğu bilinen ilçeden, insanlar ucuz ekmek alabilmek için Osmangazi, Yıldırım ve Gürsu ilçelerini geçerek Kestel’e kadar gelmeye başlaması düşündürücü!
Fakat AK Partili Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’a helal olsun!
Normal fırınlarda 200 gram ekmek 4 liradan satılırken (bugün yarın 5 lira olacağı söyleniyor!) Kestel Belediyesi, anlaşmalı fırında, her gün ürettiği 5 bin adet 400 gram ekmeği ihtiyaç sahibi vatandaşlara 1 liradan veriyor…
Hem de uzunca zamandır…
Resmen enflasyona meydan okuyor, girdi maliyetlerinden yakınan fırıncılara nispet yapıyor Başkan Tanır!
Kalabalık ve dar gelirli ailelerden de bol bol hayır dua alıyor.
Önder Başkan, ekmeği 1 liradan satmayı sürdüreceklerini belirtti…
Hatta, ilçede ekilmeyen atıl durumdaki verimli tarlaları kiralayarak burada buğday ekimi yaptırıp unu da ucuza mal edeceklerini söyledi.
Tarım Bakanlığı da boş bekletilen tarlaları alım garantili ekim için kiralama sistemine geçeceklerini açıklamıştı geçtiğimiz günlerde...
Dünyada gıda krizi ve kuraklık tehlikesi çanlarının çaldığı bir dönemde boş bırakılan her karış tarla, milli kayıptır!
Fakat çiftçilere de kızamıyorsunuz niye ekip biçmiyor diye!
Mazot fiyatı almış başını gidiyor…
Gübresi, ilacı, tohumu, işçilik ücretleri desen öyle…
Ektiklerinden para kazanmayı geçtiler, zarar etmemek için dua ediyor çoğu…
Susurluk taraflarında ailece tarım ve hayvancılık yapan sevdiğim bir kardeşimle karşılaştık geçenlerde…
“İşler nasıl?” soruma verdiği cevap, dürüst çiftçilerimizin halini özetliyordu:
“Ne sen sor, ne ben söyleyeyim, işlerimizin nasıl gittiğini! Yıllardır bekleyen annemle babama bu yıl hac çıktı… Hac için kenarda tuttuğumuz parayı da tarlaya gömdüğümüzden gidemediler! Keşke tarlayı ekmek yerine, o parayı kur garantili TL mevduat hesabına yatırıp yan gelip yatsaydık biz de diyorum bazen ama ah içimizdeki o vatan millet sevgisi, toprak aşkı yok mu?”
Sayıları her geçen gün azalsa da iyi ki var böyle çiftçilerimiz!
Olmasa zaten ucuz ekmek alabilmek için Kestel de kurtarmaz bu milleti!